Sol arka tarafta Selçuk yani Ayasuluk Kalesi görünüyor. Peki atı arkasında ilerleyen bu adam hangi yapının önünde duruyor? Yorum bırakmayı unutmayınız..
İncil Hristiyanlarca kutsal olduğu kadar aslında tüm dünya için tarihsel bilgiler de içeren bir kitaptır. İncelediğimizde Efes için önemli olayları net bir şekilde bizlere aktarmaktadır. Aziz Pavlus Efes’e geldiğinde öğretilerini yaymaya uğraşırken problemler ortaya çıkmaya başlamıştı İşte bu olayları “Elçilerin İşleri 19 ‘da bizlere sırasıyla aynen şu şekilde aktarmaktadır; Efes’teki Kargaşalık 23 O sırada İsa’nın yoluna […]
Büyük Türk komutanı ve devlet adamı, aynı zamanda büyük Türk düşünürü ve şairi Şah İsmail’i doğru anlamak bugünkü Türkiye’de çok önemlidir. Ciddi bir rakip olarak ortaya çıkması, Osmanlıların yüzyıllar boyunca süregelen azılı düşmanlıklar ve yok etme girişimlerine rağmen ayakta kalmayı başarabilmesi Şah İsmail’i ve kurduğu devletinin önemini bir kat daha arttırmıştır. Türklerin tarihini sadece Osmanlı […]
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar 3. GELENEKSEL LATMOS ZİRVE TRANS FAALİYETİ (1374 M.) Tarih: 12 Kasım – 13 Kasım 2016 (Cumartesi – Pazar) Katılım koşulları: Katılmak için aşağıdaki duyuruyu eksiksiz okumanız ve rehbere isim yazdırmanız mecburidir. Başka bir şubemizin üyesi veya farklı bir kulübün sporcusu iseniz başkanınızın veya ilgili yöneticinizin bize isim yazdırması gereklidir. Genç Dağcı […]
Psikoterapi, antidepresan kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleri çoğu zaman ağır depresyon tedavisinde temel uygulamalardır. Fakat bazen de sadece biraz güneş ışığı almak, biraz temiz hava solumak ve çıplak ayaklara çimlere basmak da depresyon belirtilerini azaltabilir.
Bazı araştırmalar dışarı çıkmanın ruh haline iyi geldiğini gösterse de, bilim henüz tam anlamıyla bunu kanıtlamış değil. Konunun uzmanlarından Dr. Brad M. Ready, araştırmalarda kullanılan kanıtların genellikle anekdotlardan oluştuğunu ifade ediyor. İşin güzel yanı ise, dışarı çıkıp bu teorinin doğruluğunu kendi kendinize kolaylıkla test edebilecek olmanız.
Dr. Ready’nin de yürüttüğü doğa terapi programları, doğayı ağır depresyon belirtilerini azaltmak için kullanmayı öğretiyor. Ready bunu şöyle anlatıyor: “Doğal bir ortamda zorluklarla yüzleşmek ve sorunları çözmek; özsaygı ve yeterlilik duygusunu geliştiriyor.”
Ready’ye göre dışarıda, güzel ortamlarda bulunmak farkındalığı artırır. Farkındalıksa diyalektik davranış terapisi olarak bilinen kanıta dayalı terapilerin en önemli bölümünü oluşturur. Bu terapi türü, sizi rahatsız eden şeylerle mücadele etmek yerine onları kabul etmeyi teşvik eder. Ready diyalektik davranış terapisinin mizaç bozukluğu ve kronik olarak intihara meyilli bireylerde etkili olduğunu ifade ediyor.
Doğanın depresyon belirtilerini sakinleştiren etkisinin yanı sıra, dışarıda bulunmak bireye egzersiz yapma şansını da sağlar, ki bu da depresyon tedavisine yardımcı olan bir başka şeydir. 2013 yılında Extreme Physiology & Medicine dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre; egzersiz kendi başına endorfin salgılanmasına neden olurken, dışarıda egzersiz yapmak ek olarak özsaygıyı geliştiriyor, depresyon, öfke ve gerginlik gibi olumsuz duyguları azaltıyor.
