Yolculuk devam ediyor..

0 0
Read Time:5 Minute, 6 Second

‘Meru’, müthiş bir filmdi. Onu da dünyaca ünlü bir dağcı yaptı zaten. Nepal’de canı pahasına tamamladığı zirve tırmanışını konu alan, prömiyeri New York’ta yapılan ödüllü belgeselde Türk asıllı birinin imzasının bulunması da ayrı bir gurur kaynağıydı: Renan Öztürk. Kimileri için onun gerçeküstü bir hayatı var. Düşünsenize; yılın sekiz ayını dağlarda, zirvelerde geçiyor. Sosyal medya hesaplarında bir bakıyorsunuz Antarktika buzullarında, bir bakıyorsunuz Himalayalar’da zirvelere tırmanıyor yahut İzlanda’da kuzey ışıklarını filme alıyor. Aynı zamanda bir sanatçı. Gittiği yerlerde farklı tekniklerle dağların resmini yapıyor. Üstelik tüm bunlar esnasında, kendisiyle aynı tutkulara sahip güzeller güzeli eşi Taylor Rees’le birlikte… Tahmin edersiniz ki Renan Öztürk’e mail’le ya da cepten ulaşmak pek kolay değil. Sosyal medya hesaplarından yazdım. Dönmedi. Sponsoru The North Face’in aracılığını denedim. Türkiye’dekiler yetmedi, araya ABD’deki yetkilileri soktum. Yine de üç ay sürdü yanıt alabilmem. Tam da yine insanlardan uzak bir bölgeye, yeni filmi için Alaska’ya yola çıkmadan yakaladım.

Renan Öztürk’ü Türkiye’de tanıyan çok da insan yok. Babası Ankaralı, annesi Amerikalı. Almanya’da doğmuş. Ailesinin büyük bir bölümü halen İstanbul’da, kendisi ABD’de yaşıyor. Türkçesi de çok iyi değil… Tutkusu birden fazla. Hangisinin daha ön planda olduğunu sorunca, “Bana göre tırmanmak, film yapmak ve fotoğraf hepsi aynı keşif düzleminde birbirine bağlanıyor, bu nedenle çok şanslıyım ki tüm bu tutkularımı, birini diğerinin önüne koymadan, çoğunlukla birleştirebiliyorum” diyor.

2015 yapımı ‘Meru’ tırmanışı sırasında Öztürk buz duvarda 12 gün boyunca eksi 28 derecede asılı kaldı.

 

TIRMANMAK BENİM HAYATIM

‘Meru’ filminden önce yaptığı antrenman sırasında bir kaza geçirdi. Wyoming Eyaleti’ndeki Tetons Dağı’na tırmandığı sırada düştü, kafasına ağır bir darbe aldı. Doktorları kesinlikle Meru’ya tırmanamayacağını söylüyordu.

Kimseyi dinlemedi. “Tırmanmak hayatından daha mı değerli ki?” diye sorduğumda, “Tırmanmak benim hayatım. Bu nedenle, tehlikeli olmasına rağmen her anına değer. Tırmanmak olmasaydı şu anki ben olamazdım” cevabını verdi.

Hikâyesini şöyle anlatıyor: Bu tutkusunu Colorado Üniversitesi’nde biyoloji okurken keşfetmiş. Küçük bir dağcı grubun üyesi olarak yeteneklerini geliştirmiş. Uzak ve güzel diyarların hayalini kurmaya da işte bu dönemde başlamış. 

Okul daha bitmeden Nepal’e gitmiş. Dilini ve kültürünü öğrenmek için. Bu ülkeyle hâlâ çok derin bir gönül bağı olduğunu söylüyor. Çünkü Everest bu ülkede. 

HİÇBİR ZAMAN HEPSİNİ GÖREMEYECEĞİM

İnsanlarda en az dağcılık becerileri kadar hayranlık yaratan sanat çalışmalarının ilhamını da yine Everest’in bulunduğu Himalayalar’dan aldığını söylüyor: “Tırmanmaya başlamadan önce Nepal’e gidip dağlarından ve kültüründen çok etkilenmiştim. İlk önce bir dil okuluna gittim. Diğer tüm hikâye bunun arkasından akarak ilerledi diyebilirim.”

