Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

İsviçre Alplerinde 75 yıl önce kaybolan Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin donmuş cesedi Valais kantonundaki bir kayak merkezi yakınlarında bulundu.

Cesetlere, 2600 metre yükseklikte, bir işçi tarafından, teleferik istasyonu yakınında rastlandı. Kayak tesisinin yetkilisi cesetlerden birinin, bulunduğunda tamamen buz kütlesi ile kaplı olduğunu söyledi.

Bernhard Tschannen, Glacier 3000 kayak tesisi yöneticisi: “Arkadaşlarımızdan biri önce, gördüğü kütleyi bir taş kümesi sandı. Biraz daha yaklaştığında, sırt çantası ve bazı kaplarla, su şişesi gördü. Sonra da birer çift erkek ve kadın çorabına rastladı.”

Çiftin 7 çocuğundan en küçüğü, 79 yaşındaki Marceline Udry-Dumoulin, bütün yaşamlarını anne babasını aramak için geçirdiklerini hiç vazgeçmedikilerini ve bir gün onlara hak ettikleri bir cenaze töreni düzenleyeceklerine hep inandıklarını söyledi.

Polis yetkilileri çiftin kaybolduğu bilgisinin 15 Ağustos 1942’de kayda geçtiğini, bölgede 1925 yılından itibaren 280 kişiyle ilgili kayıp ihbarının olduğunu açıkladı.

Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin bir buzul yarığına yuvarlandıkları ve burada onyıllarca buz tabakalarının arasında sıkıştıkları ve buz kütleleri eriyince bedenlerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

 

(tr.euronews.com)

 

2 gün önce 6200 metre Camp II’ye çıkan Tunç Fındık, Oscar Cadiach ve Ali Sadpara’dan oluşan ekip kötü hava ve kar yağışı nedeniyle Base Camp’e dönmek zorunda kaldılar. Şu anda Base Camp’ta dinlenen ekip Broad zirvesi için doğru zamanı bekleyecek.

Read More

  Önce Makalu ardından Lhotse ve şimdi de Everest. Everest’te sherpa ve oksijen desteği almadan zirveye ulaşmaya çalışacak olan Revol, Camp II’ye ulaşmış bile. Planı Camp IV ve ertesi gün yani 27 Mayıs’ta zirvede olmak. Elisabeth Revol Camp IV’de. Artık dağda kimsenin kalmadığı bir dönemde oksijen ve sherpa desteği almadan bir anlamda solo olarak bu gece […]

Read More

Everest’e Tırmanma Parasını Ödemeyen, Fakat Yakalandıktan Sonra 2 Katı Para Cezasına Çarptırılan Bahtsız Dağcı

Sıcaklığın inanılmaz oranlarda düşük olduğu, neredeyse nefes alınamama noktasına gelinen Everest’e kaçak tırmanmaya çalışan amatör dağcı, zirveye ulaşamadan yakalandı.

Dünyanın en yüksek noktasını temsil eden Everest, bütün dağcıların hayallerini süslüyor. Bir dağcı için en üst nokta olan Everest, Himalaya sıra dağlarında yer alır ve Nepal ile Tibet sınırı arasında kalır. 8.848 metrelik zirvesi ile birçok insanın hedefi olan Everest’e çıkmak isteyenler, çok yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyorlar.

43 yaşındaki Ryan Sean Davy isimli amatör dağcı, Everest’e kaçak çıkmaya çalıştı.

Everest’e tırmanmak isteyen herkesten 8.500 sterlin(39.500 TL) ücret alan Nepal hükümeti, maddi durumu olmayan dağcılara zor anlar yaşatıyor. Tırmanırken, hükümet yetkililerinden kaçan Davy, dağın zirvesine yaklaştığı sırada, bir mağaraya saklandı. Ana kampın yakınlarında kaçan Davy’i hükümet sorumlusu Gyanendra Shresth yakaladı. Yaptığı açıklamada, “Onu ana kampın yakınlarında yalnız gördüm, ona yaklaştım ve kaçtı” dedi. “Onu arkadaşımla birlikte takip ettim ve yakınlardaki bir mağarada saklanırken yakaladım.” diyen yetkili, Davy’i ödemek istemediği 8.500 sterlin’in iki katı olan 17.000 (79.000 TL) sterlin para cezasına çarptırdı. Para cezası dışında pasaportuna el konulan Davy, 5 yıl boyunca Nepal’e giremeyecek.

