Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Ephesos Çevresindeki Kale ve Kuleler

Ephesos Çevresindeki Kale ve Kuleler – www.anadolucografyasi.com

Kale ve Kuleler

Yazan: Ali Özkan

 

Kara yolu kentlerin ticari faaliyetleri için çok mühim bir mesele olmuştur. Deniz aşırı ülkelerden gelen materyaller Anadolu içlerine bu bahsi geçen yollar sayesinde ulaştırılmıştır. Bunun dışında kentler arasındaki ulaşım ağları iletişim açısından olduğu kadar güvenlik maksadıyla da önemlidir. Korunması için birçok gerekçenin olduğu yollar da elbette güvenlik yapılarının olmaması mantığa aykırıdır. En erken devirlerden itibaren konu alanımız olan Kaystros Havzası çeşitli kale ve kule sistemleriyle korunmuştur.

 

Anadolu’da tarihsel yol aksları akla geldiğinde hiç kuşkusuz ilk akla gelen Kral yoludur. Anadolu’da tam anlamıyla egemenlik kurmak isteyen uluslar, bu coğrafyanın stratejik yol akslarını ellerinde tutmalarıyla bunu gerçekleştirdikleri tarihsel bir gerçektir. Bu konuyu iyi kavramış olan Romalılar ve onlardan yüzyıllar öncesinde bölgeye hakim olan Hititlere ait izler bugünde gözlemlenmektedir.

Sistemli olarak yol güzergahını oluşturup denetim altına alan ilk devlet Persler olmuştur. Lydia Krallığını İ.Ö. 547/6 yıllarında Sardeis’i zaptederek ele geçirmiş ve kısa sürede önce tüm Batı Anadolu ardından neredeyse Anadolu’nun tamamını denetim altına almışlardır. Akhamenid krallarının amacı batıya doğru genişleyerek doğu-batı yönlü ana ticaret ağını denetim altına alarak Akdeniz ticaretini avuçlarında toplamaktı. Nitekim bu amaca yavaş yavaş ulaşmışlar ve Dareios dönemine gelindiğinde, Ephesos-Susa arasında Kral yolunu meydana getirmişlerdir.

Başlangıç noktasını tüm zamanların en büyük kentlerinden biri olmuş olan Ephesos’un oluşturduğu yol, kuzeye doğru ilerleyerek, büyük bir olasılıkla Smyrna’ya uğramaksızın, önce ilk durak noktasını oluşturan Metropolis’e oradan da Kaystros ve Hermos vadilerini birbirinden ayrılan Tmolos’un üzerindeki Karabel geçidine varmaktaydı. Hitit çağında Seha ( Gediz) ve Mira ( Tmolos dağlarından Mykale yarımadasına kadar olan alan ) ülkelerinin sınırını belirleyen bu İ.Ö. 13. yüzyıla ait Hitit kaya kabartması, Kaystros Havzasının ve dolayısıyla Batı Anadolu’nun Tunç çağı devri için önem teşkil eder. Karabel geçidi savunma sistemini bölgede yer alan Karakızlar, Ballıcaoluk ve Akkaya kaleleri ile sağlanmaktadır. Aynı şekilde Ephesos yakınlarında yer alan Keçikalesi, Tulum kalesi, Küçükkale gibi savunma noktaları Helenistik dönemden itibaren yol güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturulmuş güvenlik noktalarıydı. Ayrıca bu kalelerde bir takım askeri birliklerinde bulunduğunu düşünürsek birer askeri üst ( Ephesos kentini kuzeyden gelebilecek saldırılara karşı koruyan alanlar ) olarak varsayabiliriz. Kaystros Havzası’nda önemli stratejik noktalara oturtulmuş sayıları 25’i bulan gözetleme kulesi ve kale bulunmaktadır.

Helenistik dönemle birlikte başlayan kentleşme süreci beraberinde kome ve katoikia ( köy-kasaba ) yerleşimlerinin sayısının artmasını sağladı. Özellikle Kaystros Havzası’nın batı tarafı hızla kentleşme yolunda ilerleme kaydetti. Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi Metropolis kenti de, çevresinde dağınık durumda yer alan höyük tipi yerleşimlerin synoikismos yolu ile birleştirilmesiyle kurulmuştu. Bu dönem yerleşimlerinden Ephesos, Metropolis, Smyrna, Sardeis gibi büyük kentlerinin arasındaki ulaşım ağının Kaystros Havzası üzerinden sağlandığını bilmekteyiz. Antik dönemde büyük öneme sahip olan Ephesos_ Sardeis arasında ki yolun havzadan geçiyor olması buranın önemi artırmıştır. Küçükkale altında tespit edilmiş mil taşı üzerindeki yazıya göre bu yol, 500 stadion yani yaklaşık 100 km idi.

Tüm zamanlarda büyük ve parlak bir metropol olmuş olan Ephesos kentinin savunulması ve ona ulaşan yolların denetimi de bu havzada sistemli güvenlik noktalarının oluşturulmasına sebep olmuş olmalıdır. Görüş açısı açık olan tepe ve ya tepeciklere, dar stratejik vadilere ve antik yolların geçtiği rota üzerinde konuşlandırılmış bu kale ve kulelerin sayısı 25’i bulmaktadır. Helenistik dönemden itibaren oluşturulmaya başlanan bu yapılar bölge yollarının giderek önem kazanarak koruma ihtiyacına girdiğinin kanıtıdır.

Yazının devamı için tıklayınız…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.