Hazırladığı videoların tamamını tırmanış sırasında çekip, kurgulayıp, oradan yayımlıyor. Her gittiği yerde ayrı bir heyecan duyduğunu anlatıyor: “Dünyanın kadar çeşitlilik barındırdığını görüp şaşırıyorum. Daha çok gördükçe daha çok anlıyorum ki hiçbir zaman hepsini göremeyeceğim…”

TÜRKİYE’DE YAŞAYANLARA ÇOK İMRENİYORUM

Kendisine göre yılın altı ayını, eşi Taylor’a göreyse sekiz ayını dağlarda geçiriyor. Bunun dışındaki zamanlarında bilgisayar başında. Yeni projelere destek arayarak çok uzun saatler harcıyor. Sosyal medyada da çok zaman harcıyor ama fotoğraf ve film paylaşımları için çok iyi bir platform olduğunu düşünüyor.

Türk takipçilerine de bir mesajı var: “Aslında ben de onlara çok imreniyorum.  Türkiye gibi bir yerde yaşadıkları için çok şanslılar. Birçok kaya ve dağda yeni tırmanma potansiyeli mevcut…”

Türk dağcılar arasında da çok başarılı isimler olduğunu ama onun gibi dünya markası olamadıklarından bahsediyorum. Acaba onun şansı ABD’de olması mıydı?  “Bilemiyorum” diyor, “Her şey çok tesadüflerle ilerledi. Motivasyonunuz ve yaratıcılığınızda önemli tabii…”

ÖZGÜR YALNIZ’LA YİNE DAĞDA TANIŞTI

Eşi Taylor Rees’le arkadaşlarının aracılığıyla tanışmışlar. O da tıpkı kendisi gibi bir maceraperest. Yale Üniversitesi’nde çevre çalışmaları ve sinema üzerine master yapıyor. Sosyal medyadaki takma ismi ‘Free Solo’ (Özgür Yalnız). Bu lakabı annesi takmış. Tırmanışları hep tek başına yaptığı için. Çünkü annesi ve babası da tırmanışçıymış. 

Eşinin bu fotoğrafını, İzlanda’da ‘The Coldest Crossing’ filmi sırasında, Kasım 2016’da eksi 30 derecede çekti. Fotoğrafı sosyal medyada paylaşırken, “Bu tatil, isteyebileceğimin en güzeliydi” diye yazdı.

Renan Öztürk’le ilk kez Wyoming’deki 4.197 metrelik bir zirveye tırmanmışlar. Tam 24 saat! Bu bir günlük macera onları birbirine bağlamış. Sonunda da evlenmişler.

Evleri mi? O da yaşam tarzlarını yansıtır şekilde: Adı,  ‘Summit Haus’ (Zirve Evi). Utah Park City’de. Güneş enerjisini en verimli şekilde kullanmayı hedefleyen yapı, mimar Chris Price tarafından modern ve sürdürülebilir olması amacıyla tasarlanmış.

KÜÇÜK KARARLAR HER ZAMAN ÖNEMLİ VE DEĞERLİ

Aylarca hazırlık, günlerce yürüyüş, tırmanış ve birkaç dakikalık zirve… Zirveye çıktığınızda ne hissediyorsunuz?

– Onca çalışmadan sonra zirveye ulaşmak müthiş bir duygu ancak bir o kadar da korkutucu çünkü en tehlikeli kısım gelmiştir artık: Dağdan inmek ve güvenli bir şekilde eve dönmek… Ama genel olarak, bu bir bütün, sadece zirvedeki o kısa andan değil, oraya giden ve dönen yoldan da keyif almak gerek. Eğer tüm süreçten keyif almıyorsanız, muhtemelen size göre değildir.

Eğitimi aldığınız biyoloji alanında çalışmıyorsunuz, beyaz yakalı olmak istemediniz. Sizinki tam ‘başka türlü bir hayat’…

– “Özellikle bu hayatı seçtim” diyemem. Daha çok verdiğim küçük kararlar beni buraya getirdi. Geleneksel bir yaşam tarzınız olsa bile, dışarı çıkıp macera yaşamak için atacağınız küçük adımlar her zaman önemli ve değerlidir. Sizi, hayatta hiç beklemediğiniz yerlere götürebilir.

Şu anda nelerle uğraşıyorsunuz, sıradaki projeniniz, gitmek istediğiniz ülke neresi?

– Alaska’da tırmanmak ve keşfetmek üzerine kurguladığımız çok özel bir belgesel üzerinde çalışıyoruz: ‘Sanctity of Space’ (Boşluğun Kutsallığı). Yarın  yola çıkıyorum, filmin diğer bir bölümünü çekmek üzere… Dağları ve keşfi kapsayan uzun metrajlı bir belgesel olacak. Gitmek istediğim çok fazla yer var. Türkiye de de daha fazla zaman geçirmek, eşsiz ve ıssız bölgelerini keşfetmek istiyorum.

Bugüne kadar kaç ülkeye gittiniz, tırmanış ve gezmek için?

