Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Zirve DDSK Alam Kooh (4850 m.) / Demavend (5612 m.) Tırmanışları Faaliyet Raporu

Ortadoğu ve Batı Asya’nın en yüksek noktası Demavend ile İran’ın 2. yüksek zirvesi Alam Kooh tırmanışları için gurubumuzun buluşma adresi İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı. Ali Kemal ve benim için ise yol biraz erken başladı. İzmir’den 8 saatlik bir otobüs yolculuğu ile buluşmaya gidiyoruz. Ayağımdaki çatlak nedeniyle ateli çıkarışımın 4. günündeyim. Ali Kemal’in uyarısı ile hala kısmen topallayarak yürüdüğümü fark ediyorum. Biletleri almışken geri dönmek olmaz. Tırmanışa katılamasam bile ana kampın havasını solurum diyerek kendimi motive diyorum. 

1 Temmuz gecesi Sabiha Gökçen Havalimanı’nda toplanıp, yüklerimizi bagaj haklarımıza göre paylaşarak hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. 22.50’deki uçuşumuzda ciddi bir rötar yaşanmıyor ve 3 saatte Tahran’a iniyoruz. Ancak saat farkı nedeniyle indiğimizde İran saati 03.30’u gösteriyor. Pasaport kontrolünden geçip bagajlarımızı almamız yarım saati geçti. Havalimanı çıkışında alan rehberimiz Mustafa bizi bir minibüs ile karşılıyor ve 04.30 civarında çantalarımızı minibüsün üzerine yükleyerek yola koyuluyoruz.

ilk hedefimiz Alam Kooh için Tahran’ın kuzeybatısında yer alan Kelardeşt kasabası. Alam Kooh’ta 4 bin metrelere akliamize olduktan sonra Demavend’de 5 bin metre üzerine daha kolay uyum sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Saatler ilerledikçe açlık kendini hissettiriyor ve yol üzerindeki bir mekanda kahvaltı ederek devam ediyoruz. 

Kelardeşt’e vardığımızda (2 Temmuz 2017) saat 10’u geçiyordu. İran Dağcılık Federasyonu’nun kasabanın çıkışında 2200 metrede yer alan dağ evine yüklerimizi indirerek soluklanıyoruz. Kartuş ve yiyecek alışverişi için kasabaya dönüyoruz. Çantaların hazırlanması uzayınca tırmanışa geçmeden önce öğle yemeği ihtiyacı ortaya çıkıyor ve bir kez daha şehire iniyoruz. Bu sırada dağ evinin yer aldığı mahallenin isminin Hasankeyif olduğunu öğrenmek bizi baya şaşırtıyor. İkinci şehir turunun ardından 15.00’te jiplerle dağ evinden ayrılarak 3100 metredeki rota başlangıcına hareket ediyoruz. 

Alam Kooh güney rotası için ana kamp olarak kullanılan Hesarcal’e ulaşmak için 16.30’da yola düşüyoruz. Bir kaç noktada su ve kar geçişleri olsa da kolay bir parkurdan ilerliyoruz. Kamp yüklerimiz ile birlikte 2.5 saatte 600 metre rakım kazanarak Hesarcal’e ulaşıyoruz. Havanın kararmasına yaklaşık 1 saat kaldığı için hızlıca çadırlarımızı kurarak akşam yemeklerini hazırlıyoruz. 

Kamp alanında ana kamp kurmuş İranlı kalabalık bir gurup dışında 4-5 çadır daha olduğunu görüyoruz. Çaylarımızı yudumladıktan sonra çantalarımızı hazırlayarak 22.00’de dinlenmeye geçiyoruz. Yol yorgunluğu ve uçak/minibüste uykularının yetersizliğini üzerimizden atmamız gerekiyor. 

3 Temmuz sabahı 05.30’da uyanarak kahvaltı ve sıcak su hazırlama faslının ardından 06.30’da tırmanışa geçiyoruz. 1150 metre irtifa kazanarak Alam Kooh zirveye ulaşmak için dik bir eğim ve yorucu bir çarşak zemin var önümüzde.

