Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Coşkun’un hayatını kaybetmesinin ardından, yeni seçilen TDF yönetiminin, kendilerine oy vermediği için Coşkun’u en yüksek puanı almasına rağmen milli takıma almadıkları ileri sürüldü. 

Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) 2. kademe antrenörü Hakan Coşkun, Kırgızistan Khan Tengri dağında solo tırmanış yaparken zirve dönüşü hayatını kaybetti. Coşkun’un hayatını kaybetmesinin ardından, yeni seçilen TDF yönetiminin, kendilerine oy vermediği için Coşkun’u en yüksek puanı almasına rağmen milli takıma almadıkları ileri sürüldü. 

Bunun üzerine Coşkun’un kurucusu olduğu Elbistan Dağcılık Kulübü, yaptığı açıklamayla TDF’den ayrıldıklarını duyurdu.

“BİR KEZ DAHA ANLADIK ONUN BÜYÜKLÜĞÜNÜ…”

Elbistan Dağcılık Kulübü’nden yapılan açıklamada “Ülkemizin ve uluslararası dağcılık camiasının bildiği gibi kulübümüzün kurucusu, antrenörü ve başkanı olan milli sporcumuz Sn. Hakan Coşkun’u 26/07/2017 günü Khan Tengri Dağı tırmanışı sırasında geçirmiş olduğu elim bir kaza neticesinde kaybetmiş bulunuyoruz. Türk Dağcılık Camiasınca ne kadar sevildiğini çok iyi bildiğimiz hocamızın kaybının ve yokluğunun acısının ne kadar büyük olduğunu tarif etmeye kelimelerin yetmeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Camiamızın çok değerli, vicdan sahibi mensuplarının sızlayan yüreğinde, süzülen gözyaşlarında ve duygu dolu cümlelerinde gördük biz onu. Bir kez daha anladık onun büyüklüğünü, bir kez daha gurur duyduk, bir kez daha göğsümüzü kabarttı hocamız, canımız…” ifadeleri kullanıldı.

“TÜRK DAĞCILIĞINA DEĞER KATMAYACAĞINA İNANDIĞIMIZ İÇİN ÇEKİLME KARARI ALDIK”

“Biz sporun, barış, adalet, emek, paylaşım, onur, feragat ve cesaret olduğunu ondan öğrendik. Onun en önde gelen karakteristik özelliği, adaletli olması ve asla adam kayırmamasıydı. Kendi kulübünden eğitime gönderdiği sporcuların dahi, eğitimdeki hocalarını arayarak “hak etmeyeni geçirmeyin” ricasında bulunduğunu bilmeyen yoktur.” denilen açıklama şöyle devam etti:

“Biz, hocamızın, başkanımızın, bize miras bıraktığı bu ilkeleri daha ileriye taşımaya, kendimize bayrak yapmaya kararlıyız. Adaletsizliğin ve adam kayırmacılığın, camiamızda kendine başka kurbanlar almaması için elimizden geleni yapmakta kararlıyız. Onun mirasına sahip çıkmak bizim onurumuzdur!

Bu bağlamda, sporun ve dağcılığın evrensel değerleriyle bağdaşmadığını düşündüğümüz mevcut Türkiye Dağcılık Federasyonu Yönetimi anlayışının, Türk Dağcılığına değer katmayacağına ve ileri taşımayacağına inandığımız için Türkiye Dağcılık Federasyonu’ndan, oy birliğiyle çekilme kararı aldığımızı tüm dağcılık camiasına duyurur, acımızı paylaşan tüm dostlarımıza şükranlarımızı sunarız.”

