İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Apasa, Ephesus, Ayasuluk, Selçuk!

Apasa, Ephesus, Ayasuluk, Selçuk! – www.anadolucografyasi.com

Apasa, Ephesus, Ayasuluk, Selçuk!

Bir yer hayal edin; Mazisi 8000 yıl önceye uzanan, uzun kumsalını egenin pırıltılı sularının ıslattığı tarih, kültür ve turizm başkenti bir yer. Sözünü ettiğimiz yer Efes Antik Kenti, Artemis Tapınağı, Meryemana Evi, Şirince Köyü, Yedi Uyurlar Mağarası, St. Jean Kilisesi, İsabey Camii gibi bir çok önemli mekana ev sahipliği yapan Selçuk ilçesi.

Ege Bölgesi’nin batısında, İzmir-Aydın karayolunun 73. Km.’sinde, 295 km. lik alana kurulmuştur. Denize ve pırıl pırıl kumsala sahip Efes Sahili’ne uzaklığı 9 km. dir. Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Turizmin yanı sıra pamuk, zeytin, üzüm, şeftali, nar ve narenciye gelir kaynaklarıdır. Selçuk’un en önemli özelliklerinden biri de tarihi M. Ö. 6000 yıllarına dayanan bu toprakların üç dinin yayılmasını ve genişlemesini sağlamış olmasıdır. Eski çağlarda Putperestlik dünyasında burası Paganizm merkezi olmuştur. En güzel örneği dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı’dır. St. John ve havarilerinin bu topraklardan tüm dünyaya yaydığı Hıristiyanlık dönemine ait en iyi örnekler Meryemana Evi, Meryem Kilisesi, St. John Kilisesi ve mezarıdır. İslamiyet devrine tanıklık eden en iyi örnek ise İsa Bey Cami’dir.
Her yılın Ocak Ayı’nın üçüncü pazarı Deve Güreşleri Festivali, Mayıs Ayı’nın ilk pazar gününde Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri, Eylül ayının ilk haftasında Uluslararası Selçuk-Efes Kültür, Sanat ve Turizm Festivali yapılmaktadır. İlçenin konaklama kapasitesi yaklaşık 10.000 yataktır. Birçok insanın çeşitli vesileler ile gelip bir daha ayrılamadığı büyülü bir ilçedir Selçuk. Onu yeterince tanımıyorsanız yanından geçip gidersiniz fakat bir vesile ile içine girip tanıma fırsatı bulursanız ilçeden ayrılmak çok zor gelir artık. Turunç ağaçları ile süslü temiz ve bakımlı sokaklarında yürürken bolluk ve bereket tanrıçası Artemis’in, Hz. İsa’nın 12 havariden biri St. Jean’ın ve Meryemana’nın gölgesini hep üzerinizde hissedersiniz. Saklanacak yer arayan yedi uyurların, Börklüce ile isyana duran Türkmen köylülerinin sesleri çınlar kulağınızda.

 

Yakın bir tarihe kadar Yörük, Türkmen ve Rum Nüfusun beraber yaşadığı ilçede mübadele sonrası Rumların yerini Selanik, Kavala, Müştiyan, Alasonya, Konçe, Prizren, Girit ve Rumelinin çeşitli bölgelerinden gelen göçmenler almıştır. Sonraları Erzincan, Konya, Mardin, Denizli ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden gelen iç göçler ile beraber bu günkü nüfus yapısına kavuşmuştur.

Kim nereden gelirse gelsin bir süre bu eşsiz coğrafyada yaşadıktan sonra ister istemez Selçuk’lu olur çıkar. Birçok ege kasabasında olduğu gibi keyfine düşkündür Selçuk insanı, yemesini, içmesini, gezmesini ve hayattan tat almasını bilen insanları aynı zamanda son derece de renklidir. Selçuk ilçesi keşfetmeyi sevenler ve fotoğraf meraklıları için mutlaka gezilmesi, görülmesi gereken önemli bir duraktır. Efes Antik Kenti başta olmak üzere barındırdığı önemli eserlerin gölgesinde kalmış ve fazla duyulmamış birçok güzellik de meraklı gezginleri, kaşifleri ve fotoğraf tutkunu misafirleri beklemektedir.

Tadına doyum olmaz meyve ve sebzelere hayat veren topraklar geçmişten bugüne kadar Artemis’in bereketinden nasibini almıştır. İlçede yetişen ve özel bir lezzete sahip olan zeytinlerden elde edilen zeytinyağı başta olmak üzere şeftali, nar, mandalina, incir ve üzüm gibi birçok ürün eşine az rastlanır lezzettedir.

 

Şirince Köyü

Meyve demişken Şirince Köyünün meşhur meyve şaraplarını anmamak olmaz. Köyde satılan türlü şaraplar ve rengarenk hediyelikler köyün dar sokaklarını dolduran misafirler için vazgeçilmez ürünlerdir. Şirince Köyü, mübadele öncesi Rumların yaşadığı yükseklerde kurulmuş ismi gibi şirin bir köy. Mübadele sonrası ise Yunanistan’dan gelen Türk ailelerin yerleştirildiği, son dönemlerde Kıyamet Köyü olarak da ün yapmış popüler bir köy. Beyaz badanalı duvarları ve çok pencereli evleri ile misafirlerini etki altında bırakan Kiliseleri, korunmuş mimarisi ve turistlik dükkanları ile görülesi bir durak olma özelliği taşır.