Yakalanmadan önce Facebook’tan gönderiler paylaşan Nevy, 24.000 fit(7.300 metre) yüksekliğe kadar çıkmayı başardı. Davy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ben ana kampa geldiğimizde, gizli maliyetleri ödeyecek paraya sahip olmadığımı fark ettim. Tek başıma gitmeme izin vermeyeceklerini biliyordum çünkü daha önce hiç dağcılık deneyimim yoktu. Bir kağıttan dolayı yenilgiye uğramayı kabul etmedim. Bunu kabul etmek benim için çok utanç verici olurdu. Bu yüzden elimde olan az parayla birlikte, Everest’e gizlice giriş yapmaya karar verdim. Ne yazık ki bunu yapamadan yetkililer beni yakaladı ve Everest’e çıkamadan 7.300 metrede kaldım” dedi.

Daha önce Everest isimli filmi izlediyseniz, bu işin ne kadar zor ve tehlikeli olduğunu biliyorsunuzdur. Elbette Davy’nin hayalini gerçekleştirememesine üzüldüm ancak, hiçbir şey onun hayatından daha önemli değil. Oradaki yetkililer, aynı zamanda herkesin hayatından sorumlu oldukları için gayet doğru bir karar almışlar.

 

(webtekno.com)

Dünyanın en yüksek noktası Everest Dağı’nın tepesindeki ünlü Hillary Step kayalığının çöktüğü bildirildi. Yaklaşık 8 bin 800 metrede yer alan kayalığın, iki yıl önceki deprem sırasında tamamen çökmüş olabileceği tahmin ediliyor.

Dünyanın en yüksek dağı Everest’in tepesindeki ünlü Hillary Step kayası artık yok. İngiliz dağcı Tim Mosedale, 16 Mayıs’ta zirveye çıktığını ve kayalığı yerinde göremediğini söyledi. Mosedale, Facebook hesabında “Hillary Step artık yok” yazdı.

Everest’e tırmanan dağcılar, 2015’teki Nepal depreminin Hillary Basamağı’nın çökmesinde rol oynamış olabileceğini söylüyor. Ünlü kayalık, 8 bin 850 metrelik Everest’in en çok çıkılan iki rotasından birinin üzerinde yer alıyordu.

Nepal tarafında yer alan güneybatı rotasındaki kayalık, zirveden hemen önce, 8800 metrede bulunuyordu. Yaklaşık 17 metre yüksekliğindeki Hillary Step, güneybatı rotasının en zor bölümü olarak kabul ediliyor.

Siyah ve gri taşlardan oluşan dimdik kayalığı aşamayan birçok dağcı Hillary Step’te ölmüştü.

Kayalığa adını veren ise, 1953’te Everest’e ilk tırmanan isim olan Sir Edmund Hillary. Sir Hillary, sherpa Tenzing Norgay’la birlikte dünyanın zirvesini gören iki insandan biriydi.

Ünlü kayalık, Everest’e tırmanan Türk dağcı Tunç Fındık’ın notlarında geniş şekilde yer alıyordu:

“…Hiç oyalanmadan Hillary Step’e giden sırtın çentiğine on metre kadar geri tırmanarak iniyoruz. Burası keskin, karlı ve kayalı bir sırtı 150 metre kadar izliyor, sırtın Tibet’e bakan tarafları hep rüzgardan yığılmış kar balkonlarıyla bezenmiş.

…İşte zirveden önceki son esaslı engel olan Hillary Step’in dibine vardım. Önümde dört kişi, bu kayalık duvarda çok yavaşça ve beceriksizce tırmanıyorlar. Burası 17 metre kadar yükseklikte ve temiz, dik, kara renkli bir kayadan oluşan, sırtın üzerini tıkayan bir uçurum. Tırmanış zorluğundan çok boşluk hissi insanı tedirgin ediyor. Soldaki uçurumdan aşağısı neredeyse iki buçuk kilometre, sağdaki boşluk ise dört kilometre yükseklikteki doğu, yani Kangshung yüzü… Neyse ki, hiçbirşey üzerinde fazla düşünecek kadar oksijenli bir ortam yok!