Teknik bir bölüm içermeyen klasik rotayı kullanıyoruz. Zaman zaman kar geçişleri yapsak da mevsim itibariyle çantamızdaki kazma ve krampon kullanmaya ihtiyaç duymuyoruz. 4200 metre civarında dik bir yamacı tırmanarak saat 10.00’da sırt hattına ulaşıyoruz. Buradaki zirve taşlarını görünce alan rehberimiz Mostafa’nın rotayı ek bir zirveden geçirdiğini anlıyoruz. 4600 metrelik Marikosh zirvesinden çanağın diğer tarafına doğru kıvrılarak inip ve etrafından dolanarak ilerliyoruz. 4600 metreden yukarısına çıktıkça oksijen oranının bana yetersiz geldiğini hissetmeye başlıyorum. 30-40 metre yükseldikçe 30 saniye ila 1 dakika arasında derin nefes alma molaları verip nabzımı düzelterek ilerlemeye başlıyorum. Bu aşamada guruptan biraz geri kalıyorum. Ancak bu planlama sayesinde yükselmeye devam edebiliyorum ve 4850 metrelik Alam Kooh zirvesine ulaşmayı başarıyorum. İlk yüksek irtifa denememde eğtimlerdeki bilgilerin ne kadar değerli olduğunu yaşayarak fark ediyorum.

11.40’ta zirveye ulaştığımda gurubun da 11.30’da zirve yaptığını ve tırmanışın 5 saat sürdüğünü öğreniyorum. Zirvede Alam Kooh silsilesindeki duvarlar muazzam bir manzara oluşturuyor. Alan rehberimizden bölgede çok sayıda teknik duvar ve rota olduğunu öğreniyoruz. Zirve kayasındaki fotoğraf çekimlerinin ardından hemen altındaki düzlükte yemeklerimizi yiyerek 12.30’da dönüşe geçiyoruz. 

Dönüş rotamız Marjikosh zirvesinin aşağı yamaçları. Kısa bir kar geçişinin ardından vadinin içerisinden alçalmaya başlıyoruz. Ve neredeyse 4 bin metrelere kadar bu vadiyi takip ediyoruz.  Son 300 metre için de kar içinde ilerleyerek kamp alanına inen vadiye ulaşıyoruz. 2.5 saatlik bir inişin ardından saat 15.00’te 3700 metrede yer alan Secarhal kamp alanına ulaşıyoruz. Sıcak çaylarımızı yudumlayıp bir şeyler atıştırarak biraz dinleniyoruz. Toparlanarak kamptan ayrılmamız 17.00’yi buluyor. Kamp yükümüzü sırtlayarak önceki gün tırmandığımız vadiden inişe geçiyoruz. Bir saat sonra 18.00’de jiplerin bizi beklediği 3100 metredeki araç yoluna ulaşıyoruz. Jiplerle dağ evine transferimiz ise 1.5 saati buluyor. 19.30’da dağ evine ulaşarak faaliyetin ilk zirvesini tamamlıyoruz. 

Akşam yemeğimizi kasabada yiyerek Tahran’dan geldiğimiz minibüs ile Reyneh kasabasına yola koyuluyoruz. Dağ yollarından Tahran’ın diğer ucuna yolculuğumuz biraz uzun sürüyor. İran Dağcılık Federasyonu’nun Demavend 1. kampı olarak isimlendirdiği dağ evine 4 Temmuz sabahına doğru ulaşıyoruz. Tırmanışın ve yolun yorgunluğu ile odaya geçerek öğle saatlerine kadar uyuyoruz. 

Yollarda geçen 2 gece ve Alam Kooh tırmanışı sonrası 1. kamptaki dağ evinde 1 gün dinlenmeye karar veriyoruz. Konakladığımız süre boyunca 3 öğün yemeğimizi 1. kampta yiyoruz. Yemekler güzel olsa da tek kişinin çalışması nedeniyle servis süreleri biraz uzun oluyor. dağ evinin gelenek olarak dağcılık ile uğraşan bir aile işletiyor. Genç çocukları Resul hemen her ihtiyacımıza karşılık vermeye çalışıyor. 1936’da yapıldığını öğrendiğimiz dağ evinde konaklama ve yemek maliyetlerinin ekonomik olduğunu söyleyebiliriz.

