Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Zirve Dağcılık Muğla Şube sporcusu Emel Karakuş 18.08.2017 tarihinde Avrupa Alplerinin en yüksek noktası olan Mont Blanc (4810 m) zirvesine başarılı bir tırmanış gerçekleştirdi. Mont Blanc Kafkaslardan sonra Avrupa’nın en yüksek noktasının bulunduğu dağ. Devamlı karlı olması sebebiyle “Akdağ” anlamına gelen Mont Blanc denilmiştir. Alp sıradağlarının üzerinde, Fransa-İtalya ve İsviçre’nin sınır noktasında bulunur. Mont Blanc’ın en […]

Read More

Muğla’nın Fethiye ilçesinde yürüyüşe çıktıkları Likya Yolu’nda kaybolan 3 üniversite öğrencisi UMKE ekibi tarafından bulundu. Ankara’dan tatil için Fethiye’ye gelen Ahmet Sadık Aras (20), Ömer Faruk Güler (20) ve İbrahim Güler (20) sabah saatlerinde Ölüdeniz Mahallesi’nden başlayan tarihi Lilkya Yolu’ndan yürüyüşe çıktı. Likya Yolu üzerinden Kabak Koyu’na gitmek isteyen üç arkadaş, havanın kararmasıyla yönlerini kaybetti. Yönlerini […]

Read More


90 metreden Kelebekler Vadisi’ne düşen genç öğretmen öldü

Muğla’nın Fethiye İlçesi’ndeki dünyaca ünlü Kelebekler Vadisi’ne patika yoldan yürüyerek inmeye çalışırken 90 metre yükseklikten kayalık zemine düşen 26 yaşındaki öğretmen Birolcan Şahin yaşamını yitirdi.

Olay, Muğla Faralya Mahallesi’ndeki Kelebekler Vadisi’nde bugün saat 17.00 sıralarında meydana geldi. İzmir’den tatil için Faralya Mahallesi’ne gelen öğretmen Birolcan Şahin, 2 arkadaşı ile birlikte 300 metre yüksekliğindeki kayalıklardan vadiye inmek istedi. Bazı noktalarında sabitlenmiş halatlar kullanılan patika yolda bir süre yürüyen Şahin, dengesini kaybederek 90 metre yükseklikten vadinin zeminine yuvarlandı. Şahin’in düştüğünü gören arkadaşı durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Arazinin sarp oluşu nedeniyle bölgeye Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri sevk edildi. Vadiye ilk olarak ulaşan UMKE ekipleri yaptığı kontrolde Şahin’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Talihsiz öğretmenin cesedi savcının ve jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından UMKE ve AFAD ekipleri tarafından sedyeye alındı. 1 kilometre sedyede taşınan ceset vadinin plajına çıkarıldı. Tekneyle Ölüdeniz Mahallesi’ndeki Belceğiz Plajı’na getirilen Şahin’in cesedi, daha sonra Fethiye Devlet Hastanesi Morgu’na götürüldü. Belceğiz Plajı’ndaki Şahin’in arkadaşı ise cenazenin taşınması sırasında gözyaşlarına boğuldu.

“40 METRE YUVARLANDI, 50 METRE DÜŞTÜ”

Kelebekler Vadisi’nde kurtarma görevlisi Murat Salim Şener, olayı haber alır almaz Şahin’in düştüğü noktaya ulaştıklarını ancak yapacak bir şey olmadığını söyledi. Patika yolun kapatılması gerektiğini anlatan Şener, geçen yıl benzer noktadan düşen başka bir tatilcinin mucize eseri hayatta kaldığını arlattıi. Benzer kaza ve mahsur kalmaların patika yolda her gün yaşandığını aktaran Şener, Şahin’in düştüğü yüksekliğin yaklaşık 90 metre olduğunu belirtti. 40 metrelik yuvarlanmanın ardından 50 metrelik dik yamaçtan sert bir düşüş yaşandığını vurgulayan Şener, yetkilerin önlem almasını istedi.