“EGOLAR, HIRSLAR, KİNLER, ADAM KAYIRMALAR, KOLTUK HIRSI…”

Coşkun’un arkadaşları ise yaptıkları açıklamada “Hakan şu anda aramızda yok, Özgür’ün olmadığı gibi… Neden mi yok!?” dedikten sonra şu satırları kaleme aldı:

“Çünkü egolar, hırslar, kinler, adam kayırmalar, koltuk hırsı, makam ve mevki sevdası gibi duygular ile hareket eden, geçmişten bu güne kadar bunu uygulayan kişiler, kulüpler, antrenörler, sporcular, arasında ayrışmalara neden olmuş, eğer benden değilsen federasyonun imkanlarından ve sorumluluklarından yararlanamazsın noktasına gelinmiştir.

Yıllarca sadece biat etmediği için görev alamayan antrenörler, faaliyete kabul edilmeyen sporcular, muhalif kulüpler ile çatışmalar sonunda bu sorunları ortadan kaldıracak, tartışmalara son verecek yeni bir ekip oluşturulup bütün bu sorunları çözecek iddiası ile yeni bir yönetim iş başına getirdik.

Yeni yönetim yaptığı ilk uygulamalar ile değişen hiçbir şeyin olmadığını çok kısa zamanda oraya koydu! Aynen eskiden olduğu gibi kendine yakın, biat eden, kendisini destekleyenlere karşı ayrımcılık yapmaya başladı. Şu ana kadar yapılan birçok yanlışı burada tartışmayacağım. Bu gün aramızda olması gereken Hakan’ın olamayışının nedenini sorgulamaya çalışacağım.

TDF yüksek irtifa tırmanışı ile ilgili programını devreye sokarak müracaat şartlarını içeren bir duyuru ile başvuruları alıp kendi işleyişine göre bu başvuruları puanlama sistemi değerlendirip hangi dağlara kimlerin gideceği listesini yine TDF kendi sitesinden yayınladı. Hakan ilk olarak sosyal medya üzerinden kendisinin 40 puan aldığını ama takımda yer almadığını bunun haksızlık olduğunu paylaştı. Çünkü irtifa kurulunun puanlama sırasına ve listesine göre hiç bir engeli yoktu.”

“HAKAN ŞİMDİ ARAMIZDA OLACAKTI…”

Coşkun’un arkadaşları TDF Başkanı Ersan Başar’ın bir mesajlaşmasını da yayınlayarak “Yüksek İrtifa Kurulu’nun kendi belirlediği bu puanlama sistemini de, niçin ve neden Hakan Coşkun’un seçme tırmanışlarına davet edilmediğini açıklamak hem kanuni sorumlulukları hem de vicdani görevleridir. Eğer Hakan’a bu haksızlık yapılmasaydı Hakan şimdi aramızda olacaktı. Bir aile babasız, bir anne evlatsız, bir çocuk öksüz ve dağcılık camiası Hakan’sız olmayacaktı” ifadeleri kullandı.

İşte o mesaj:

 

(odatv.com)

 

 

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

 

 

 

Everest’ten sonra dünyanın en yüksek ikinci zirvesi olarak kabul edilen K2 dağı hakkında drone yardımıyla ‘eşsiz’ bir çekim yapıldı.

Pakistan ve Çin sınırı içerisinde bulunan ve 8.611 metreye ulaşan yüksekliğiyle dünyanın en yüksek ikinci dağı olan K2, Petr Jan Juračka tarafından drone yardımıyla görüntülendi. 6334 metrede bulunan ve dağcıların tırmanmaya başladığı yer olan K2 ana kampında drone yardımıyla çekimler yapan Juračka’nın çalışması ayrıca o mesafedeki yükseklikte yapılan ilk drone kaydı olma niteliği de taşıyor.

En çok ölümün yaşandığı dağ

Her üç dağcıdan birisinin yaşamını yitirmesine sebep olan dağ, tırmanış olarak dünyanın en zorlu zirvesi olarak görülüyor. Bugün birçok dağcının tırmandığı zorlu hedefe ilk kez bir Türk dağcı Nasuh Mahruki çıkmıştı.