5 Temmuz sabahı 07.30’da kahvaltımızı alarak hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. 08.30’da jiplerle yola çıkıyoruz. Yarım saatlik yolculuğun ardından 3020 metrede kamp 2 olarak anılan Mescit alanına varıyoruz. Burası zorunlu şartlarda veya daha iyi aklimatize olarak tırmanmak isteyenlerin konaklayabildiği bir bölge. Mescit ve katır yükleme alanı dışında bir imkanı bulunmuyor. Eğimli ve taşlık olduğu için Mescit’in arka tarafına beton dökülerek çadır kurulabilecek alan yaratılmış. İranlı dağcılardan öğrendiğimiz kadarıyla acil durumlarda Mescit içerisinde de uyku tulumları ile konaklamak mümkün. 

Çoğunluk kararıyla yüklerimizi katıra vererek 09.30’da kamp 3’e doğru tırmanışa geçiyoruz. 1180 metre irtifa aldığımız yol 15.30’da kamp alanında sona eriyor. 4200 metredeki kamp alanına ulaştığımızda İran’da dağcılık sporuna verilen önemi çok net fark ediyoruz. 4200 metrede araç ulaşımının olmadığı böylesi bir noktada dağcıların her ihtiyacına yanıt veren tam teşekküllü bir dağ evi ile karşılaşıyoruz. 150 yatak kapasiteli bu dağ evinde konaklamanın maliyeti Temmuz 2018’de Türk parası ile 18 liraya tekabül ediyor. Ancak burada konaklayabilmek için öncesinde internet üzerinden yada rehberler aracılığıyla rezervasyon yapılması gerekiyor. Yoksa yer bulabilmek mümkün değil. Dağ evinde 24 saat sıcak çorba ve yemek servisi mevcut. Şehire göre fiyatlar biraz yüksek olsa da böyle bir noktada böyle bir hizmetin ulaşılabilir olması olağan üstü. 

İranlıların dağcılığa ilgisi anlamak için dağ evinin etrafındaki çadır sayısına bakmak bile yeterli. 4200 metreye ailece kamp yapmaya gelenlerden zirve tırmanışından dönenlere oldukça cümbüşlü bir ortam var. Dağ evinin etrafında 100’e yakın çadır saydım. İranlıların aktardığına göre haftasonları bu rakam iki katına çıkıyor. 

Dağ evinde geniş bir odada onlarca dağcı ile birlikte konaklayacağız. Ranzalarımıza yerleşip bir süre dinlendikten sonra Ali Kemal ile birlikte aklimatize olabilmek için yola düşüyoruz. 17.00’da tırmanmaya başlayarak 18.30’a kadar aralarla yükseliyoruz. 4670 metre irtifada 40 dakika zaman geçirdikten sonra inişe geçiyoruz. İniş için zirveden aşağı uzanan vadideki kar parkuru kullanıyoruz ve saat 20.00’de kamp alanına dönüyoruz. Yemek ve çay sohbetinin ardından çantalarımızı hazırlayarak 22.30’da dinlenmeye geçiyoruz. 

6 Temmuz sabahı sabaha karşı 04.30’da uyanıyoruz. Uyku tulumlarımızı toplayıp üzerimizi giyinerek zirveye taşınmayacak eşyalarımızı paketliyoruz. Kahvaltının ardından sıcak sularımızı termoslara doldurarak 06.00’da zirve için yola düşüyoruz. 

Yürüyüş için oldukça dik bir eğimle çarşak patikalardan yükseliyoruz. Kar etabına girmemek için 4800 metrede ellerimizden biraz destek alarak aştığımız kayalık bir parkur geçiyoruz. 5100 metre civarında da kayalıklardan kısa bir yan geçiş yaparak tırmanarak yükseliyoruz. Teknik zorluğu olmasa da parkurun bu bölümünde yer yer sol yanımızda 30/40 metre üzerinde boşluk hissi ile ilerliyoruz.