Önümdekiler tırmanınca sıra bana geldi; tırmanmaya giriştim. Ardımdaki beş kişi, Paul ve Nima seyrederken ben de nefessiz kalarak, bazen de kayadan sarkan salkım saçak iplere tutunarak tırmandım. Kaya kendi başına pek zor değildi ama neredeyse 9000 metrede, kramponlarla ve sırt çantasıyla oraya buraya sıkışarak tırmanmaktı zor olan. Gri-siyah taştaki tutamak ve basamaklar belirgin değildi; elimdeki büyük eldivenler bu işe yardımcı olmuyorlardı. Sonunda, Hillary Step’i çok sıkıntı olmadan geçebildim. Kimbilir, o 29 mayıs 1953 gününde Sir Edmund Hillary ve Sherpa Tenzing Norgay burayı tırmanırken neler hissettiler? Bu kaya o tarihe şahit…”

Amerikalı dağcı öldü

Öte yandan, Everest’e tırmanmayı deneyen ABD’li dağcı Roland Yearwood, 8 bin 400 metre yükseklikte yaşamını yitirdi. 50 yaşındaki Yearwood, bu yıl Everst’te ölen üçüncü dağcı.

Yearwood’un ölüm haberi, 26 yaşındaki Hindistanlı dağcı Ravi Kumar’ın aynı bölgede kayıp olduğu haberinin ardından geldi.

Dünyanın en iyi dağcıları arasında gösterilen İsviçreli dağcı Ueli Steck, Everest’e tırmanmak için hazırlandığı sırada düşerek 30 Nisan’da hayatını kaybetmişti.

(Milliyet)

Türk kökenli İran vatandaşı Azim Gheichisaz’ın başarısı Türkiye dağcılık camiası tarafından ilgi ve memnuniyetle takip edildi.   Oksijen ve sherpa desteği almadan gerçekleştirdiği 14×8000 projesinin son ayağı olan Lhotse zirvesine başarı ile tırmanan Türk kökenli İran vatandaşı Azim Gheichisaz, 14×8000 projesini bitiren 37. kişi olarak dağcılık tarihindeki yerini almış oldu. 1981 yılında Tebriz’de doğan genç dağcı kariyerine çok sayıda başarı sığdırarak İran’da […]

Read More

Iğdır’da 2 bin 552 metre yüksekliğe sahip Tekelti Dağı, dağcılık sporuyla uğraşanların uğrak yeri olmaya aday…

Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Akoluk köyünde yer alan ve doğa sporlarındaki gereksinimlerden birçoğunu barındıran 2 bin 552 metre rakımlı Tekelti Dağı, köylülerin dağa yapacağı dağ evi ve sosyal tesis ile doğa sporcularının cazibe merkezi olacak.

Akoluk köyü sakinleri, Tekelti Dağı’nın cazibe merkezi yapılarak köylerine gelir sağlanması için girişim başlattı.

Dağın eteğindeki Akoluk köyünde yaşayanlar, bölgenin tanıtılması adına düzenledikleri kampanyadan elde edilen gelirle içerisinde dağ ve konuk evleri, kamp alanı, cami, park ve spor aletlerinin bulunacağı sosyal tesis yapma kararı aldı.

Dağ evine dağcı İskender Iğdır’ın adı verilecek

Köylülerin bağışladığı bin 200 metrekare alan üzerine yapımına başlanılan tesis ile bölgede dağcılığın yanı sıra dağ bisikleti, yamaç paraşütü, doğa yürüyüşü, kampçılık, fotoğrafçılık ve kaya tırmanışı alanlarında faaliyet sürdüren sporcuları ağırlamaya hazırlanıyor.

Yapımına başlanılan tesisteki dağ evine de 2000 yılında Ağrı Dağı’na gerçekleştirdiği tırmanışta hayatını kaybeden Iğdırlı dağcı İskender Iğdır’ın adı verilecek.

Iğdır Kültür ve Turizm Müdürü Osman Engindeniz, yapılacak tesisin bölgenin turizmi açısından faydalı olacağını söyledi.

Engindeniz, Tekelti Dağı ve civarının, doğa sporcularının aradığı neredeyse tüm şartlara uygun olduğuna dikkati çekti.

