Yolculuk devam ediyor..

Popular

SELÇUK (Apasa-Ephesus-Ayasuluk) Tarihi Kartpostal ve Fotoğrafları – 2

Sol arka tarafta Selçuk yani Ayasuluk Kalesi görünüyor. Peki atı arkasında ilerleyen bu adam hangi yapının önünde duruyor? Yorum bırakmayı unutmayınız..

İncil’de “Efes, Artemis Olayları ve Gökten Düşen Gizemli Taş”

İncil Hristiyanlarca kutsal olduğu kadar aslında tüm dünya için tarihsel bilgiler de içeren bir kitaptır. İncelediğimizde Efes için önemli olayları net bir şekilde bizlere aktarmaktadır. Aziz Pavlus Efes’e geldiğinde öğretilerini yaymaya uğraşırken problemler ortaya çıkmaya başlamıştı İşte bu olayları “Elçilerin İşleri 19 ‘da bizlere sırasıyla aynen şu şekilde aktarmaktadır; Efes’teki Kargaşalık 23 O sırada İsa’nın yoluna […]

Büyük Türk Komutanı Şah İsmail

Büyük Türk komutanı ve devlet adamı, aynı zamanda büyük Türk düşünürü ve şairi Şah İsmail’i doğru anlamak bugünkü Türkiye’de çok önemlidir. Ciddi bir rakip olarak ortaya çıkması, Osmanlıların yüzyıllar boyunca süregelen azılı düşmanlıklar ve yok etme girişimlerine rağmen ayakta kalmayı başarabilmesi Şah İsmail’i ve kurduğu devletinin önemini bir kat daha arttırmıştır. Türklerin tarihini sadece Osmanlı […]

Recent Posts

0 0
Read Time:30 Second

57d3044d18c7731fbc01f34c

İSVİÇRELİ sanatçı Christian Meier, Appenzell Alpleri’nde 2 bin 140 metre yüksekliğindeki Özgürlük Tepesi’ne akril camdan yaptığı bir hilal dikti.

3 metre büyüklüğünde ve güneş enerjisiyle ışıklandırılan hilal, İsviçre’de geniş yankı uyandırdı. Kendisi de Appenzelli olan, Almanya Düsseldorf Sanat Akademisi mezunu sanatçı Meier, bu eylemiyle dinler üzerine bir tartışma başlatmak istediğini söyledi. Meier, “Ben ateistim. Alpler’in tepelerinde dikili sayısız haç beni rahatsız ediyordu. Hilalle denge kurmak istedim. Din kişiye özel. Bu nedenle Hıristiyan sembollerinin tepede işi yok” dedi.Polis, ışıklı hilalin dağcıları yanıltacağını, dağcı olmayan birçok insanı tepeye  yönlendireceğini ve bunun tehlikeli olduğunu savundu.

(hurriyet.com.tr)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
0 0
Read Time:2 Minute, 39 Second

404

Van’da definecilerin kazdığı, ayna yardımıyla aydınlatılmaya çalışılan 50 metre uzunluğundaki mağara, bölgeye düzenli tırmanış yapan dağcılar tarafından fark edildi.

Bölgede yaklaşık 2 bin 700 yıl önce hüküm süren Urartu Krallığı’nın yaşam alanlarından biri olan Yoncatepe yerleşim alanı, büyük ve küçük Erek Dağı arasında kalan vadi, içme suyu getirmek için yapılan tarihi su kanalı ve bölgedeki kilise tarzı yapılar, definecilerin sıklıkla hedefi oluyor.

“Bu kadar organize bir definecilik faaliyeti görmemiştim”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar, kazılan alanın insan eliyle yapıldığını, doğal bir yapı olmadığını söyledi.

Yakınında kazı yapılan kanalın Ortaçağ veya daha erken dönemden kalma bir yapı olabileceğini belirten Konyar, şöyle konuştu:

“İşlevi noktasında madenci tüneli veya korunma noktasında açılmış bir yapı olabilir. Yalnız burada benim en garipsediğim ve bana sıra dışı gelen şey, burada bir definecilik faaliyetinin yürütülmüş olması. Bu da boyutları açısından endüstriyel bir definecilik faaliyeti. O kadar geniş ve uzun tünelin temizlenmesi, açığa çıkarılması insanı hayrete düşürüyor. Bölge Urartu bölgesi. Kaleleri, baraj göletleri, su kanalları var. Yani Urartular’la ilişkilendirilebilecek bir yapı. Ama daha önce yapılmış bir tünel, koridorun veya bir madenci galerisi üzerinde yeniden bir defineci çalışmasını görüyoruz. Belki yüzlerce yıl sonra ilginç bulunacak bir çalışma yapılmış. Kurdukları aynalar, kasklarla daha önce bu kadar organize bir definecilik faaliyeti görmemiştim.”

“Bu 19. yüzyılda yapılan saklanma veya kaçış yeri olabilir.”