– Seyahatlerim, gördüğüm kültürler ve dağlar için çok minnettarım. Ama açıkçası, gittiğim yerleri not edemiyorum. Daha çok film ve fotoğraf aracılığıyla o bölgenin hikâyesini anlatmaya odaklanıyorum.

Filmlerinden bazılarının aldığı ödüller

* Sundance, 2015, ‘Meru’ filmiyle En İyi Belgesel dalında ‘Seyirci Özel Ödülü’ ve ‘Büyük Jüri Ödülü’

* Mountain Film in Telluride, 2015, ‘Down to Nothing’ filmiyle En İyi Sinematografi Ödülü

* Mountain Film in Telluride, ‘Ennedi Kulesi’ filmiyle Charlie Fowler Ödülü

* Mountain Film in Telluride, ‘Samsara’ filmiyle Charlie Fowler Ödülü

* National Geographic Adventurers of the Year, 2012, National Geographic Yılın Maceracısı Adayı

 

Kaynak: (hurriyet.com.tr)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar Arkadaşım İsmail Demirci rehberliğinde yeni ve harika bir rotada çok güzel bir dağ ve arkeoloji yürüyüşü gerçekleştirdik. Faaliyetimiz mükemmel bir havada ve harika bir rotada gerçekleşti. Doğanın eşsiz güzelliğine zengin arkeolojik kalıntılar eşlik ederken havanında mükemmel olması faaliyetimizi unutulmayacak etkinlikler arasına soktu. Spor yaptık, doğanın huzurlu atmosferinde ruhumuzu dinlendirdik, arkeoloji konusunda gözlemler yapıp fazla bilinmeyen bir bölgeyi […]

Read More

0 0
Read Time:2 Minute, 36 Second

Milli Dağcı Tunç Fındık, İstanbul Yeni Havalimanı’nın (İGA) desteğiyle “14X8000 Tırmanış Projesi” kapsamında dünyanın en yüksek dağlarından dördünde zirveye tırmanacak. Fındık, dünyanın en yüksek noktalarında Türk ve İGA bayraklarını dalgalandıracak.

İGA açıklamasına göre, Türkiye’yi sivil havacılığın zirvesine taşımaya hazırlanan İGA, milli dağcı ve profesyonel tırmanıcı Tunç Fındık’a 8 bin metre üzeri tırmanışlarında ana sponsor oldu.

Dünyada 8000 metre yükseklik üzerindeki dağlara tırmanan az sayıda dağcıdan biri olan Fındık, bugüne kadar dünyanın 8000 metreyi aşan en yüksek 14 dağından 10’una tırmanışını başarıyla tamamladı. Ünlü dağcı, Pakistan ve Nepal’deki dört dağda zirveye ulaşmayı hedeflerken yanında İGA bayrağını götürmeye hazırlanıyor.

Dünyanın en yüksek dağı Everest’e iki kere çıkan ilk Türk olan ve tırmandığı 10 adet 8000’lik dağ ile en çok 8000’liğe çıkan tek Türk olan Fındık, her dağcının hayali olan “14×8000 Tırmanış Projesi”ni tamamladığında, “Sekizbinlik” olarak bilinen dağların zirvelerine başarıyla ulaşan Türkiye’de ilk, dünyada ise 34’üncü kişi olacak. 

“14X8000 hedefine ulaşan ilk Türk sporcu olmak istiyorum”

İGA Havalimanları İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Keskin, aynı sezonda art arda 8 bin metre üzeri 2 tırmanış yapacak ilk Türk dağcı olmaya hazırlanan Fındık’ın başarılarıyla gururlandıklarını belirtti.

Keskin, “Havalimanımız tamamlandığında dünyanın sıfırdan yapılmış en büyük havalimanı olacak ve Türkiye’nin adını sivil havacılıkta zirveye taşıyacak. İlham verici hikayesi ile bizi gururlandıran Tunç Fındık ile bu açıdan aynı hayali paylaşıyoruz. Kendisini bu ortak hayalin peşinde dünyanın en yüksek zirvelerine tırmanan ilk Türk sporcu olma yolculuğunda desteklemekten mutluluk duyuyoruz. İGA bayrağı dünyanın en yüksek dağlarının zirvelerinde dalgalanırken, biz de İstanbul’umuzu yeni havalimanımızla buluşturmak için sabırsızlanıyor ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dağcı Tunç Fındık ise projeye ilişkin görüşlerini şöyle paylaştı:”25 yıldır sürdürdüğüm dağ yolculuğumda bini aşkın tırmanış yaptım. Türkiye’de ve yurt dışında pek çok parkuru ilk kez tırmanan dağcılardan biri olma hedeflerimi gerçekleştirdim. Hep en yükseği hedefledim ve ilkleri hayata geçirerek bir Türk dağcının neler yapabileceğini göstermeye çalıştım. İstanbul Yeni Havalimanı ile bir araya geldiğimde bu heyecanımı onların da paylaştığını görmekten büyük gurur duydum. Ülkemizi başarıyla temsil edecek ve Türkiye’nin adını zirvelerde yaşatacak olan bu büyük projenin beni desteklemesiyle daha da güç bularak 14X8000 hedefine ulaşan ilk Türk sporcu olmak istiyorum.” 

