Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Iğdır’da 2 bin 552 metre yüksekliğe sahip Tekelti Dağı, dağcılık sporuyla uğraşanların uğrak yeri olmaya aday…

Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Akoluk köyünde yer alan ve doğa sporlarındaki gereksinimlerden birçoğunu barındıran 2 bin 552 metre rakımlı Tekelti Dağı, köylülerin dağa yapacağı dağ evi ve sosyal tesis ile doğa sporcularının cazibe merkezi olacak.

Akoluk köyü sakinleri, Tekelti Dağı’nın cazibe merkezi yapılarak köylerine gelir sağlanması için girişim başlattı.

Dağın eteğindeki Akoluk köyünde yaşayanlar, bölgenin tanıtılması adına düzenledikleri kampanyadan elde edilen gelirle içerisinde dağ ve konuk evleri, kamp alanı, cami, park ve spor aletlerinin bulunacağı sosyal tesis yapma kararı aldı.

Dağ evine dağcı İskender Iğdır’ın adı verilecek

Köylülerin bağışladığı bin 200 metrekare alan üzerine yapımına başlanılan tesis ile bölgede dağcılığın yanı sıra dağ bisikleti, yamaç paraşütü, doğa yürüyüşü, kampçılık, fotoğrafçılık ve kaya tırmanışı alanlarında faaliyet sürdüren sporcuları ağırlamaya hazırlanıyor.

Yapımına başlanılan tesisteki dağ evine de 2000 yılında Ağrı Dağı’na gerçekleştirdiği tırmanışta hayatını kaybeden Iğdırlı dağcı İskender Iğdır’ın adı verilecek.

Iğdır Kültür ve Turizm Müdürü Osman Engindeniz, yapılacak tesisin bölgenin turizmi açısından faydalı olacağını söyledi.

Engindeniz, Tekelti Dağı ve civarının, doğa sporcularının aradığı neredeyse tüm şartlara uygun olduğuna dikkati çekti.

Gönüllülerin bağışlarıyla yapılacak tesis ile ata topraklarının terk edilmeyeceğine inandıklarını anlatan Atam, şunları söyledi:

“Buraya köyümüzde potansiyeli olan dağcılık için bir dağ evi yaptık ve adına Iğdır’ın yetiştirdiği önemli dağcılardan İskender Iğdır’ın adını verdik. Temelini attık, inşallah önümüzdeki dönemlerde bölgeden, dünyanın çeşitli ülkelerinden doğa sporlarıyla ilgilenen dağcıları, doğa sporcularını buraya bekliyoruz. Bunu bir vefa borcu olarak yaptık. İstanbul’dan arkadaşlarla buluşup bu köyün gençleri, okumuşları olarak bir araya geldik, gönül birliğiyle el ele verdik. İnşallah köyümüzü canlandırma niyetindeyiz.”

Tekelti Dağı dağcılık camiasına kazandırılacak

İskender Iğdır Ağrı Dağı Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (AKUD) sporcusu Ümit Sönmez, “Iğdır denilince Ağrı Dağı akla geliyor ama kentin doğal güzelliklerden Tekelti Dağı da dağcılık camiasına kazandırılmalı. Tekelti Dağı kendi başına, çok tatlı parkuru olan bir dağ. İki yerde ipli geçiş gerekiyor, teknik tırmanış gerektiren bir dağ.” dedi.

Sönmez, dağı Iğdır’ın bir değeri olarak tanıtmak istediklerini ifade ederek, “Tekelti halkının da bir girişimi var, burada bize bir dağ evi imkanı sunacaklar. Bu girişimlerin sonucunda, her yıl uzun vadeli bir dağcılık festivali yapmayı planlıyoruz. Bu güzel dağı Iğdır’ın bir sembolü haline getirip dağcılık camiasına kazandırmak istiyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve Avusturya’dan gelen dağcılar, dağ evi ve sosyal tesisin temel atma törenine katıldıktan sonra Tekelti Dağı’na zirve tırmanışı gerçekleştirip zirvede Türk Bayrağı açtı.

Tamamı teknik tırmanış gerektiren Tekelti Dağı’nın kullanılabilir rotalarından güney rotasına Azerbaycan’ın milli kahramanı Şehit Mübariz İbrahimov’un, batı rotasına da İskender Iğdır’ın adı verildi.