 

(sozcu.com.tr)

 

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

 

 

 

Muğla Köyceğiz doğal güzellikleri ve birçok tatil noktasına yakın konumu ile son dönemin öne çıkan alternatif tatil bölgeleri arasında. Sıcak günlerde dileyen denizi andıran gölün koylarında yüzerek dileyen yüksek yaylara çıkarak serinleyebilir. Çiçek Baba Dağı olarak bilinen Sandras Dağı’nda doğa sporları yapmak da alternatifler arasında. 7 kişilik ekibimizle göl kenarında keyifli bir kahvaltının ardından Köyceğiz’i keşfetmek […]

Read More

30 Ağustos Zafer Bayramında Baba-Oğul Aladağlar’ın Emler zirvesinde.. Zirve Dağcılık Söke Şube üyesi iki sporcu baba oğul beraberce Aladağlar’da bulunan Emler’in 3723 metre yükseklikteki zirvesine ulaşıp, 30 Ağustos Zafer Bayramını zirvede bayrak açarak kutladılar.  Zirve Dağcılık Söke Şube başkanı Faysal Yeşilyağcı zirve tırmanışını başarı ile tamamlayan Osman Koçak ve Recep Koçak’ı tebrik etti ve şunları söyledi; […]

Read More

İsviçre Alplerinde 75 yıl önce kaybolan Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin donmuş cesedi Valais kantonundaki bir kayak merkezi yakınlarında bulundu.

Cesetlere, 2600 metre yükseklikte, bir işçi tarafından, teleferik istasyonu yakınında rastlandı. Kayak tesisinin yetkilisi cesetlerden birinin, bulunduğunda tamamen buz kütlesi ile kaplı olduğunu söyledi.

Bernhard Tschannen, Glacier 3000 kayak tesisi yöneticisi: “Arkadaşlarımızdan biri önce, gördüğü kütleyi bir taş kümesi sandı. Biraz daha yaklaştığında, sırt çantası ve bazı kaplarla, su şişesi gördü. Sonra da birer çift erkek ve kadın çorabına rastladı.”

Çiftin 7 çocuğundan en küçüğü, 79 yaşındaki Marceline Udry-Dumoulin, bütün yaşamlarını anne babasını aramak için geçirdiklerini hiç vazgeçmedikilerini ve bir gün onlara hak ettikleri bir cenaze töreni düzenleyeceklerine hep inandıklarını söyledi.

Polis yetkilileri çiftin kaybolduğu bilgisinin 15 Ağustos 1942’de kayda geçtiğini, bölgede 1925 yılından itibaren 280 kişiyle ilgili kayıp ihbarının olduğunu açıkladı.

Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin bir buzul yarığına yuvarlandıkları ve burada onyıllarca buz tabakalarının arasında sıkıştıkları ve buz kütleleri eriyince bedenlerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

 

(tr.euronews.com)

 

2 gün önce 6200 metre Camp II’ye çıkan Tunç Fındık, Oscar Cadiach ve Ali Sadpara’dan oluşan ekip kötü hava ve kar yağışı nedeniyle Base Camp’e dönmek zorunda kaldılar. Şu anda Base Camp’ta dinlenen ekip Broad zirvesi için doğru zamanı bekleyecek.

Read More

  Önce Makalu ardından Lhotse ve şimdi de Everest. Everest’te sherpa ve oksijen desteği almadan zirveye ulaşmaya çalışacak olan Revol, Camp II’ye ulaşmış bile. Planı Camp IV ve ertesi gün yani 27 Mayıs’ta zirvede olmak. Elisabeth Revol Camp IV’de. Artık dağda kimsenin kalmadığı bir dönemde oksijen ve sherpa desteği almadan bir anlamda solo olarak bu gece […]

Read More

Everest’e Tırmanma Parasını Ödemeyen, Fakat Yakalandıktan Sonra 2 Katı Para Cezasına Çarptırılan Bahtsız Dağcı

Sıcaklığın inanılmaz oranlarda düşük olduğu, neredeyse nefes alınamama noktasına gelinen Everest’e kaçak tırmanmaya çalışan amatör dağcı, zirveye ulaşamadan yakalandı.