Nepal’de bayrakları zirveye taşıdı

Açıklamada yer verilen bilgilere göre, Tunç Fındık, 13 Ekim–16 Kasım 2016’da Nepal’de 7 bin 130 metrelik Himlung Himal Dağı’nda antrenman tırmanışı yaptı ve bu dağın zirvesine ulaşan ilk Türk sporcusu olarak İGA bayrağını zirveye çıkarttı.

Tecrübeli dağcı, 14X8000 hedefi dahilinde Mayıs 2017’de Pakistan’daki 8047 metrelik Broad Peak dağına, ardından da Temmuz 2017’de ise 8068 metrelik Gasherbrum1 Dağı’na tırmanacak. 

Fındık’ın, 2018 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Nepal’de bulunan 8091 metrelik Annapurna’ya, ardından Temmuz ayında Pakistan’da bulunan 8125 metre yüksekliğindeki Nanga Parbat Dağı’na tırmanarak 14×8000 projesi dahilindeki zirve tırmanışlarını tamamlaması planlanıyor.

Profesyonel dağcı, dağ rehberi, yazar ve motivasyon konuşmacısı olan Tunç Fındık 1972 yılı Ankara doğumlu. Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Fındık, başta “Dağcılık- Zirvelerin Özgürlüğü” olmak üzere, toplamı 2500 sayfayı bulan, dağcılıkla ilgili beş kitabın İngilizce’den Türkçe’ye çevirisini yaptı.

 

Kaynak: milliyet.com.tr

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
0 0
Read Time:2 Minute, 58 Second

Dünyanın efsane duvarları arasında Türkiye’den yer alan tek parkura taş ocağı izni verildi…

Isparta’nın Aksu ilçesinde bulunan dünyaca ünlü kaya tırmanışı parkurunun da yer aldığı bölgeye mermer ocağı ruhsatı verildi.

Eldere köyü sınırlarındaki Kuzukulağı Yaylası’nda yer alan ve dağcılar arasında ‘Tanrının parmağı’ olarak anılan kaya tırmanış parkurları, 100 ila 800 metre arasında değişen devasa bloklardan oluşuyor. Dünyaca ünlü Türk ve yabancı dağcıların kaya tırmanışı için tercih ettiği parkuru da kapsayan geniş bir alanda mermer ocağı açılması için ruhsat verildiği öğrenildi. Bu girişime engel olunmazsa Türkiye’nin en önemli doğa miraslarından biri daha göz göre göre yıkıma kurban edilecek.

dsfg3

Isparta’nın Aksu ilçesine bağlı Eldere köyünde bulunan Kuzukulağı Yaylası, biyolojik çeşitlilik açısından Torosların en önemli gen merkezlerinden biri olarak biliniyor. Yüzlerce yıldır bölgenin Yörükleri için önemli bir keçi yetiştiriciliği alanı da olan bölge, dev kireçtaşı kayalıkların oluşturduğu doğal kulelerle son yıllarda dünyaca ünlü dağcıların da gözdesi haline geldi. Tanrının Parmağı olarak anılan Kuzukulağı Yaylası’ndaki kaya tırmanışı parkurları dünyanın en iyi Alpin rotaları arasında gösteriliyor. Ancak Türkiye gözü gibi koruması gereken bu alanda mermer ocağı açılması için ruhsat verdi.

asd22

Kuzukulağı Yaylasında Mermer ocağı işletmek için MİGEM’den (Maden işleri Genel Müdürlüğü) ruhsat alan özel bir maden şirketinin, bununla ilgili ÇED süreci başlatmak için Isparta’ya gelerek temaslarda bulunduğu öğrenildi. Türkiye’nin en önemli dağcılık merkezlerinden biri olan Dedegöl Dağı, Melikler ve Kuzukulağı yaylalarıyla her yıl binlerce dağcıyı ağırlıyor. Bir bölümü Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırlarında olan Dedegöl Dağı’nın çok büyük bir kısmında ise herhangi bir koruma statüsü bulunmuyor. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda, özellikle ‘gülgiller’ familyasının dünyadaki iki önemli gen merkezinden biri olduğu ortaya çıkan Dedegöl Dağı ve çevresi, biyolojik çeşitlilik açısından da korunması gereken önemli alanlardan biri.