PATİKA KAPANMALI

Patika yolda birçok uyarı levhası olmasına karşın tatilcilerin ağır sırt çantası ve terliklerle vadiye inmeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Şener, “Bu patikanın kapanması gerekiyor. Yoksa bu kazaların önüne geçmemiz imkansız. Kelebekler Vadisi’ne tekneyle ulaşım var. Buraya gelen tatilcilerin ulaşım için bir miktar para ayırması gerekiyor” dedi.

BENZER KAZADA MUCİZE YAŞANMIŞTI

Geçen yıl 17 Temmuz’da aynı patikada 60 metre yükseklikten vadiye düşen üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Tayfun Özbek, mucize eseri hayatta kalmıştı. Ağır yaralanan Özbek 1,5 saat bilinci kapalı kaldıktan sonra bağırarak yardım istemiş ve vadiden gelenler tarafından kurtarılmıştı. Özbek’in düştüğü nokta ile Şahin’in düştüğü nokta arasında yaklaşık 50 metre mesafe bulunuyor.

 

 

 

(cumhuriyet.com.tr)

2327317

Muğla’nın Ula İlçesinde dağcılık sporuyla uğraşan iki vatandaş kurdukları TobiTur şirketiyle engelli ve kiloları fazla olan vatandaşlara dağcılık heyecanını yaşatıyor.

 

58 yaşındaki Tobias Knörle ve 66 yaşındaki Ümit Çolakoğlu, deniz ve dağı birleştirerek düzenledikleri heyecan dolu turlarda, yüzde 100 güven koşuluyla nasıl tırmanıldığını öğretiyor. Alman asıllı olup Marmaris’e yerleştikten sonra Müslüman olan Tobias Knörle ile dağcı Ümit Çolakoğlu iki sene önce kurdukları TobiTur şirketiyle bedensel engelli, fazla kilolu, 7’den 70’e her yaştan tatilci ve turiste sıra dışı spor; dağcılığı yaptırıyor. Yaz- kış devam eden turlarda kaya tırmanışı, kanyon geçişi, yürüyüşler, bisiklet ile birlikte her türlü deniz sporunu gerçekleştiren ikili Marmaris’in yamaçlarında heyecan tutkunlarını karşılıyor. Marmaris’te 30 yıl önce Erzincanlı bir kadına aşık olarak evlenen Tobias Knörle, doğa sporları rehberi olarak Türkiye’de gezmedik dağ bırakmadığını söyledi. Kültür sporları da dahil olmak üzere hem dağ hem denizde her sporu yaptıklarını anlatan Knörle, şöyle dedi:

“Burada yarışarak değil, keyif alarak güzel bir arkadaşlık ortamı içinde çalışıyoruz. Mevsime göre tercihler değişiyor. Özel tur isteyenlere de özel parkurlar düzenliyoruz. Deniz ve dağı birleştirebiliyoruz. Fazla zamanı olmayan Türkler için hafta sonu turlarımız ile 2 veya 3 günlük programlarımız da var. Datça ve Bozburun Yarımadası ile birlikte Köyceğiz ve Fethiye’nin Antalya sınırına kadar olan bölgede turlarımız var.”

YÜZDE 100 GÜVENLİ

Türkiye’deki tüm dağ ve kanyonlarda zirve yaparak, 16 yaşından bu yana dağcılığı sürdüren Ümit Çolakoğlu ise Marmaris’te kaya tırmanışı, kanyon geçişi, denizde kano, bisiklet gibi ekstrem sporları sevdirdiklerini söyledi. Dağcılığın dünyanın en güzel sporu olduğunu vurgulayan Çolakoğlu, “Bu spor öyle göründüğü gibi zor değil. Emniyet ve güvenlik bizim için çok önemli. Yüzde 100 güvenlik sağlamadan hareket etmiyoruz. Çünkü bize gelen grupların çoğu bu işi daha önce yapmamış. Şükürler olsun ki bir tek insanın hiçbir yerinde çizik dahi olmadan turlarımızı tamamladık. Önlemlerimizi o kadar düzenli hale getirdik ki insan intihar etmek istese edemez” dedi. Üniversiteden gençlere eğitim vererek profesyonel dağcılar yetiştirdiklerini anlatan Çolakoğlu, dağcı hemşirelerin de bu tür tırmanış ya da kanyon geçişlerinde sürekli yanlarında olduğunu bildirdi.

