Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Dünyanın zirvesi kabul edilen Everest’e tırmanmaya çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 10’a yükseldi.

Nepal Turizm Dairesinden Hemanta Dhakal, Everest’te yaklaşık sekiz bin metre yükseklikteki Güney Geçidi’nde yer alan, zirveye en yakın kamp olan 4. Kamp’ta bir çadırda dört dağcının ölü bulunduğunu belirtti.

Cesetlerin, hafta sonu hayatını kaybeden Slovak dağcının cesedini aramak için kampa giden Şerpa kılavuzlarından oluşan kurtarma ekipleri tarafından bulunduğu ifade edildi.

Ölen dağcıların kimlikleri henüz bilinmezken, başka ekiplerin, daha ayrıntılı çalışma yapmak üzere olay yerine gittiği bildirildi.

Nepal Turizm Dairesi yetkilileri, hafta sonu Hindistan, ABD, Slovakya ve Avustralya vatandaşı dört dağcının Everest’in zirvesine tırmanırken öldüğünü duyurmuştu. Ölen dağcıların isimleri Ravi Kumar, Roland Yearwood, Vladimir Strba ve Francesco Enrico Marchetti olarak açıklanmıştı.

ÖLÜ SAYISI 10’A ÇIKTI

Bulunan son cesetlerle bu yıl tırmanış sezonunda ölen dağcıların sayısı 10’a çıktı.

Dağdaki ilk can kaybı nisan ayı sonunda yaşanmış, İsviçreli tanınmış dağcı Ueli Steck solo zirve denemesinde geçirdiği kazada hayatını kaybetmişti.

Nepal Turizm Bakanlığı, ay başında, zirveye çıkmak için bu yıl 371 dağcının izin aldığını açıklamış, bunun şimdiye kadar bu dönemde yapılan en yüksek sayıda başvuru olduğunu belirtmişti. Nepal hükümeti, geçen yıl 289 dağcının zirveye çıkmasına izin vermişti. Zirve yolunda kötü planlama sonucu biriken kalabalık nedeniyle oluşan aksamaların, bazı dağcıların hayatını kaybetmesine yol açtığı kaydedilmişti.

Nepal’deki etnik gruplardan, dağlık kesimde yaşayan Şerpalar, tırmanış sezonunda dağcılara rehberlik ederek hayatını kazanıyor.

 

(karar.com)

 

 

İstanbul’dan gelen profesyonel dağcı Serdar Ayrılmaz, dün Çamardı İlçesi’ndeki Demirkazık Dağı Cımbar Vadisi’ne tırmanışa geçti. Saat 21.00 sıralarında Çamardı İlçesi’nde oturan kardeşi Ayrılmaz’ın eve gelmemesi üzerine olayı jandarmaya bildirdi. İhbar üzerine AFAD, UMKE ve jandarma ekipleri, Serdar Ayrılmaz’ı bulmak için dün saat 22.00’de arama başlattı.

 

CENAZESİ BULUNDU

Demirkazık Dağı’na tırmandıktan sonra kaybolan 56 yaşındaki Serdar Ayrılmaz’ın ölü olarak bulunduğu bildirildi.

Kaya tırmanışı sırasında büyük bir kaya kütlesinin kopması sonucu yüksek bir yerden düşerek yaşamını yitirdiği belirtilen profesyonel dağcı Ayrılmaz’ın cenazesine ulaşan ekipler, helikopter desteği istedi. Olumsuz hava koşulları nedeniyle helikopter havalanamadı. Zor dağ koşulları nedeniyle güçlük çeken ekipler, cenazeyi yarın bulunduğu yerden çıkarmayı deneyecek.

AKUT temsilcisi Nedim Urcan, Ayrılmaz’ın cenazesinin vadi içerisinde olduğunu, yürüyen ekiplerin o bölgeye yaya olarak inmelerinin riskli görüldüğünü, bu nedenle helikopter desteği istediklerini anlattı. Bu mevsimde dağcıların kaya düşme olayıyla sık karşılaştığını aktaran Urcan, “Arama helikopteri 8 sorti yaparak tarama yaptı. Ancak bölgenin derin olması nedeniyle ve kıyafetinin koyu olduğu için helikopterle görünmedi. Aciliyeti olmadığı için yağmur yağacağı için kazazede bulunduğu yerde bırakılacak. Ekipleri 200 metre aşağı indirmemiz gerekiyor, bu durumda ekipler için çok riskli. Helikopter yarın sabah hava iyi olursa gidip alacak” dedi.