Dünyanın en yüksek noktasını temsil eden Everest, bütün dağcıların hayallerini süslüyor. Bir dağcı için en üst nokta olan Everest, Himalaya sıra dağlarında yer alır ve Nepal ile Tibet sınırı arasında kalır. 8.848 metrelik zirvesi ile birçok insanın hedefi olan Everest’e çıkmak isteyenler, çok yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyorlar.

43 yaşındaki Ryan Sean Davy isimli amatör dağcı, Everest’e kaçak çıkmaya çalıştı.

Everest’e tırmanmak isteyen herkesten 8.500 sterlin(39.500 TL) ücret alan Nepal hükümeti, maddi durumu olmayan dağcılara zor anlar yaşatıyor. Tırmanırken, hükümet yetkililerinden kaçan Davy, dağın zirvesine yaklaştığı sırada, bir mağaraya saklandı. Ana kampın yakınlarında kaçan Davy’i hükümet sorumlusu Gyanendra Shresth yakaladı. Yaptığı açıklamada, “Onu ana kampın yakınlarında yalnız gördüm, ona yaklaştım ve kaçtı” dedi. “Onu arkadaşımla birlikte takip ettim ve yakınlardaki bir mağarada saklanırken yakaladım.” diyen yetkili, Davy’i ödemek istemediği 8.500 sterlin’in iki katı olan 17.000 (79.000 TL) sterlin para cezasına çarptırdı. Para cezası dışında pasaportuna el konulan Davy, 5 yıl boyunca Nepal’e giremeyecek.

Yakalanmadan önce Facebook’tan gönderiler paylaşan Nevy, 24.000 fit(7.300 metre) yüksekliğe kadar çıkmayı başardı. Davy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ben ana kampa geldiğimizde, gizli maliyetleri ödeyecek paraya sahip olmadığımı fark ettim. Tek başıma gitmeme izin vermeyeceklerini biliyordum çünkü daha önce hiç dağcılık deneyimim yoktu. Bir kağıttan dolayı yenilgiye uğramayı kabul etmedim. Bunu kabul etmek benim için çok utanç verici olurdu. Bu yüzden elimde olan az parayla birlikte, Everest’e gizlice giriş yapmaya karar verdim. Ne yazık ki bunu yapamadan yetkililer beni yakaladı ve Everest’e çıkamadan 7.300 metrede kaldım” dedi.

Daha önce Everest isimli filmi izlediyseniz, bu işin ne kadar zor ve tehlikeli olduğunu biliyorsunuzdur. Elbette Davy’nin hayalini gerçekleştirememesine üzüldüm ancak, hiçbir şey onun hayatından daha önemli değil. Oradaki yetkililer, aynı zamanda herkesin hayatından sorumlu oldukları için gayet doğru bir karar almışlar.

 

(webtekno.com)

Dünyanın en yüksek noktası Everest Dağı’nın tepesindeki ünlü Hillary Step kayalığının çöktüğü bildirildi. Yaklaşık 8 bin 800 metrede yer alan kayalığın, iki yıl önceki deprem sırasında tamamen çökmüş olabileceği tahmin ediliyor.

Dünyanın en yüksek dağı Everest’in tepesindeki ünlü Hillary Step kayası artık yok. İngiliz dağcı Tim Mosedale, 16 Mayıs’ta zirveye çıktığını ve kayalığı yerinde göremediğini söyledi. Mosedale, Facebook hesabında “Hillary Step artık yok” yazdı.

Everest’e tırmanan dağcılar, 2015’teki Nepal depreminin Hillary Basamağı’nın çökmesinde rol oynamış olabileceğini söylüyor. Ünlü kayalık, 8 bin 850 metrelik Everest’in en çok çıkılan iki rotasından birinin üzerinde yer alıyordu.

Nepal tarafında yer alan güneybatı rotasındaki kayalık, zirveden hemen önce, 8800 metrede bulunuyordu. Yaklaşık 17 metre yüksekliğindeki Hillary Step, güneybatı rotasının en zor bölümü olarak kabul ediliyor.