Bu bölümü aştıktan sonra zirve kendini göstermeye başlıyor. Elbette kükürt gazı çıkışları da gözle görülür olmaya başlıyor. Rüzgarın yönü sayesinde zirvenin hemen altına ulaşana kadar kükürt gazından pek etkilenmiyoruz. Alam Kooh’ta aklimatize olmamazın da etkisiyle Demavend’de gurup olarak daha az zorlansak da 5400 metreden itibaren oksijen azlığı ve kükürt gazı etkisine giriyoruz. Bu noktadan sonra yanımızda getirdiğimiz bez maskelerimizi kullanıyoruz. Ağır adımlar, sık ve kısa soluklanma molaları derken saat 12.30 kendimizi 5612 metrede, zirvede buluyoruz. 

6 saat süren tırmanışın ardından fotoğraf çekimlerimizi yüzlerce İranlı dağcı ile birlikte yapıyoruz. Demavend’in zirvesinde 5612 metredeki kalabalığı görünce şaşkınlığını gizleyemiyor insan. Demavend zirvede sıcak kükürt çıkışını gözlemlemek farklı bir deneyim oluyor. İran platosu önümüzde uçsuz bucaksız bir manzara sunuyor. 4 bin üzeri çok sayıda zirve ve vadinin panoramik seyri ile yorgunluk atıyoruz. 

Zirvede 1 saat geçirdikten sonra 13.30’da inişe geçiyoruz. Zirve çanağından sonra dağ evine doğru inen vadideki kar kulvarından topuklarımızı vurarak inmeyi tercih ediyoruz. Bazı İranlı dağcıların poşetler üzerinde kayarak indiğini görüyoruz. 4600 metreden itibaren kaymaya başlayınca çarşak patikaya geçiş yapıyoruz. Tam da bu noktada durabilmek için çabalarken Demavend’e batonumu feda ediyorum. 

Hızlı kar inişi ve son bölümdeki kaymalar enerjimizi tüketiyor. Kayalıkların arasında korunaklı bir alanda yemek molası vererek soluklanıyoruz. Enerjimizi topladıktan sonra çarşak patikadan inişe devam ediyoruz. Ve 17.00’da kamp alanına ulaşıyoruz. 

Kısa bir dinlenmenin ardından 18.00’de çantalarımızı katıra yükleyerek kamp 2’ye doğru inişe geçiyoruz ve 2 saat içerisinde hava kararmadan 3020 metredeki kamp alanına varıyoruz. Çantalarımızı taşıyan katırların da gelmesiyle 20.15’te jiplere binerek 21.00’de kamp 1’deki dağ evine ulaşıyoruz. 4850 ve 5612 metrelik tırmanışları başarıyla kazasız tamamlamanın mutluluğuyla akşam yemeğimizi yiyerek dinlenmeye geçiyoruz. 

7 Temmuz sabahı kahvaltının ardından bizimle aynı gün zirveden dönen İranlı bir dağcının üzerine taş düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini üzülerek öğreniyoruz. Öğrenebildiğimiz kadarıyla tek başına zirve yapan genç dağcı dönüşte üzerine düşen bir taş ile hayatını kaybetmiş. Olay iniş yapan diğer dağcıların fark edip yanına gitmesiyle öğreniliyor. 3. kamptaki yetkililere haber veriliyor ve arama kurtarma ekibi genç dağcının cansız bedenini kamp alanına indiriyor. 3 bin metreden itibaren her adımımızı kaskla atmanın ne kadar doğru olduğunu düşünerek kahvaltı ediyoruz.

Tahran’a geçiyor ve yedek gün olarak ayırdığımız cumartesiyi şehir gezisi ile değerlendiriyoruz. Ali Kemal ve ben gece uçağı ile Türkiye’ye dönerken diğer arkadaşlarımız Pers Uygarlığı’nın tarihini şehirlerini gezmek için İran gezisine devam ediyor. 

Yazan: 

Zafer Özer Sürmeli 

Katılımcılar: 

Ali Kemal Okur 

Mehmet Gültekin 

Mehmet Naci Çezik

Şengül Ünsal

Alan Rehberi:

Mostafa Rastad

Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.