DAĞCININ GÖZDESİ DEMİRKAZIK

Aladağlar, heyecan ve macera tutkunu dağcıları bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Aladağlar’ın en yükseği 3 bin 756 metrelik Demirkazık dağının zirvesine tırmanmak her dağcının hayali. Sarp tırmanışların başladığı yüksekliklerde, güneşin keyfini çıkaran sevimli yer sincapları bulunuyor. Yılda yaklaşık 4 bin dağcı, Demirkazık’a doyumsuz heyecanı, eşsiz manzarayı ve bakir doğayı keşfetmeye gidiyor. Zaman zaman yaşanan tırmanış kazaları, kar ve tipi nedeniyle yaşamı noktalayan hüzün tabloları yaşansa da, Aladağlar dağcıların en gözde mekanlarından biri olmayı sürdürüyor. Bu bölge için dağcılar genellikle 7 günlük program yapıyor.

ÖLENLERİN SAYISI 17’YE YÜKSELDİ

Profesyonel dağcı Serdar Ayrılmaz’ın da yaşamını yitirdiği Demirkazık’ı da kapsayan Aladağlar’da son 61 yılda son olayla birlikte yaşamını yitirenlerin sayısı 17’ye yükseldi. Ölen dağcıların adları şöyle:

– Engin Kongar (21) – 8 Eylül 1956- Demirkazık batı (düştü)

– Sermet Taş (22) -27 Ağustos 1969, Aladağ Sıyırma doğu (düştü)

– Faruk Süner (27) – 20 Nisan 1975, Demirkazık batı, (çığ)

– Rezzan Okşar (21)- 20 Nisan 1975, Demirkazık batı, (çığ)

– Saadet Güçlü (19)- 1975, Aladağ Kaldı buzul (düştü)

– Mümtaz Çankaya (36)- 31 Ocak 1988, Aladağ Karamuk boğazı (düştü)

– Soner Ünsal (22) 30 Mart 1999 (düştü)

– Fransız Etiene Cortois (48)- Nisan 1999 -Demirkazık (çığ)

– Zümrüt Işık (22), Bahar Ural (22), Nilgün Acar (23) ve Soner Kolçak (24) (Hacettepe Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü) 11.2.2006 – Demirkazık (çığ)

– Utku Kocabıyık (25), Seza Bürkan Yüksel (23) – 1 Ocak 2007- Demirkazık- Apışkara (düştü)

– Tanju Duru (45-Müzisyen) 2.10.2008 – Demirkazık-Akçaygeçiti- kayarak düşme

– Özgür Bodur (33- Antrenör) 25 Mayıs 2016- düşme

 

 

(dha.com.tr)

Everest’e tırmanan en yaşlı kişi ünvanını elde etmek isteyen 85 yaşındaki Nepalli dağcı Min Bahadur Sherchan Base Campta rahatsızlanarak öldü. Şu ana kadar Everest’e çıkan en yaşlı kişi ünvanı 2013 yılındaki tırmanışıyla Japon dağcı Yuichiro Miura’ya ait. Sherchan bu ünvanı alabilmek için daha önce bir kaç Everest’e tırmanmayı denemiş ama başaramamıştı.

Read More

Fransız Alpleri’nde yer alan kayak merkezinde çığ faciası sonucu 3 dağcının hayatını kaybettiği bildirildi.

Associated Press’in haberine göre Alpler’deki kayak merkezi Bonneval-sur-Arc’da yaşanan çıp faciasında hayatını kaybeden iki erkek ve bir kadının, deneyimli dağcılar olduğu kaydedildi.