“İNANILMAZ BİR MUTLULUK”

Uzun yıllardan bu yana vücut geliştirme sporu yapan ve ilk kez kaya tırmanışına katılan Mesut Onat, duygularını şöyle anlattı:

“Tek kelimeyle inanılmaz bir duygu. İnsanın özgüveni artıyor. Burada sağlanan emniyeti gözlerimle gördüm. Ben dağcılığın çok daha beceri isteyen, tehlikeli ve korkutucu spor olduğunu düşünüyordum. Hiç de öyle değilmiş. İlk kez denedim, 6-7 metreye kadar çıkmıştım ki gücüm kesildi ve elim kaydı. Düşme korkusu yaşadım ama istesem de düşemezdim çünkü o kadar yükseklikte beni havada bloke etmişlerdi. İnanılmaz haz ve mutluluk içindeyim. İlk olmasına rağmen sanırım başarılı oldum, çünkü hocalarım bu işi devam ettirmemi istedi.”

 

(haber3.com)

580e341deb10bb0434753fb7

MUĞLA’nın Seydikemer İlçesi’ndeki Saklıkent Kanyonu’nda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcı, arama çalışmaları devam ederken, kendi imkanlarıyla kanyondan çıktı. Arama çalışmalarından habersiz olan dağcılar, çamur nedeniyle ilerlemekte zorlandıkları kanyondan bir gün gecikmeli olarak çıktıklarını söylediler.
İzmir’de faaliyet gösteren Doruk Dağcılık Kulübü üyesi 11 dağcı, Saklıkent Kanyonu’nda yürüyüş yapmak için geçen Cumartesi günü saat 10.00 sıralarında minibüsle Antalya’nın Kaş İlçesi’ne bağlı Palamut Mahallesi’ne geldi. Pazar saat 15.00 sıralarında kanyonun Seydikemer’e bağlı Kayadibi Mahallesi’ndeki diğer ucundan çıkmak için plan yapan dağcılar, malzemelerini alıp kanyona girdi. Dağcıları Palamut Mahallesi’ne bırakan minibüs şoförü ise planlanan saati bekleyerek dağcıları karşılamak için Kayadibi Mahallesi’ne geldi.

PLANLANAN SAATTE KANYONDAN ÇIKMADILAR
Dağcıların planlanan saatte kanyondan çıkmaması üzerine beklemeye devam eden minibüs şoförü, geceyi kanyonun girişinde geçirdikten sonra, bugün saat 06.00 sıralarında jandarmayı arayarak durumu bildirdi. Jandarma ekipleri bölgeye Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Fethiye ve Marmaris ekibi ile Muğla İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekiplerini sevk etti. İzmir’den Doruk Dağcılık Kulübü yöneticileri ve kanyona giren dağcıların yakınları da Fethiye’ye gelerek arama çalışmalarına katıldı.
 
ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDERKEN KANYONDAN ÇIKTILAR
Arsa Mahallesi’nde bir araya gelen kurtarma ekipleri üç gruba ayrılarak saat 10.00 sıralarında arama çalışmasına başladı. İki ekip kanyonun içine girerken, bir ekip de kanyonu yukarıdan dürbünle gözetledi. Ekiplerin aramaları devam ederken saat 15.00 sıralarında kanyonda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcının, Kayadibi Mahallesi’ne çıkış yaptığı haberi geldi. Bunun üzerine ekipler, 5 saat süren arama çalışmalarını sonlandırdı.
Saklıkent Kanyonu girişinde arkadaşları ve aileleri tarafından karşılanan dağcıların sağlık durumlarının iyi olduğu kaydedildi. Dağcıların kanyonda biriken çamur nedeniyle geçiş yapmakta zorlandığı ve bu nedenle bir gün gecikmeli olarak kanyondan çıktıkları belirtildi.
 