dedegol

BÖLGENİN MEYVECİLİKTEKİ BAŞARISI GEN KAYNAĞINA BAĞLI

Türkiye’nin önemli botanik uzmanlarından biri olan SDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, Isparta ve çevresinde gül, elma ve benzeri meyvecilik üretimindeki kalite ve verimin yüksek olmasının, Dedegöl Dağı ve çevresinin gülgillerin gen merkezlerinden biri olmasından kaynaklandığını açıklamıştı. Türkiye’de yetiştirilen meyvelerin yaklaşık yüzde 70’inin gülgiller kökenli olduğuna da işaret eden Özçelik, Dedegöl Dağı’nın çevresiyle birlikte yıkım projelerinden uzak tutulması gerektiğinin de altını çizmişti.

kuzukulagi-kayaliklari

KÖYLÜLERE BİLGİ VERİLMEMİŞ

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Eldere köylüleri, köylerinde açılmak istenen mermer ocağı hakkında hiçbir bilgileri olmadığını dile getirirken, hiçbir kurumun kendilerine bu yönde bir görüş de sormadığını aktardı. Yayla konumundaki Eldere köyünde yaz aylarında 500’e yakın nüfus yaşarken, kış aylarında köylülerin mevsimlik tarım işçiliği için yakın bölgelere gitmesi yüzünden nüfus 130-140 kişiye kadar düşüyor. Geçimlik tarım ve hayvancılıkla uğraşan Eldere köylüleri, bölgede mermer ocağı açılmasını istemiyor.

sdfsfg

DÜNYANIN EN İYİ 19 ALPİN ROTASINDANBİRİ

Tek parça ve sağlam kulelerden oluşan Kuzukulağı kayalıkları, dünyadaki en önemli 19 Alpin rotasından biri olarak biliniyor. Dünyaca ünlü Fransız dağcılar Stéphanie Bodet ve Arnaud Petit tarafından yayınlanan ‘Parois de Legende’ (Efsane Duvarlar) adlı kitapta Türkiye’den yer alan tek parkur olan Kuzukulağı kayalıkları, başvuru niteliğindeki yayının ardından dünyanın ünlü dağcılarının uğrak yeri oldu.

kitap-icerik

ABD İÇİN YOSEMİTE NEYSE TÜRKİYE İÇİN DEDEGÖL DAĞI ODUR

Alanın bu özelliğinden dolayı Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırlarına dâhil edilerek koruma altına alınması için yaklaşık 2 yıldır çalışma yürütülüyor. Ancak bu girişim henüz sonuçlanmış değil. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz dağcılık camiasının önde gelen isimleri, Kuzukulağı parkurlarının Türkiye için altın değerinde olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyorlar: “Türkiye’de başka bir yerde böyle bir parkur yok. ABD’de bulunan ünlü Yosemite Ulusal Parkı ne anlama geliyorsa burası da Türkiye için odur. Ekonomik olarak da bakıldığında burada bin tane de mermer ocağı açılsa getireceği kazanç bu alanın kaybedilmesiyle oluşacak zararı karşılamaya yetmez!”

 

(odatv.com)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar3 – 4 Aralık 2016 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Fuar alanında; · Dağcılık, · Bisiklet, · Okçuluk, · Kano, · Yelken, · İzcilik, · Kayak / Snowboard, · Yamaç paraşütü, · Atçılık, · Mağaracılık, · Tırmanış, · Motor sporları, · Oryantiring, · Dalış, · Off-road gibi doğa sporları alanlarında […]

Read More

PaylaşTweetlePinPaylaş0 PaylaşımlarANAYURTTAN ATAYURDA ALTAY DAĞLARI KEŞİF FAALİYETİ Tarih: 01-17 Temmuz 2017 Katılım koşulları: Bu faaliyete katılım kısıtlanmıştır. Etkinlik duyurusu bilgi paylaşımı ve iletişim amaçlıdır.  Faaliyet hakkında: 4 kişiden oluşan keşif ekibimiz İstanbul’da biraraya gelip Rusya’nın başkenti Moskova’ya oradanda aktarma ile Novosibirsk’e uçacak. Ekip üyeleri seyahatleri süresince Altay Cumhuriyeti coğrafyasını tanımak, sonraki faaliyetler için alt yapı […]

Read More