Bu şekilde etkisi ikiye katlanan egzersiz sayesinde hem bedeninize hem de ruhunuza hitap edebiliyorsunuz. Araştırmacılar, dışarıda yapacağınız 5 dakikalık egzersizlerin bile çok büyük faydalarının olacağını söylüyor.
Tırmanışçı Dick Sederquist, tüm hayatı boyunca mücadele ettiği depresyonu, doğada geçirdiği zaman sayesinde aştığını belirtiyor. Emekli bir mühendis olan, şu günlerde ise yazarlık ve motivasyon konuşmacılığı yapan Sederquist, zihinsel bir desteğe ihtiyaç duyduğu her zaman tırmanmaya gidiyor. Depresyonunun en ağır geçtiği zamanlarda, tırmanmanın kendisine somut hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirmenin mutluluğunu sağladığını belirten Sederquist, aynı zamanda geleceğe dair de yeni hedefler koyma ve bunları başarma umudunun doğduğunu belirtiyor: “Tırmanış yapmak, sanki bir zaman makinesinin içine girmek gibi… Aslında zaman mefhumundan bağımsız bir deneyim. Şehrin gürültüsünden uzakta, doğanın kalbinde hissettikleriniz sadece sarf ettiğiniz emek, nefesiniz ve etrafınızdaki doğa. Böyle bir ortamda gündelik endişelerinizin zihninizi dağıtması imkansız.”
Ağır bir depresyondan muzdaripsiniz, ya da sadece duygusal sağlığınızı geliştirmek istiyorsunuz. Ready, bu gibi durumlarda her gün dışarı çıkmanızı söylüyor: “Tüm benliğinizle doğayı hissedin, yeni kesilmiş çim kokusunu içinize çekin, ayaklarınızı bir göle ya da ırmağa sokun. Eğer sürekli spor salonunda spor yapanlardansanız, dışarıda yürüyüş yapmayı deneyin. Koşun, tırmanın, bisiklet sürün. Öğle ve akşam yemeklerinizi dışarıda yiyin.”
Doğada vakit geçirmek, daha önceden belirlenen depresyon tedavi planınızla yer değiştiremez. Ancak bunu tamamlayan yardımcı bir unsur olabilir. Dışarıda ruhunuzu yumuşatan bir şeyler olduğunu söyleyen Ready, ifadelerini şu şekilde sonlandırıyor: “Doğada farkındalık ve minnettarlık hissi, güzellik ve sükunet var. Doğanın sessizliği zihni de sakinleştiriyor ve insana kendi özüyle iletişime geçme fırsatı sunuyor.”
(uplifers)
Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Enstitüsü tarafından tescil edilmiş 2 bin kilometrelik Via Francigena rotasına Türkiye’nin de dahil olması, hem Türkiye’nin Avrupa’daki tanıtımını artıracak, hem de halihazırda Türkiye’de bulunan 17 yürüyüş rotasının bakım, korunma ve bilinirliğine katkı sağlayacak.
Projeyi yürüten Kültür Rotaları Derneği, Avrupalı ortağı Via Francigena Birliğinin İtalya’da belediyeler ile birlikte çalışarak koordine ettiği yürüyüş turizm sistemini proje ile Türkiye’de de uygulamaya başlayacak. Projeye Türkiye’deki Evliya Çelebi, Aziz Paul ve Likya Yollarına ev sahipliği yapan Antalya Demre Belediyesi, Bursa İnegöl Belediyesi ve Isparta Eğirdir Belediyesi de destek veriyor.
Proje kapsamında rotaları kullanacak olan yürüyüşçülerin konaklamasından diğer tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar pek çok konuda Avrupa’da neler yapıldığına ilişkin yerinde inceleme fırsatları da sunuluyor. İtalya’da tüm bu hizmetlerin sunumu ve rotalar yerinde incelendikten sonra Türkiye için bölgesel planlar oluşturulacak ve bir de pilot bölge seçilecek. İtalya’daki üniversitelerin Kültürel Miras Yönetimi bölümlerinde okuyan öğrenciler ise pilot bölgeleri test edecekler.
Her yıl İtalya’da çok kapsamlı olarak gerçekleştirilen Via Francigena festivallerinde görücüye çıkacak olan Türkiye, Avrupalı yürüyüşçülere tanıtılacak. Böylece Türkiye’deki kültür rotaları daha fazla turiste açılacak.