 

(trthaber.com)

2012 yılında spor bakanlığı duvarlarına spor tırmanış duvarı yapılmış , duvarın hemen kenarına da yüklenici tarafından bedelsiz olarak bir de “dağcı heykeli” hediye edilmişti. Daha sonraları “DR. Bozkurt Ergör “ anıtı olarak dağcıların zihnine kazılacak olan bu anıtın bazasının üzerine de dünyada ve Türkiye’de dağcılık sporuna hizmet vermiş ünlü – ünsüz dağcıların isim plaketleri yapıştırılacaktı. Ama anıtı yıktılar. Hemde öyle bir yıktılar ki nakli ve montajı mümkün olmayacak şekilde. Kısacası ortadan kaldırdılar.

DR. Bozkurt Ergör kimdir:
Türkiye Cumhuriyeti’nde Dağcılık (Tırmanma Sporları) Sporu kurucularından öncü kişidir. Türkiye Dağcılık Federasyonu Kurucu üyelerindendir.

Özgeçmiş:
Dr. Bozkurt Ergör, yaşamı adeta dağcılıkla özdeşleşmiş bir kişiliktir. Türkiye’de dağcılığın bağımsız bir dal olarak gelişmesine bilimsel ve teknik olarak katkı koyanların başında gelir ve yakın tarihimizde kazanılan çok sayıda dağcımızın yetişmesinde onun imzası vardır. Kış dağcılığımızın Türkiye’de başlamasına Dr. Ergör öncülük etmiştir. Aladağların Demirkazık doruğu ile Ağrı Dağının doruğuna kış mevsiminde dünyada ilk kez kendisi ulaşmış ve bu başarıları dünya dağcılık literatürüne girmiştir. Gençlik yıllarında Avrupa Alplerine de tırmanan Dr. Ergör, Alplerin en yüksek tepesi olan Mont-Blanc doruğuna tek başına çıkmıştır.

Ödüller:
TC. dağlarında birçok önemli doruklarından Demirkazık, Ağrı dağlarının dünyadaki ilk kış çıkışını başararak TDK’nin kurulması gerekliliğini zamanın Spor Bakanlığına kabul ettirerek tırmanma sporlarının gelişmesini sağlamıştır.

Kaynak: (Adem Seyfullah Koçoğlu-Facebook)

Everest’e tırmanan en yaşlı kişi ünvanını elde etmek isteyen 85 yaşındaki Nepalli dağcı Min Bahadur Sherchan Base Campta rahatsızlanarak öldü. Şu ana kadar Everest’e çıkan en yaşlı kişi ünvanı 2013 yılındaki tırmanışıyla Japon dağcı Yuichiro Miura’ya ait. Sherchan bu ünvanı alabilmek için daha önce bir kaç Everest’e tırmanmayı denemiş ama başaramamıştı.

Read More

İtalyan dağcı çift 14×8000 projesine son noktayı koydular 1988 yılında oksijen ve sherpa desteği almadan ilk 8000’liklerini tırmandıklarında 14 x 8000 projesini bitirmek akıllarının ucundan bile geçmezken dün Annapurna’nın zirvesine çıkan Romano Bennet ve Nives Meroi 14 x 8000 projesini bitiren 35. ve 36. kişi olarak tarihe geçtiler. İtalyan çift Annapurna’ya da yine oksijen ve sherpa desteği almadan tırmandı. İtalyan çiftle […]

Read More

Araştırmacılar, doğayı taramak için bir yöntem geliştirdi ve onu kapalı bir ortamda kopyaladı.

Ticari 3D yazıcılarla görünüşte çok dayanıklı olmamakla birlikte sonsuz sayıda ürün yaratılabilir. Dartmouth Visual Computing Lab’in geliştirdiği yeni metod ile çok daha özel 3D modeller üretilebiliyor. Bu metod sayesinde dağcıların tırmanmayı sevdiği gerçek dünyadaki mekanları aynen kopyalayarak  kapalı ve güvenli mekanlarda üretmek mümkün hale geliyor.

Araştırmacılar bu süreç için öncelikle Utah ve New Hampshire’daki iki güzergahtan yüzlerce fotoğraf çektiler ve bunları dağcılar için tekrardan düz bir duvar üstünde üreterek konumlandırdılar. Ekip kaya yapılarını hızlı prototiplendirme, kalıplama ve döküm teknikleri kullanarak hazırladıktan sonra, dağcıların doğal ortamdaki rotaları taklit ederek tırmanabilecekleri kapalı bir spor salonu duvarına yerleştirdiler. Ardından hem doğadaki orijinal rota hem de spor salonunda kopyalanan yapı için dağcıların hareketlerini kayıt altına aldılar ve sonuçta her iki ortamda da dağcıların tırmanış davranışı bir biri ile uyumlu oldu.