“ÇAMUR NEDENİYLE İLERKEMEKTE ZORLANDIK”
Dağcıların ekip lideri Mustafa Arız, kulübün 2016 faaliyet programında yer alan ‘Saklıkent Kanyonu’nu boydan boya geçme’ etkinliği için kanyona girdiklerini söyledi. Çamur nedeniyle kanyonda ilerlemekte zorlandıklarını anlatan Arız, gecikmenin de bu nedenle yaşandığını söyledi. Gecikme nedeniyle arkadaşlarının ve ailelerinin endişelendiğini belirten Arız, Saklıkent Kanyonu’nu Türkiye’de ilk kez 10 kişiyle geçtiklerini öne sürdü. Boyunlarına kadar çıkan çamurla mücadele ettiklerini kaydeden Arız, “AKUT ve AFAD buraya gelip bizleri aramışlar. Programımıza göre burayı iki günde geçecektik. Ancak dağdaki yağış nedeniyle kanyonun içerisi tamamen çamur doluydu. Yer yer çamur boynumuza kadar ulaşıyordu ve zor anlar yaşadık. Gecikmeli de olsa tüm ekip sağ salim kanyondan çıktık” dedi.
Etkinliğe oğluyla birlikte katılan dağcılardan Türkay Örs ise kanyonun bazı bölümlerinin su ve çamurla dolu olmasının işlerini güçleştirdiğini söyledi.

 

(hurriyet.com.tr)

fft256_mf14830168

Muğla’nın Menteşe İlçesinde Valilik yanındaki Turizm Otelcilik Uygulama Okulu bahçesinin iç bölümünde büyük bir sırt çantası gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundular.

Çantanın içinde dağcılık malzemeleri bulundu.
Saat 16.30 sıralarında Otelcilik Uygulama Okulu’nun bahçesinin duvar köşesinde büyük bir sırt çantası gören vatandaşlar, çantanın üzerindeki yazıların yabancı olması sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Emniyet ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak şüpheli çantanın bulunduğu alanı şeritle kapattı. Araç ve yaya geçişlerine de kapatılan bölgeye Jandarma Bomba İmha ekipleri geldi.
Jandarma bomba imha ekipleri ile birlikte Jandarma Olay Yeri İnceleme ve bomba köpeği de gelerek şüpheli paket koklatıldı. Şüpheli paketin çevresinde gezinen köpeğin ardından Jandarma bomba imha ekibi çantanın üzerinde yaptığı inceleme sonrası çantanın içinden Rus bir kadına ait olduğu sanılan dağcılık malzemeleri çıktı.
Şüpheli çantanın içinden dağcılık malzemeleri çıkması üzerine Muğla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çanta içinde yaptıkları inceleme sonrası çantayı incelemek üzere Emniyet’e götürdü. Şüpheli paket nedeniyle yaya ve araç trafiğine kapatılan yol tekrar trafiğe açıldı.

 

(Milliyet)

13120027_955049921275902_5571469455035204353_o

AKUT’un kuruluşunun 20’nci yılında, Muğla’nın Bodrum ilçesinde kutlama etkinliği düzenlendi. AKUT Başkanı Mahruki: “2 bin 100’ün üzerinde kurtarma görevimiz var. Bunların 152’si Bodrum ekibi tarafından gerçekleştirildi” dedi.

Arama Kurtarma Derneğinin (AKUT) 20’nci kuruluş yıl dönümü kapsamında Bodrum ilçesinde kutlama etkinliği düzenlendi.

İlçedeki bir restoranda düzenlenen ve AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’nin de katıldığı etkinlikte, AKUT gönüllüleri bir araya geldi. Gecede konuşan Mahruki, 20 yıldır gönüllüler ve yardımseverlerin desteğiyle çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

Yaptıkları çalışmanın kolay olmadığını ifade eden Mahruki, “AKUT’u duymayan, bilmeyen kalmadı. Sadece Türkiye’de değil dünya çapında da tanınan bir kurum oldu.” dedi.