Gönüllülerin bağışlarıyla yapılacak tesis ile ata topraklarının terk edilmeyeceğine inandıklarını anlatan Atam, şunları söyledi:

“Buraya köyümüzde potansiyeli olan dağcılık için bir dağ evi yaptık ve adına Iğdır’ın yetiştirdiği önemli dağcılardan İskender Iğdır’ın adını verdik. Temelini attık, inşallah önümüzdeki dönemlerde bölgeden, dünyanın çeşitli ülkelerinden doğa sporlarıyla ilgilenen dağcıları, doğa sporcularını buraya bekliyoruz. Bunu bir vefa borcu olarak yaptık. İstanbul’dan arkadaşlarla buluşup bu köyün gençleri, okumuşları olarak bir araya geldik, gönül birliğiyle el ele verdik. İnşallah köyümüzü canlandırma niyetindeyiz.”

Tekelti Dağı dağcılık camiasına kazandırılacak

İskender Iğdır Ağrı Dağı Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (AKUD) sporcusu Ümit Sönmez, “Iğdır denilince Ağrı Dağı akla geliyor ama kentin doğal güzelliklerden Tekelti Dağı da dağcılık camiasına kazandırılmalı. Tekelti Dağı kendi başına, çok tatlı parkuru olan bir dağ. İki yerde ipli geçiş gerekiyor, teknik tırmanış gerektiren bir dağ.” dedi.

Sönmez, dağı Iğdır’ın bir değeri olarak tanıtmak istediklerini ifade ederek, “Tekelti halkının da bir girişimi var, burada bize bir dağ evi imkanı sunacaklar. Bu girişimlerin sonucunda, her yıl uzun vadeli bir dağcılık festivali yapmayı planlıyoruz. Bu güzel dağı Iğdır’ın bir sembolü haline getirip dağcılık camiasına kazandırmak istiyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve Avusturya’dan gelen dağcılar, dağ evi ve sosyal tesisin temel atma törenine katıldıktan sonra Tekelti Dağı’na zirve tırmanışı gerçekleştirip zirvede Türk Bayrağı açtı.

Tamamı teknik tırmanış gerektiren Tekelti Dağı’nın kullanılabilir rotalarından güney rotasına Azerbaycan’ın milli kahramanı Şehit Mübariz İbrahimov’un, batı rotasına da İskender Iğdır’ın adı verildi.

 

(trthaber.com)

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’na tırmanırken fenalaşan 48 yaşındaki doğa yürüyüşü rehberi Servet Sezgin, hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, emekli astsubaylar Servet Sezgin  ve Şükrü Sedef Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’na yürüyerek çıkmak için Sabah saatlerinde Beycik Yaylası’ndan yola çıktı. Tahtalı Dağı’nın zirvesine yaklaşık 3 kilometre kala rahatsızlanan Sezgin, kalp krizi geçirdi ve yere yığıldı. Emekli astsubaya ilk müdahaleyi dağda yürüyüş yapan Rus bir doktor ve yanındaki arkadaşı yaptı.
  Durumun 112 Acil Servis ekiplerine bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Sezgin’e kalp masajı ve suni teneffüs yaptı. Yaklaşık yarım saat süren kalp masajı sonrası Sezgin kurtarılamadı.
  Sezgin’in cesedi, sağlık ekipleri ve Olympos Teleferik çalışanları tarafından zirveye çıkarıldı.
  Teleferikle aşağıya indirilen emekli astsubayın cesedi, Kemer Devlet Hastanesi morguna, oradan da otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

 

(milliyet.com.tr)

Türkiye Dağcılık Federasyonu üyesi dağcılık kulüplerinin ortaklaşa düzenledikleri Bolkar Dağı’nın 3 bin 524 metre yüksekliğindeki Medetsiz zirvesine, kış tırmanışı geçekleştirildi. ‘Kar Erimeden Medetsiz’ etkinliği kapsamında Profesyonel Doğa ve Su Sporları Kulübü, Çukurova Doğa Gezginleri Spor Kulübü, Everest Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, Toros Dağcılık Kulübü, Ereğli Dağcılık Kulübü ve Mersin Dağcılık Spor Kulübü üyelerinin katıldığı zirve […]

Read More

Elektronik cihazlar da üşür. Soğuklar cep telefonu, tablet kullanımını da etkiliyor. Soğuğa maruz kalınca kolayca bozulabiliyor veya şarjları bitebiliyor. Alınabilecek basit önlemler var.

