İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

HIRSIZ KEBABI

 

hırsızkeb‘’Her yemeğin bir hikayesi vardır’’ diyerek çıktım yola, Anadolu Coğrafyası’nda Anadolu Lezzetleri’ni yazmaya karar verdiğimde. Anadolu coğrafyasına tutkun, gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi seven dostlarımıza, daha önce tatmadıkları lezzetlere meraklarını uyandırmak ve kaçırılmaması gereken lezzetleri nerede bulabileceklerinin ipuçlarını vermek üzere yazmaya başladım.Bir gezgin olarak, seyahatlerim de yaşadığım en büyük sıkıntı ‘’nerede ne yenir?’’, ‘’yörenin en meşhur yemeği nedir?’’ gibi sorulara yanıtı kendi başıma bulamamaktı.. İyi bir okur olarak gezi öncesi yaptığım araştırmalar mutlaka ipucu verir ancak deneyimlerden yararlanmak her zaman daha çok güven verir bana. Benim gibi hisseden dostlarıma bu yazımda yeni öğrendiğim bir hikayeyi paylaşmak istedim.

Yemek hikayeleri serüvenimiz devam ediyor.

Antalya’dan Suriye’ye kadar uzanan Toroslar’ a gidiyoruz bu kez. Batı, Orta ve Doğu Toroslar olarak üçe ayrılan bu dağların en büyük kısmını Aladağlar oluşturuyor. Hikayemize konu olan tat, bu kez Toroslar’dan geliyor.

Anadolu lezzetimizin adı; Hırsız Kebabı..

Ben, bu hikayeyi Fırın ve Kebap ustası Musa Dağdeviren’in bir röportajından öğrendim. Bu isim pek çoğunuza anlam ifade etmeyebilir. Kadıköy de Anadolu’dan Mezapotomya’ya uzanan geniş bir iklimde kaybolmuş, unutulmuş yemekleri derleyerek, günümüz insanlarına şaşırtıcı bir lezzet bahçesi sunan Çiya Restorant’ın sahibidir Musa Usta.
Çiya Restorant Azeri, Gürcü, Türk, Arap, Ermeni, Osmanlı, Süryani, Selçuklu, Yahudi kültürlerine ait yemekleri yörenin gelenek, görenek ve inançlarına uygun olarak hazırlayıp sunuyor, konuklarına.

Musa Usta’dan öğrendiğim kebaba adını veren hikaye ise şöyle;

Anadolu’da, kırsal yerleşim yerlerinde en önemli hırsızlık sürüden koyun çalmak. Hırsızlar bir hayvanı çalıp kesiyorlar, parçalayıp tuzluyorlar. Açtıkları derin bir çukura taşlar dizip, taşların üzerine etleri parça parça yerleştiriyorlar. Mevsimine göre asma yapraklarını, eğer kışsa, büyük kabalak yapraklarını etin üstüne örtüp üstünü tekrar taşlarla, üzerini de toprakla kapatıyorlar. Bu arada, elin girebileceği bir kovuk bırakıyorlar. Üstünde çürümüş veya kesilmiş köknar dallarıyla bir ateş yakıyorlar.

Burada hem ısınıyorlar hem de hırsızlığa devam ediyorlar. Üstte ateşi eksik etmiyorlar. Pişme süresi en az 10-12 saat sürüyor. Üstünden köz eksik edilmezse bu et, bir hafta kadar dayanıyor. Hırsızlar, gidip dolaşıp geri geliyorlar. Acıktıkça da ellerini kovuktan içeri sokup bir parça pişmiş eti çıkarıyor ve karınlarını doyuruyorlar.

Hırsız Kebabı, özellikle Antep’in Araban ilçesinin köylerinde yapılıyor. Genel olarak Kıbrıs, Akdeniz ve Güneydoğu da bilinen bir kebap.

Anadolu’dan Mezapotomya’ya uzanan her türlü lezzeti Çiya restorantta bulacağınıza ve nezih ortamında keyifli zaman geçireceğinize hiç şüpheniz olmasın. Özellikle bir tat önermeyeceğim. Çünkü, her gidişimde ben de karar vermekte zorlanıyorum farklı tatlar karşısında. Çiya’dan damağınızda unutulmaz bir tat ve mutlulukla ayrılacağınıza eminim.

Yeni hikaye ve tatlarda görüşmek dileğiyle.

 

Yazı: Şükran Lılek YILMAZ

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Translate »