AA’ya göre çığ altında hala 1 kişinin olabileceğini ve arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Kayak sezonu başladığından bu yana Alpler ve Pireneler bölgesinde şimdiye kadar 14 çığ vakası yaşanmış ve toplam 7 kişi ölmüştü.

Geçen sezon ise 45 çığ vakası 21 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.

 

 

(haber10.com)

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’na tırmanırken fenalaşan 48 yaşındaki doğa yürüyüşü rehberi Servet Sezgin, hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, emekli astsubaylar Servet Sezgin  ve Şükrü Sedef Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’na yürüyerek çıkmak için Sabah saatlerinde Beycik Yaylası’ndan yola çıktı. Tahtalı Dağı’nın zirvesine yaklaşık 3 kilometre kala rahatsızlanan Sezgin, kalp krizi geçirdi ve yere yığıldı. Emekli astsubaya ilk müdahaleyi dağda yürüyüş yapan Rus bir doktor ve yanındaki arkadaşı yaptı.
  Durumun 112 Acil Servis ekiplerine bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Sezgin’e kalp masajı ve suni teneffüs yaptı. Yaklaşık yarım saat süren kalp masajı sonrası Sezgin kurtarılamadı.
  Sezgin’in cesedi, sağlık ekipleri ve Olympos Teleferik çalışanları tarafından zirveye çıkarıldı.
  Teleferikle aşağıya indirilen emekli astsubayın cesedi, Kemer Devlet Hastanesi morguna, oradan da otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

 

(milliyet.com.tr)

Dünyanın en iyi dağcıları arasında gösterilen Ueli Steck (40) dünyanın en yüksek dağı olan Everest’e tırmanma denemesi sırasında hayatını kaybetti. İsviçreli dağcının yamaçtan düştüğü sanılıyor.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Nepal Dağcılık Birliği Başkanı Ang Tsering Sherpa “Nuptse duvarında bu sabah bir kaza geçirdi ve öldü. Kaymış gibi görünüyor” diye konuştu.

40 yaşındaki Steck’in Nisan ayı başından beri Nepal’de olduğu ve Everest’e daha önce hiç kullanılmamış bir rotayı kullanarak tırmanmak üzere hazırlık yaptığı belirtiliyor. Steck’in hem Everest Dağı’na (8848 metre) hem de komşu Lhotse Dağı’na (8561 metre) tek bir geçiş yolu üzerinden ve oksijen tüpü kullanmadan 48 saat içinde tırmanmayı hedeflediği kaydediliyor. Dağcının tırmanışa hazırlık turu sırasında yamaçtan kaydığı zannediliyor.

Rekortmen dağcının daha önce kullanılmayan bir rotayı kullanmak istemesi, 2013 yılında yaşanan bir olaya dayandırılıyor. Steck ve iki Batılı dağcıyla kendilerine kılavuzluk eden Şerpalar arasında 2013 yılında bir kavga yaşanmıştı. Şerpalar Batılı grubun kendi gruplarını tırmanış sırasında tehlikeye soktuğunu, hakaret ve tehdit edildiklerini ileri sürmüştü. Olay, Batılı dağcılarla Himalayalar’da yaşan ve genellikle düşük ücrete onlara kılavuzluk eden Şerpaların arasının açılmasına neden olmuştu.

Kavgayla ilgili bir İsviçre haber sitesine konuşan Steck “güvenini kaybettiğini” ve bir daha Everest’e dönmemeye yemin ettiğini söylemişti.

Dağcılık kariyeri boyunca yeni rotalara öncülük eden Ueli Steck, Alpler’de imza attığı solo rekorlar nedeniyle “İsviçre Makinesi” lakabını almıştı. Steck zor rotaları hızlı bir biçimde tırmanmasıyla biliniyor.

 

(dw.com)

Orta Amerika ülkesi Guatemala’da, Acatenango volkanına tırmanan 3 dağcı donarak hayatını kaybetti.

Ulusal Afet Komitesi Başkanı Sergio Cabanas, volkana tırmanan 23 yaşındaki erkek ile 19 ve 21 yaşlarındaki 2 kadın dağcının donarak yaşamlarını yitirdiğini açıkladı.