Türkiye’de son günlerde yaşanan Sibirya soğukları teknolojiyi de etkiledi. Hemen herkesin elinden düşmeyen cep telefonları, tablet, bilgisayar, fotoğraf makinesi gibi cihazlar da soğuğa dayanıklılık mücadelesi veriyor. Su geçirmeyen, soğuğa, darbeye dayanıklı cihazlar böyle dönemlerde imdada yetişiyor. Karlı havalar cihazlarını korumak isteyenlerin aksesuar talebini de artırdı. Erken biten bataryalar, su alan veya düşen cihazlar pek çok insanı zor durumda bıraktı. Kış ayları telefon bataryasını olumsuz etkileyebiliyor.

 

Yeni nesil akıllı telefonların bataryası gün içinde ani şekilde bitebiliyor. Soğuğa karşı tekno cihazlarda alınabilecek önlemlere göz attık.

 

Batarya erken biterse

Aşırı soğuk havalarda ekran ve bataryalar en fazla etkilenen parçalar. Tüketicilere telefonlarını aşırı soğuk havalarda korumak için ilk olarak sıcak tutmaları öneriliyor. Bunun için palto cebinde, çantada taşımak en basit çözümler olarak görülüyor.

Soğuk havalarda akıllı telefonların batarya dayanıklılık süresi de ciddi oranda düşüyor. Soğuk şarjın dayanıklılık süresini etkiliyor. Hava şartları belirli bir derecenin altına düştüğü zaman telefon şarjı az gitmeye başlıyor. Boşalan bataryayı doldurmak için de telefonun belli bir sıcaklıkta olmasına dikkat edilmesi öneriliyor.

Darbelere ve özellikle neme karşı koruyan kılıflar kullanılabilir. Dokunmatik ekranlar için özel üretilen eldivenler var. MOBİSAD Başkanı Sinan Ekşi, böyle dönemlerde özellikle kılıf satışlarında artış görüldüğünü vurguluyor. Darbe emici ekran koruyucular ve cihazları tamamen saran ürünler rağbet görüyor.

Kulaklıklar da işe yarayabilir. İyi ses kalitesi olan ve güvenilir bir cevaplama düğmesi sunan bir modelle telefonu kar ve suya maruz kalmaktan kurtarabilirsiniz. Cep telefonunuz çaldığında çanta veya cebinizden çıkarmadan bu şekilde cevaplayabilirsiniz.

 

Ani sıcaklık değişimi

Elektronik cihazları sıcak ortamdan soğuk ortama çıkarırken de dikkat edilmesi gerekenler var. Ani sıcaklık değişimine maruz kalan cihazlar düzgün çalışmayabilir. Soğuk havaya maruz kalan ve karda donan cihazların ilk olarak oda sıcaklığında bekletilmesi öneriliyor. Cihazınızı sıkı, su sızdırmaz plastik bir torbaya koyun ve sıcak bir odaya götürün. Böylece buğulanma ve terleme cihazınızda değil, plastik çantada olacak. Çalıştırmadan önce de oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.

Uzun süre soğuk bir ortamda ya da dışarıda bulunmanız gerekebilir. Böyle bir durumda acil bir telefon görüşmesi yapmanız gerekmiyorsa telefonu kapalı tutabilirsiniz. Telefonun sesini çok yükseltip iç cebinizde taşıyabilirsiniz. Eldivenle kullanımı kolaylaştırmak için de gelen çağrıları otomatik kabul edecek şekilde ayarlayabilirsiniz.

Yağışlı havalarda da akıllı telefon kullanmak zaman zaman risk taşıyabilir. Cihazla temas eden yağmur ya da kar taneleri telefondaki hoparlör, tuşlar ve şarj girişinden içeri sızarak arızaya neden olabilir. Tesan Genel Müdürü Rüştü Arseven, “Acil durumlarda kullanıcıların şarjsız kalmamaları için evden ya da işyerlerinden çıkmadan önce telefonlarını tam şarj etmelerini öneriyoruz. Ancak bu bile yeterli olmayabilir. Bu nedenle yanlarında mutlaka taşınabilir şarj cihazı bulundurmalılar” diyor.

 

Su geçirirse ne yapmalı?