Mahruki, yurt içi ve dışındaki arama kurtarma görevlerinde hem Türk milletini hemde Birleşmiş Milletler’i temsilen hareket ettiklerini söyledi.

Yurt dışında meydana gelen birçok depremde de arama kurtarma çalışmalarında görev aldıklarını belirten Mahruki, “Atina depremi, Tayvan depremi, İran depremi, Pakistan depremi, Haiti depremi ve en son Nepal depremi. Yurt dışındaki çalışmaların aslında insanı diplomasi anlamında çok önemli yeri var.” diye konuştu.

“Yurt çapında 36 ekibimiz var”

Mahruki, 17 Ağustos depreminin AKUT’un dünyanın her bölgesinde duyulmasını sağladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bugüne geldiğimizde 2 bin 100’ün üzerinde kurtarma görevimiz var. Bunların 152’si Bodrum ekibi tarafından gerçekleştirildi. Yurt çapında 36 ekibimiz var. Bodrum bu anlamda çok başarılı. Bu bölgenin fiziksel ve coğrafi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış durumda. Bütün ekiplerimiz o şekilde çalışıyor. 36 ayrı ekibimiz kendi bölgesine göre lojistiğini sağlıyor.”

AKUT’a hizmet veren gönüllü sayısından da bahseden Mahruki, “AKUT bünyesinde 3 tane maaşlı arkadaşımız var. Onlar da genel merkezdeki sekreteryadaki arkadaşlarımız. Onun dışında 2 bin 100’ün üzerinde gönüllümüz var. Bunların 700’den fazlası kadın gönüllülerden oluşuyor. Bütün çalışmalarımızı gönüllülerle yapıyoruz. Nitelikli insan gücüne para vermiyoruz. İnsanlar AKUT’un ruhuna inandıkları için karşılık beklemiyor ve hizmet veriyorlar.” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından canlı müzik eşliğinde devam eden gecede, AKUT’a destek amacıyla bazı ressamların yaptığı tablolar açık arttırmayla satıldı.

AKUT Nedir?, AKUT Ne Demek?

AKUT: AKUT (Arama Kurtarma Derneği), mağaralarda, dağlarda veya diğer yerlerde, doğal afetlerde kaybolanların aranması ve bu koşullarda kaza geçirenlerin kurtarılması için etkinlik gösteren bir dernektir.

1996 yılında kurulmuş olan dernek, kamu yararına çalışan bir dernek olup, gönüllülük ilkesi ile çalışmaktadır.
Türkiye’de, özellikle dağcılık sporunda kaza geçiren veya kaybolanların arama ve kurtarılmaları konusunda uzmanlaşmış bir kurumun bulunmamasından kaynaklanan boşluğun doldurulması derneğin ana kuruluş amacıdır.

1995 yılında Ali Nasuh Mahruki’nin önemli çabaları ile bir araya gelen gönüllü dağcıların oluşturduğu bu oluşum, ilk kez aynı yıl Aralık ayında Uludağ Keşiştepe’de yapılan bir arama kurtarma operasyonunda AKUT adını kullanmış ve yoğun sis, dondurucu soğuk ve kar yağışına rağmen mahsur kalan kişiler kurtarılmıştır.

Dernek, 1997 yılından itibaren kuruluş amacının yanında diğer doğal afetlerde de arama ve kurtarma çalışmalarına katılmaya başlamıştır. Türkiye’nin tam anlamıyla AKUT ile tanışması, 1999 Marmara depremi sonrasında olmuştur.

AKUT Birleşmiş Milletler’in arama kurtarma organizasyonu olan INSARAG’a üye operasyonel bir ekiptir. Yunanistan, Tayvan, Mozambik, İran, Pakistan’daki afetlerde görev almıştır.

(www.kanalahaber.com)

İzmir’den tırmanış için geldiği Fethiye’de düşerek 1750 metrelik zirvede mahsur kalan dağcı, ekiplerin 6 saat süren karla mücadelesi sonucu kurtarıldı.