 

Yetkililerin dağın zirvesinden gelen cep telefonu çağrısıyla harekete geçtiğini belirten Cabanas, bölgede mahsur kalan 4 dağcıya ulaşıldığını, dağcıların tedavi altına alındığını ifade etti.

Yetkililer, bölgede birkaç gün daha devam etmesi beklenen soğuk hava nedeniyle vatandaşlara volkana tırmanmamaları uyarısında bulunulduğunu kaydetti.

Guatemala City’in batısında bulunan 3 bin 976 metre yüksekliğindeki Acatenango volkanı, bölgenin başlıca turistik mekanlarından biri olarak biliniyor.

 

(cnnturk.com)

Yazmazsanız unutulur!
 
Çok uzun yıllar önce, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Spor Müdürlüğü Dağcılık ve Kış Sporları kolu 25.yılı için yapılan Dağcılık Sempozyumu’na (9-10 Nisan 1988/Ankara) katıldığımızda, “Dağlara yürümeden, sadece tırmanarak nasıl ulaşırız?” diye kafa yoran genç çocuklar topluluğuyduk. Yıldızlı Dağcılar ve aynı zamanda Anadolu Dağcılar Birliği İstanbul Şubesi için hayallerini süsleyip oradan oraya koşturan, alpin stil tırmanış sevdalılarıydık. 
 
Sempozyumda her şey çok iyi gidiyordu. Konferansın içeriği o zamanlar için yüksek standartlardaydı. Aklımda kalanlara şimdi dönüp bakıyorum da; aslında ne kadar ileriye gidebilecek bir dağcılık kültürü nasıl engellenmiş yıllardır onu fark ediyorum. Mesela işin felsefesi, etiği ve ahlakı konusunda sevgili Batur KÜRÜZ, Erhan ERSOY ve Muzaffer TRAŞ sunumları bugün bile okunması gereken önemli değerlere işaret eden sunumlardı. Ömer TÜZEL’in ‘Anadolu Dağcılar Birliği’ ve ‘Türkiye dağlarında yapılan önemli alpin tırmanışlar’ sunumları heyecan verici, yine sevgili Erhan ERSOY, Filiz DEMİRAYAK, Doç. Dr. Yücel AŞKINın ‘Dağlarda kirlenme ve kültürel değerler’ üzerine olan sunumları ders niteliğindeydi. 
 
İşte tam da burada bu öykünün başlangıcını konuşuyorsak, o sempozyumda kimler vardı diye değinmeden olmaz. Çoğu çok sevdiğim dostlarım, abilerim, ip arkadaşlarımız ya da aynı dünya görüşünü, aynı dağları paylaştığımız dağcı dostlarımızdı. Dr. Tayfun TERCAN, Kâşif ALADAĞLI, Seyhan ÇAMLIGÜNEY, Nevzat ÖNTAŞ, Atilla ERDEMLİ, Muzaffer Erol GEZ, İsmet ÜLKER, Prof. Dr. A. Mecit DOĞRU, Necmettin KÜLAHÇI, Mehmet SOMUNCU, Alattin KARACA ve Anadolu Dağcılar Birliği adına “Dağ Kazaları ve Kurtarma” sunumunu yapan sevgili Recep ÇATAK.
 