Su ya da kar geçiren bir cihazda ilk yapılması gereken pilini çıkarmak. Cihazın düzelmesi için ilk güç kaynağını kesmek gerekiyor. Islak bir cep telefonu ya da tableti çalıştırmaya uğraşmayın. Bu kısa devre yapmasına neden olabilir. Sim kart, cep telefonu, hafıza kartını ve pili çıkartıp ayrı kuru peçetelere sarın. Islak parçaları silin. Saç kurutma makinesi kullanmayın ya da fırına koymayın. Bunun yerine ıslak parçaları pencereye yakın kuru ve nemsiz bir ortamda bırakın. Pirinç yöntemi de kullanılabilir. Yarım gün bu şekilde kalsın. Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa güvenilir bir tamirciye başvurun.

 

YENİ ÜRÜN

Cepte taşınabilen fotoğraf makinesi

Canon, PowerShot G serisini cepte taşınabilecek tasarımlı ince yeni modeli PowerShot G9 X Mark II ile yeniledi. 8.2 kare/saniyeye kadar süper yüksek sürekli çekim hızları, büyük 1.0 tip 20.1 megapiksel sensör ve Canon’un DIGIC 7 işlemcisine sahip olan yeni fotoğraf makinesi, deklanşöre her bastığınızda hemen harekete geçen hassas bir performans sunuyor.

DIGIC 7 ve CMOS sensöründen güç alan G9 X Mark II, paralel sabitleme işlemi kullanılarak 3.5 duraklı düzeltme olanağı sunan çift algılamalı görüntü sabitlemesi hareket halinde çekim yapmak için ideal sonuçlar veriyor.

Her şeyin çekimini yapabilmeniz için PowerShot G9 X Mark II’de 3x optik zum ve 28 mm geniş açı lensi bulunuyor. Bu özellikleri sayesinde portreler ve güzel manzaralar da çekebilirsiniz. f/2.0 lensi daha fazla ışık girişine izin vererek, size düşük ISO veya yüksek enstantane hızlarını kullanma özgürlüğü de sunuyor.

 

YENİ UYGULAMA

Sahipsiz hayvanlar için fon yaratıyor

Kâr amacı gütmeyen mobil uygulama temelli sosyal sorumluluk projesi ‘Ben Dostum’, sahipsiz hayvanlar için sürdürülebilir bir fon yaratmak üzere yola çıktı. Projenin hedefi sahipsiz hayvanları besleyen, hayvanlara tedavileri ve yuva bulmaları için emek harcayan kişi ve organizasyonlara destek olmak. Kazanımın tamamı sokak hayvanlarının tedavi, mama ve barınma ihtiyaçlarını giderecek şekilde harcanacak.  

Projenin kurucularından Yalçın Tarkan ve Figen Tarkan, “Başta İzmir olmak üzere İstanbul ve Ankara’da hayvan dostu gönüllü ve gruplara ulaşıldı ve toplantılar yapıldı. Her üç şehirde ‘Ben Dostum’ gönüllü proje ekipleri oluşturuldu. Popüler bölgelerdeki işletmelere gidilip proje hakkında bilgi verildi ve farkındalık yaratıldı” diye konuştu.

 

YENİ YAZILIM

Yerli yazılıma Pardus dopingi

TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli işletim sistemi Pardus yeni güncellemeler ve geliştirmeler ile zorunlu hale geliyor. İlk olarak Havelsan’da kullanılmaya başlanacak olan yerli işletim sistemi havacılık ve savunma sanayisinde öncülük edecek. Milli yazılımın önünün açılacağı zorunluluk ile özellikle, 15 Temmuz darbe girişiminde ön plana çıkan milli güvenlik sorununun ortadan kaldırılması hedefleniyor.

CPM Yazılım’ın Başkanı Recep Palamut, projenin yazılım sektörü için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “Pardus işletim sistemi ile yerli yazılım kullanımı zorunluluğu, Türk yazılımını da dünya ülkeleriyle yarışacak hale getirecek. Şu anda ülkemizde birçok Hastane ve kurumda Pardus kullanılmaya başlandı. Yerli işletim sistemi Pardus açık kaynaklı bir yazılım olduğu için virüs ve benzeri zararlı dosyaların bulaşma ihtimali de ortadan kalkıyor. Pardus yerli işletim sistemi ülkemizin imza attığı başarılı işlerden biri olacağına inanıyoruz” dedi.

 

(milliyet.com.tr)