Avrupa’dan Türkiye’ye Yürüyoruz projesi aynı zamanda Likya gibi diğer kültür rotalarının korunmasına da katkı sağlayacak. Belediyeler ile nasıl bir işbirliği yapılması gerektiği gibi konulara çözümler bularak diğer rotalar için de model oluşturulacak. Böylelikle Avrupa standartlarına uygun kültür rotası ve yönetimi rehberi geliştirilecek.
Daha fazla bilgi www.cultureroutesinturkey.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
(siviltoplumdiyalogu)
Batıda ve kuzeyde Frigya ile, doğuda İsaura (Lycaonia) ve güneyde Likya ve Pamphylia ile çevrili dağlık bölgede, ormanlar arasında gizlenmiş Pisidia sınırları içinde kalan antik kentler, Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün (AİAE) projesiyle birbirine bağlanıyor. İlk ayağı 250 kilometrelik rota, ziyaretçilerine masalsı bir gezi deneyimi sunuyor. 1947 yılında Ankara’da kurulan İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün ‘Kültürel Miras Yönetimi Projesi’, 2013 yılında başladı. Bu kapsamda projenin uygulama alanlarından biri olarak günümüzde Isparta, Burdur ve Kuzey Antalya’nın sınırları içinde yer alan antik Pisidya bölgesi seçildi. ‘Antik Pisidia Bölgesi Arkeolojik ve Eko-Turizmin Geliştirilmesi Projesi’nin amacı, alandaki arkeolojik mirasın bölge halkına sosyo-ekonomik faydalar sağlamak amacıyla kullanılması için bir yol haritası belirlemek olarak saptandı.
Burdur, Eğirdir ve Beyşehir göllerinden Antalya Körfezi’ne uzanan bu alan arkeolojik açıdan oldukça zengin olmasına rağmen yeterince tanınmıyor. Proje Koordinatörü Dr. Işılay Gürsu, “İlk ayağı 250 kilometrelik uzunluğa ulaşan rotanın büyük kısmı antik yollardan, halen kullanılan küçük patikalardan ya da orman yollarından geçiyor. Önümüzdeki aşama, gerekli birimlerden izinlerin alınmasının ardından, rota boyunca önemli noktalarda yürüyüşçülere yol gösterecek tabelaların yerleştirilmesi. Hem arkeolojik hem de doğal güzelliklerin yerlerini belirten GPS noktaları alınmış olup, internet sitesi ve mobil uygulamalar aracılığıyla ziyaretçilerle paylaşılacak. Ayrıca basılı haritalar ve bir rehber kitap da hazırlanmaktadır” açıklamasını yaptı.
(Sabah)
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar Zirve Dağcılık Selçuk Şubesi Hochkönig Zirve Tırmanışı için 9 kişilik ekip ile yola çıktı. 12-18 Haziran 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek faaliyet kapsamında Avusturya Alplerinde Türklerin fazla gitmediği bölgelerde çeşitli doğa faaliyetleri yapacak olan ekip doğa ve dağ yürüyüşlerinin yanı sıra 2941 metre yüksekliği bulunan Hochkönig Zirvesine de tırmanmayı deneyecekler. İlk olarak 1826 tarihinde […]
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar Arkadaşlar feribot seferleri ile ilgili güzel bir gelişme oldu, bu nadenle bizde etkinliğimize bir gece de Samos konaklaması ekledik. Bu ekleme sayesinde fazladan Samos’u da görüp Ikaria Adasına iyice yaklaşmış olacağız. Diğer ihtimalde Cuma akşam saatlerine varıp günümüzü öldürmek yerine sabah saatlerinde adaya varmış olacağız. Üstelik Cuma sabahı çok erken saatte Kuşadasına gelemeyenlerin […]
Delicately crafted using Franz Josef theme and WordPress.
This website stores cookies on your computer. These cookies are used to provide a more personalized experience and to track your whereabouts around our website in compliance with the European General Data Protection Regulation. If you decide to to opt-out of any future tracking, a cookie will be setup in your browser to remember this choice for one year.
Accept or Deny