Bu süreçte kullanılan teknik belli popüler tırmanma rotalarını çoğaltmak isteyen kapalı spor salonlarında tercih edilerek dağcıların güvenli bir ortamda tırmanması sağlanabilir. Ancak Dartmouth araştırmacıları diğer potansiyel uygulamalara da dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalara göre özel doğal yapıların yeniden üretilmesi, bir adli analiz için suç mahallini yeniden oluşturmayı mümkün kılabilir.

 

 

(pcworld.com.tr)

Nepal’de Everest Dağı’nın tırmanış mevsimi olan mayıs ayında bu yıl, rekor sayıda dağcı dünyanın en yüksek zirvesine ulaşmak için sırada bekliyor.

Nepal Turizm Bakanlığı, bu yıl zirveye çıkmak için 371 dağcının bakanlıktan izin aldığını açıkladı. Bunun, bugüne kadar aynı yılda yapılan en yüksek sayıdaki başvuru olduğu belirtildi.

Bu sene sayının bu kadar artmasında, 2014’te buz çığı ve 2015’te Nepal’de yaşanan depremin etkili olduğu tahmin ediliyor.

Nepal hükümeti geçen yıl 289 dağcıya zirveye çıkış izni vermişti. Zirve yolunda kötü planlama sonucu biriken kalabalık nedeniyle oluşan aksamaların, bazı dağcıların hayatını kaybetmesine yol açtığı ileri sürülmüştü.

Nepal dağcılık yetkilisi Gyanendra Shrestha, bu yıl kötü hava koşulları nedeniyle çalışmaların aksadığını ancak yılın ilk zirve denemesinin bu hafta sonu gerçekleşmesini ümit ettiklerini ifade etti.

 

(dunyabulteni.net)

Milli dağcı Tunç Fındık, Gaziantep’in Araban İlçesi’nde Ardıl Barajı yapımı sonrası Köklüce Kanyonu’nda meydana gelen doğa tahribatına dikkat çekmek için tırmandı.

Milli Dağcı Tunç Fındık, beraberindeki dağcılılarla birlikte Gaziantep’e 50 kilometre uzaklıktaki Arabanİlçesi’ndeki Köklüce Kanyonu’nu ziyaret etti. Fındık, Ardıl Barajı yapımı sonrası kanyonda oluşan tahribata dikkat çekmek amacıyla dağlık alanda tırmanış yaptı. Mili dağcı Fındık, bölgenin doğa sporları açısından çok önemli bir yer olduğunu belirterek, oluşan doğa tahribatı nedeniyle üzgün olduğunu söyledi. Kanyondan geçen suyun baraja aktarılması, kanyondaki kayaların patlatılması ve kanyon içerisine yol açılmasının bölgenin orijinal güzelliğini bozduğunu ifade eden Fındık, şunları söyledi:

“Bu tür faaliyetlerin en güzel yanı daha uzun rotalarda kaya tırmanışı gibi etkinlikler ve ya kış dağcılığı gibi etkinlikler. Gaziantep’e 50 kilometre yakınlıktaki Araban Kanyonu’ndayız. Çok güzel bir yer. Burası bir kaya tırmanış merkezi gerçekten. Dağcı arkadaşlarımız burada birçok rotalar, güzel yerler açmışlar. Oldukça ciddi bir tahribat yapılmış bu kanyonun içinden yol geçirilmiş, kayalar patlatılmış. Büyük bir çevre tahribatı var. Buna üzüldük. Bu kadar güzel bir yer, Gaziantep için doğa sporları cenneti sayılabilecek bir yerin tahrip edilmesi gerçekten çok üzücü. İnsanlara doğa sporları kültürünün sadece doğaya gidip mangal yakmaktan ibaret olmadığının anlatılması gerekiyor.”

Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Burak Gürer ise, kanyondaki tahribat sonrası bölgedeki bazı endemik bitkilerin yok olduğunu savunarak, “1996- 1997 yılından bu yana bu bölgede tırmanış yapıyoruz. Rotalar açtık, kamplar yapıyoruz. Tunç Fındık’ın gelmesi bizi onurlandırdı. Bölgenin geliştirilmesi ve tanıtımı açısından çok önemli gerçekten. Köklüce kanyonunun içerisinde yapılmış olan bu çevre tahribatı bizi oldukça yaraladı. Çünkü burası bölgedeki tüm illerden gelen tırmanıcıların, dağcıların, kampçıların, doğa meraklılarının uğrak yeriydi. Buradaki su kaynağını biz çok olumlu ve güzel yönde kullanıyorduk. Buradaki endemik bitkiler şu anda ölmeye başladı. Kurbağalar, balıklar susuzluktan ölmeye başladı. Çevre kirliliği artmaya başladı” diye konuştu.