Bölgede daha önce de definecilik kazılarıyla çok karşılaştıklarını aktaran Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Sinan Kılıç ise bu durumun Türkiye’nin genel bir sorunu olduğunu söyledi.

Van Gölü havzasında yoğun bir defineci tahribatı olduğunu belirten Kılıç, şunları kaydetti:

“Özellikle arkeolojik, sit ve korunması gereken alanlar, eski tarihi bina kalıntıları ve höyüklerde bu tür tahribatlar maalesef yapılıyor. Bölge insanı bir taşın üzerinde bir işaret görüp dibini kazma kürekle kazıyor. Hatta bazen dağın başına jeneratör çıkarıp hiltiler kullanarak tahribatlar yapanlar da oluyor. Bu olayda ise yerin altında bir galeri bulunuyor ve bu galeri doğal değil. Bu kazıyı yapanlar bir iki aydır orada gibi görünüyor. Ama o galeri bir iki ay önce açılmış bir galeri değil. Daha eski. Bu, maden galerisi olabilir. Bunun dışında yakınında bulunan ve manastır olduğunu bildiğimiz Yedi Kilise bulunuyor. 1920’li yıllara kadar kullanıldı. Bu, 19. yüzyılda yapılan saklanma veya kaçış yeri olabilir.”

“Aynaları ışık için kullanmışlar”

Tüneli gezi sırasında bulan kulübün yönetim kurulu üyeliğini yürüten Ömer Demez de ilk kez bu büyüklükte bir tahribat gördüğünü söyledi.

Mağaranın yaklaşık 50 metre uzunluğunda olduğunu belirten Demez, “Buradan geçerken dışarıdan büyük bir toprak yığını gördük. Biz de keşif yapmak istedik. Sanırım definecilerin yaptığı bir şey. Mağarada halen kazma, kürekler, ihtiyaç malzemeleri bulduk. Ama anlamadığımız şey, her on metrede bir aynaların olması. Bu aynaları galiba ışık oranını arttırmak için kullanmışlar. Buralar genelde definecilerin uğrak yeri. Çünkü Urartular’dan kalma bir köy. Daha önce birçok yeri gezdim, çok sayıda defineciyle karşılaştım ve kazdıkları çok yer gördüm. Ama ilk defa bu kadar uzun, geniş ve yüksek bir yerle karşılaştım.” dedi.

Demez, her yıl aynı rotayı kullanarak zirve tırmanışları düzenlediklerini ve definecilerin daha küçük tahribatlarına tanık olduklarını, ancak ilk defa bu büyüklükte kazıyla karşılaştıklarını aktardı.

Durumun bildirildiği İl Jandarma Komutanlığı da kaçak kazıyla ilgili inceleme başlatırken, ilgili kurumların ise bölgedeki kaçak kazı çalışmaları konusunda bilgilendirileceği bildirildi.

 

 

(ahaber.com.tr)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

KOSOVA – PRİZREN FOTOĞRAFLARI

PaylaşTweetlePinPaylaş0 PaylaşımlarBu albümde yer alan fotoğraflar Kosova Devletinin tarihi dokusunu en iyi şekilde korumuş şehri olarak anılan Prizren ilinde Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir. PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar

KOCA BALKAN DAĞLARI DOĞA VE YAŞAM

PaylaşTweetlePinPaylaş0 PaylaşımlarBu albümde yer alan fotoğraflar 9-12 Eylül 2016 tarihleri arasında Kosova Koca Balkan Dağlarında Türk dağcıların katılımı ile gerçekleşen Haxhi Bedridin Isaja Dağcılık Kulübünün ev sahibi olduğu Koca Balkan Dağcılık Şenliği sırasında Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir. PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar

KOCA BALKAN DAĞLARI FLORA

PaylaşTweetlePinPaylaş0 PaylaşımlarBu albümde yer alan fotoğraflar 9-12 Eylül 2016 tarihleri arasında Kosova Koca Balkan Dağlarında Türk dağcıların katılımı ile gerçekleşen Haxhi Bedridin Isaja Dağcılık Kulübünün ev sahibi olduğu Koca Balkan Dağcılık Şenliği sırasında Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir.   Not:Bitkilerin yerel isimlerini ve Latince isimlerini yorum olarak paylaşıp katkı yapabilirsiniz.. PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar

MİDİLLİ ADASI (LESVOS) – YUNANİSTAN

PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar MİDİLLİ ADASI (LESVOS) – YUNANİSTAN Tarih: 24-25 Eylül 2016 Anadolu Coğrafyası yolcuları olarak yine düşüyoruz yollara. Arkadaşlar bu turda Midilli Adasına ulaşım ve feribot ile adaya geçiş konusunda beraber hareket edeceğiz. Cuma geç saatte yola çıkar sabah erkenden limanda oluruz. Adaya indikten sonra önceden fiyat aldığımız bir firmadan uygun koşulla araç kiralayacağız. Geriye […]