Olay, Fethiye’nin Nif Mahallesi’nde bulunan 2184 metre yüksekliğindeki Çaldağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; İzmir Verçelik Dağcılık Kulübü üyesi 11 kişilik ekip, bugün sabah saatlerinde Çaldağı’na gelerek zirveye yürümeye başladı. Grup 1950 metredeki Kılçıklı mevkiine ulaştığında, ekipte yer alan Suat Özkan kar kramponlarıyla buzla kaplı bir kayaya basarak 10 metrelik uçurumdan düştü. Daha sonra yaklaşık 200 metre sürüklenen Özkan’a ilk olarak ekipte bulunan İzmirli dağcılık antrenörü Yakup Yazıcı ulaştı. Özkan’ın sağ kolunun tutmadığı ve bacağından yaralandığını fark eden Yazıcı, telefonla yardım istedi.
UMKE, Likya Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, Türkiye Dağcılık Federasyonu ve Muğla AFAD birimlerinden oluşturulan 15 kişilik grup, arama kurtarma çalışmasına başladı. 40 santimetre kalınlığındaki karda zirveye tırmanan ekipler, 6 saatlik zorlu çalışma sonucu yaralı dağcı Suat Özkan ve antrenör Yakup Yazıcı’yı dağdan indirdi. Yaralı ağcı Özkan, UMKE aracıya Fethiye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kendisini sağ salim hastaneye ulaştıran ekip üyelerine teşekkür eden Suat Özkan, “Zirveye kadar çıktık ama Kılçık mevkiine geldiğimizde kayalıklardan geçerken biraz burul vardı. Buza basınca ayayım kaydı ve düştüm. 200-250 metre sürüklendikten sonra durabildim. Kolumda ve bacağımda sıkıntı var” dedi.
Kurtarma operasyonunu koordine eden UMKE Ekip Sorumlusu Mustafa Eren de, “İzmir’den dağa tırmanış için gelen dağcılardan birisi düşüp kolunu çıkarmış ve bacağında da biraz sıkıntı var. Fakat yanında eğitmen bir arkadaş olduğu için bize yerini bildirdi. Bizlerde dağcı arkadaşlarla birlikte tırmanarak yaralıyı kurtardık” diye konuştu.
Bölgeyi tanıdığı için ekiplerin yaralıya ulaşmasında önemli rol oynayan Türkiye Dağcılık Federasyonu tırmanış antrenörü Murat Saim Seren ise, şöyle konuştu: “Kayalıklardan geçtik ve karda yoğun bir mücadele verdik. Zorlu bir çalışmadan sonra iki kişiye ulaştık. 1750 metredeki bazı yerlere istasyon kurarak, bazı yerlere de ekip üyeleri tarafından izlek yaparak kurtarma çalışması tamamladık. Bu sayede iki kişiyi sağ salim aşağıya indirdik”

 

 

Kaynak: (milliyet.com.tr)

Hellenistik Knidos, Anadolu yarımadasının güneybatı köşesinde uzanan Datça Yarımadası en ucundaki Tekir Burnu’nda yer almaktadır. Knidos’lular kentlerini Yarımadanın ortalarında yer alan Burgaz’dan en uçtaki Tekir’e İ.Ö. IV. yüzyılda taşıdıkları 1952’de yayınlanan bir çalışmada G.E. Bean ve J.M. Cook tarafından ileri sürülmüştür. Bean-Cook tarafından ortaya atılan bu hipotezin geçerliliğini sınamak üzere 1980’lerden itibaren Dr. Numan Tuna […]

Read More

  Eski Datça, Muğla ili, Datça ilçesine bağlı 583 nüfuslu bir mahalledir. Datça Yarımadasında, antik çağlardan beri üzerinde yaşam süregelen tek köydür. Eski Datça, yarımadanın ilk merkezlerinden biri olmakla birlikte, tarihi M.Ö. 11. yüzyıla kadar uzanmaktadır.   M.Ö. 1100’den başlayarak yerleşim yeri olan Datça (Reşadiye) Yarımadası, yüzyıllarca değişik toplumların, kültürlerin gelip geçtiği, izlerini bıraktığı bir […]

Read More