Bu sunum sevgiyle, tutkuyla koştuğumuz dağların belki de diğer yüzü olan ölüm ile yüzleştirmişti bizleri… 
Birçoğumuz tırmanırken kendimizi sakatlayıp incitmiştik bu sporun doğası gereği fakat her seferinde dağlara daha fazla tutkuyla, heyecanla geri dönüyorduk. Birçok dostumuz birçok  ağır kazalar geçirdiler ve ama sonrasında neredeyse hepsi dağlara gitmeye devam ettiler. Fakat Recep ÇATAK’ın sunumu sert bir tokat gibiydi. Çok etkilendim, kafam karıştı, biraz da dağılmıştım. Akşamında Mülkiyeliler Birliği’nde bir şeyler içip sohbet ederken aklımda sunumdaki isimler vardı.
Daha sonra o sert kış geldi, 1989 yılında Ağrı dağında sevgili Recep ÇATAK yaşamını yitirdi. Sonrasında da kazalar devam etti.
Bir güzel bahar günü üniversiteden çıkmış Kemancı’da dostlarla buluşmak üzere yürürken bu kazalarla ilgili bir çalışmanın devam ettirilmesi gerektiğine karar verdim. Elimde bir Olympus OM 2 fotoğraf makinası ve Recep’in dağ kazaları notları, aldım soluğu İstanbul Üniversitesi kütüphanesindeki dev gazete arşivinde. Aramaya ve buldukça fotoğraflamaya başladım kazaları tek tek, tarih tarih. O çalışma esnasında, ülkemizde halen büyük medya gruplarından birinin olan gazetenin, dağ kazalarını, kıyamet koparırcasına nasıl manşetten girdiğini ve nasıl dramatize ederek servis ettiğini görünce ‘Renkli Basın & Renkli Yalanlar Işığında Dağcılık Gerçekleri’ diye bir çalışma da toparladım. 2 ay sonra her şey hazırdı. Kimselere söylemedim çünkü bazı dağcı dostlarımız için Recep’in mirası, benim dokunmamın uygun olmayacağı bir şeydi, bazı dostlarımızın ise gereksiz gördüğü, işin tatsız, ürkütücü bölümü dedikleri bir çalışmaydı. Yıllarca birikti sonra kaza raporlarını ilave etmeye başladık. (Hacettepe ve ODTÜ kulüplerinin rapor geleneği vardı.) Basından ulaşabildiklerimizi eklemeye, e-posta gruplarına atılan maillerden bazı bilgileri toplamaya devam ettik. Sadece İYİ NİYETLİ bir şekilde arşiv yaptık, yorum katmadık. Bazıları kulaktan kulağa gelen bilgilerdi bazıları bize gelen ve ismini vermek istemeyen kişilerin bilgileriydi. Hepsini topladık ve bunları Yıldız Üniversitesi Dağcılık Kulübünde anlatarak geleneksel bir ders haline getirdik.
Yıllar geçti, yaş aldık. Çok sevdiğimiz dostlarımızı yazmak zorunda kaldım kimi zaman. Çok zordu biriktirmek böylesi bir şeyi…
 
Sonrasında kulüpten genç kuşak arkadaşların isteği üzerine bu işi onlara devrettim.
Sevimsiz bir konunun 25 yıla yakın takipçiliğini yaptıktan sonra artık devredebileceğim fikri beni sevindirmişti ve şimdi bunun herkes ile paylaşılacağı online platform beni mutlu etti. İstatistik, bilimsel veri, tarih ve dokümanter envanter çalışmaları önemlidir. Ben naçizane başlamış bir öyküyü sabırla devam ettirmiştim, şimdi Recep’in mirası artık online yayında…
 
Çok eksik vardır belki, yanlış olanlar vardır? Yazın lütfen bizlere, düzeltelim. 
Var ise elinizde eski fotoğraflar, kaza fotoğrafları ya da kaza alanı öncesi, sonrası fotoğrafları paylaşın bizimle.  Elinizde gerçek ve ders alınabilir sağlıklı bilgiler var ise paylaşın bizlerle bu bilgileri, belgeleri ya da olay anında, öncesi ya da sonrasında bilinmesinin önemli olduğunu düşündüğünüz ne varsa… 
 
Artık HEPİMİZİN burası. Sizlerden gelecek olanlar ile zenginleşecek bu birikim. Dağlara gidenler buraya baktıkça hem dağcılık tarihimizle ilgili birçok gerçek öyküye tanıklık edecekler hem de birçok deneyimi doğrular ya da yanlışlar cephesinden inceleme, öğrenme, değerlendirme fırsatını yakalayacaklar. Şüphesiz bu, kaza geçirme şanslarını düşürecek. 
 
Öğrenmek için bilgiyi aktarmak gerekiyor, aktarılan bilgiyi de bir noktada toplamak ve değerlendirmek gerekiyor. 
Her neyse bir içten duygu ile başladı Recep’ten sonra, kişisel başladı sonra kulübüm sahiplendi ve ders oldu. Şimdi ise sevgili kulübüm sayesinde herkesin oldu.
Umarız bu paylaşımlar herkese faydalı olur.
 