 

 

(haberler.com)

Hakkari’de Zirve Dağcılık ve Doğa Spor Kulübü üyeleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla lösemili çocuklar için 3 bin rakımlı Uleder Dağı’na tırmanış düzenledi.

Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları İl Temsilcisi Hacı Tansu, yaptığı açıklamada, 15 dağcıyla yaptıkları tırmanışı lösemili çocuklara armağan ettiklerini söyledi.

Bölgede dağcılık ve doğa sporları potansiyelinin yüksek olduğunu ifade eden Tansu, çocuklarında spora yönlendirilebilmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını belirtti.

Tansu, şöyle konuştu:

“Bu yıl ki programımızda okullarla ortak projeler yürütmeyi, dağcılık eğitim merkezi oluşturarak çocuklarımızı bu merkezde eğitmeyi planlıyoruz. Gerekli desteği alabilirsek inşallah yakın zamanda Hakkari’de bir de Dağcılık ve Doğa Sporları Eğitim Merkezimiz olacak. Çocuk bayramında yaptığımız tırmanışı, arkadaşları, yaşıtları gibi istediği zaman spor yapamayan, doğa ile buluşamayan lösemili çocuklara armağan ediyoruz.”

 

 

(haberler.com)

Dilaver Kişili ve Çetin Bayram

adlı iki AKP’li “dağcının”, Erdoğan’a And Dağları’ndan getirdiği taşı hediye ettiği haberleri geçtiğimiz günlerde medyaya yansımıştı. İşin aslına ilişkin ilginç bir iddia gündeme geldi: İki dağcı zirveye ulaşamadı hatta denemedi bile…

Geçtiğimiz günlerde medyada İzmirli iki dağcı Dilaver Kişili ve Çetin Bayram’ın, Binali Yıldırım’dan aldıkları plaketi “15 Temmuz şehitleri için And Dağları zirvesine bıraktıkları ve dönüşlerine zirveden aldıkları bir taşı Recep Tayyip Erdoğan’a verdikleri” haberleri yer almıştı.

Bu tırmanış dağcılık sosyal medya ortamlarında şüphelerle karşılandı. Şüpheler iki dağcının zirveye ulaşmadığı hatta denemediği yönünde. Çekilen fotoğrafların ve getirilen taşın, zirve için hazırlık tırmanışlarının yapıldığı  Cerro Bonete sırtı üzerine bir noktadan alındığı iddia ediliyor.

Konuyla ilgili ulaştığımız dağcılar; dağcılıkta zirve konusunda beyanın esas kabul edildiğini belirtiyor. Dağcıların konuya ilişkin yorumu şöyle: “Bugüne değin ülkemizde yapıldığı iddia edilip aksi ortaya çıkartılan bir tırmanış olmamıştı. Yazılı olmayan ahlaki ve sportif bu gelenek umarız bundan sonra da zedelenmez.”

 

Kaynak: haber.sol.org.tr

Ağrı ve Tendürek Dağları, Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 yıllığına ‘Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi’ ilan edildi.

Açıklamada Ağrı ile Tendürek Dağı bölgelerinin, Ağrı Valiliği koordinatörlüğünde yürütülecek operasyonlarda meskun mahal dışında bulunan halkın can ve mal güvenliğinin korunmasının amaçlandığı belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi:

“Bakanlar Kurulu’nun, 27 Aralık 2016 tarih ve 2016/9675 sayılı kararı ile 1 Ocak – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında ‘Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi’ ilan edilmiştir. 2- Bu bölgelerde her ne sebeple olursa olsun (Tarım, hayvancılık, yaylacılık vs. maksatlarla) ilgili makamların izni olmadıkça girilmeyecek. 3- Vatandaşların, söz konusu bu yerlere ilgili makamlardan izin almadan kesinlikle girmemeleri, her ne sebeple olursa olsun izin almadan girmeleri durumunda haklarında adli ve idari işlem yapılacağı ilanen duyurulur.” 

 

Kaynak: (sozcu.com.tr)