Siyah ve gri taşlardan oluşan dimdik kayalığı aşamayan birçok dağcı Hillary Step’te ölmüştü.

Kayalığa adını veren ise, 1953’te Everest’e ilk tırmanan isim olan Sir Edmund Hillary. Sir Hillary, sherpa Tenzing Norgay’la birlikte dünyanın zirvesini gören iki insandan biriydi.

Ünlü kayalık, Everest’e tırmanan Türk dağcı Tunç Fındık’ın notlarında geniş şekilde yer alıyordu:

“…Hiç oyalanmadan Hillary Step’e giden sırtın çentiğine on metre kadar geri tırmanarak iniyoruz. Burası keskin, karlı ve kayalı bir sırtı 150 metre kadar izliyor, sırtın Tibet’e bakan tarafları hep rüzgardan yığılmış kar balkonlarıyla bezenmiş.

…İşte zirveden önceki son esaslı engel olan Hillary Step’in dibine vardım. Önümde dört kişi, bu kayalık duvarda çok yavaşça ve beceriksizce tırmanıyorlar. Burası 17 metre kadar yükseklikte ve temiz, dik, kara renkli bir kayadan oluşan, sırtın üzerini tıkayan bir uçurum. Tırmanış zorluğundan çok boşluk hissi insanı tedirgin ediyor. Soldaki uçurumdan aşağısı neredeyse iki buçuk kilometre, sağdaki boşluk ise dört kilometre yükseklikteki doğu, yani Kangshung yüzü… Neyse ki, hiçbirşey üzerinde fazla düşünecek kadar oksijenli bir ortam yok!

Önümdekiler tırmanınca sıra bana geldi; tırmanmaya giriştim. Ardımdaki beş kişi, Paul ve Nima seyrederken ben de nefessiz kalarak, bazen de kayadan sarkan salkım saçak iplere tutunarak tırmandım. Kaya kendi başına pek zor değildi ama neredeyse 9000 metrede, kramponlarla ve sırt çantasıyla oraya buraya sıkışarak tırmanmaktı zor olan. Gri-siyah taştaki tutamak ve basamaklar belirgin değildi; elimdeki büyük eldivenler bu işe yardımcı olmuyorlardı. Sonunda, Hillary Step’i çok sıkıntı olmadan geçebildim. Kimbilir, o 29 mayıs 1953 gününde Sir Edmund Hillary ve Sherpa Tenzing Norgay burayı tırmanırken neler hissettiler? Bu kaya o tarihe şahit…”

Amerikalı dağcı öldü

Öte yandan, Everest’e tırmanmayı deneyen ABD’li dağcı Roland Yearwood, 8 bin 400 metre yükseklikte yaşamını yitirdi. 50 yaşındaki Yearwood, bu yıl Everst’te ölen üçüncü dağcı.

Yearwood’un ölüm haberi, 26 yaşındaki Hindistanlı dağcı Ravi Kumar’ın aynı bölgede kayıp olduğu haberinin ardından geldi.

Dünyanın en iyi dağcıları arasında gösterilen İsviçreli dağcı Ueli Steck, Everest’e tırmanmak için hazırlandığı sırada düşerek 30 Nisan’da hayatını kaybetmişti.

(Milliyet)

Türk kökenli İran vatandaşı Azim Gheichisaz’ın başarısı Türkiye dağcılık camiası tarafından ilgi ve memnuniyetle takip edildi.   Oksijen ve sherpa desteği almadan gerçekleştirdiği 14×8000 projesinin son ayağı olan Lhotse zirvesine başarı ile tırmanan Türk kökenli İran vatandaşı Azim Gheichisaz, 14×8000 projesini bitiren 37. kişi olarak dağcılık tarihindeki yerini almış oldu. 1981 yılında Tebriz’de doğan genç dağcı kariyerine çok sayıda başarı sığdırarak İran’da […]

Read More