DAĞLARLA KALIN 
SAĞLICAKLA KALIN….
 
En içten saygı ve sevgilerimle, dağlarda yaşamını yitirmiş tüm dağcı dostlarım adına ve anısına…
 
ALPER SESLİ
 
14 / ARALIK / 2016
 

*** Etik olarak kazazedenin kaza anı fotoğraflarını paylaşmamayı tercih ediyoruz. Kazazedenin tırmanırken güzel bir fotoğrafına sahipseniz lütfen bizimle paylaşınız. 

*** Kendinize ait kazalar hakkında görüşleriniz ya da duyduklarınız var ise fakat bunların gerçekliği desteklenemiyorsa lütfen bizlerle paylaşmayınız.

160502034341_alex_lowe_friend_624x351_alexlowefoundation

Himalayalar’daki tırmanışları sırasında dev bir çığ altında kalıp ölen iki Amerikalı dağcının cesetleri 16 yıl sonra bulundu.

Ünlü dağcı Alex Lowe ve kameraman David Bridges çığ altında kaldıkları sırada Tibet’teki 8,013 metre yüksekliğindeki Shishapangma zirvesine tırmanıyordu.

Lowe ve Bridges’ın hala buzun altında olan cesetleri geçen hafta iki dağcı tarafından bulundu.

Lowe’un eşi Jennifer Lowe Anker ikilinin “zamanda donduğunu” söyledi.

40 yaşındayken ölen Alex Lowe kuşağının en iyi dağcılarından biri olarak tanınıyor ve diğer birkaç dağcıyı kurtardığından dağcılık çevrelerinde iyi tanınıyordu.

29 yaşındaki kameraman Bridges ile yakın arkadaş ve tırmanma partneri olan Lowe, dünyanın en yüksek 14. zirvesi olan Şişapangma dağına tırmanıyorlardı.

160501-alex-lowe-conrad-anker-today_c64ddf3723f27699b45af22c56bc182d.nbcnews-ux-2880-1000

2001’de evlendiler

Jennifer Lowe Anker’ın sonradan evlendiği dağcı Conrad Anker da çığ düştüğünde ikiliyle birlikteydi ve olaydan hafif yaralı kurtuldu. Conrad Anker ve diğer dağcılar kayıp ikiliyi bulmak için günlerce çaba harcamıştı.

Conrad Anker 2001’de Jennifer Lowe ile evlenip üç çocuğunu evlat edinmişti.

Cesetlerin şimdi bulundukları yerden alınması bekleniyor.

Jennifer Lowe Anker, eşi Conrad Anker ve eski eşi Lowe’dan olan çocuklarıyla birlikte “Alex Lowe’u son yolculuğuna uğurlamak için” Şişapangma’ya gideceklerini söyledi.

 

(www.bbc.com)

570654f618c7735f2876899d

Artvin’de yamaçlarda kaya temizliği yaparken düşen 5 dağcıdan biri öldü, 4’ü yaralandı.

Artvin-Yusufeli karayolunun 5. kilometresinde, yamaçlarda tehlike oluşturan kayaları temizleme ve çelik ağ işi yapan 5 dağcı, büyük bir kaya parçasına halat bağlayarak çalışmaya başladı.

Halatın bağlı olduğu yerden sıyrılması nedeniyle Güngör Şükürhan Korkmaz (21), Salih Yüksel (27), Galip Kazancı (28), Muammer Gündüz (20) ve Abdullah Abanoz (33) yaklaşık 25 metre yükseklikten düştü.

Kazada, Güngör Şükürhan Korkmaz olay yerinde hayatını kaybetti, diğerleri yaralandı.

Yaralılar, olay yerine çağrılan 112 acil servis ambulanslarıyla Artvin Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olay sırasında Yusufeli’deki bir programa katılmak için söz konusu güzergahtan geçen Artvin Valisi Kemal Cirit, çalışmalarda görev alan diğer dağcılarla görüşerek başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

(hurriyet.com)