 

Efes Antik Kenti

Selçuk ilçesinin hiç şüphesiz en önemli ziyaret noktası Efes Antik Kentidir. En parlak dönemlerinden birini yaşadığı M.S. 2. yüzyılda Efes’in nüfusu iki yüz elli bini bulmuştur. Bize miras kalan bu eşsiz kent bugün dahi hayranlık uyandırmaya devam etmektedir. Şu ana dek yaklaşık % 20’si kazılmış olmasına rağmen, dünyada ziyaret edilebilen bu en büyük antik kent, ülkemizde en çok ziyaretçi çeken ören yeri özelliğini taşımaktadır. 2007 yılı rakamlarına göre yaklaşık 1.700.000 kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Efes’in yaslandığı Panayır Dağı’nın doğusunda, İncil’de ve Kur’an’da bahsedilen Ehsab-ı Kehf, yani Yedi Uyuyanlar ören yeri ziyaret edilebilir. Antik Efes Kenti’nin Nekropol’lerinden (mezarlık) biri olan bu bölge özellikle Hıristiyanlık döneminde yoğun olarak kullanılmıştır. Her köşesinde zengin tarihi ve doğal mirasın izlerine rastlanan Selçuk’ta en önemli ziyaret mekânlarından biri de Meryemana Evi’dir. Hz. İsa çarmıha gerilmeden önce annesi Hz. Meryem’i en yakın arkadaşı St. Jean’a emanet etmiştir. St. Jean Hz. Meryem’i alır ve Efes’e getirir. Onu ve maiyetini uzun yıllar yaşadığı ve öldüğü yer olan Ev’e yerleştirir. St. Jean’ın kendisi ise Ayasuluk tepesine yerleşir. Burada hem İncil’i yazar hem de Hıristiyanlık dinini yaymaya başlar. Meryemana Evi Selçuk’a 9 km. mesafede Aladağ eteklerinde, yaklaşık 410 m. yükseklikte bulunmaktadır. Vatikan tarafından Hac merkezi olarak kabul edilmiştir. Meryemana Evi son üç Papa olan; sırasıyla Papa VI. Paul (1967), Papa II. John Paul (1979) ve Papa XVI. Benedict (2006) tarafından ziyaret edilmiştir.

Artemis Tapınağı

Selçuk ilçesinin önemli antik yapılarından biri de Artemis Tapınağıdır. Ayasuluk Tepesi’nin batı yamaçlarında bulunan ve daha sonra dünya’nın yedi harikasından birine dönüşen Artemis Tapınağı’nın civarında ilk buluntular M.Ö. 8. yüzyıla aittir. Bu dönemde halk tepenin yamaçlarında ve tapınak civarında yaşıyor olmalıydı. Tarihçi Herodot Lydia Kralı Kroisos’un İ.Ö. 560’ta tahta geçtikten sonra Ephesos’u fethettiğini ve burada dağınık şekilde yaşayan halkı toparlayarak Artemision çevresinde yaşamaya zorladığını bildiriyor. Kroisos’un bu dönemde yapılan Artemis Tapınağı için bağışladığı sütunlar ve yapının mimari özellikleri arkeolojide ve mimaride bir köşe taşı olarak özel bir yer tutmaktadır. Cumhuriyet öncesi İngilizler tarafından yağmalanan tapınaktan geriye kalan çukur bugün bile yerel halk tarafından İngiliz çukuru olarak adlandırılıyor. Ayağa kaldırılmaya çalışılmış bir sütün ve etrafa saçılmış tapınak parçaları Artemis Tapınağının ihtişamını yansıtmaktan çok uzak olmasına rağmen yinede bu kadar önemli bir alanı görmek ve oradaki tapınağı hayal etmek ziyaretçilerine heyecan vermeye devam ediyor.

 

Meryemana Evi

Selçuk ilçe merkezine 9 km. mesafedeki Meryemana Evi, Bülbül Dağı’nın üzerinde bulunmaktadır. Ağaçlar arasında sessiz ve huzurlu bir bölgede bulunan yapının çevresinde turistlere hizmet veren dükkanlar, PTT ofisi ve Jandarma bulunmaktadır. İsa’nın ölümünden 4 ya da 6 yıl sonra, St. John’ın Meryem Ana’yı Efes’e getirdiği bilinmektedir. 1891 yılında Lazarist papazlar, Alman rahibe A. Katherina Emerich’in rüyası üzerine, Meryem Ana’nın son günlerini geçirdiği evin, araştırmalar sonunda bu yer olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu olay Hıristiyanlık dünyasında yepyeni bir buluş olmuş ve din alemine ışık tutmuştur. Haç planlı ve kubbeli olan bu yapı daha sonra restore edilmiştir. Müslümanlarca da kutsal sayılan evde, Papa VI. Paul’un 1967’deki ziyaretinden sonra, her yıl Ağustos ayının 15. gününde ayinler düzenlenmekte ve bu ayinler büyük ilgi görmektedir.

 

Yediuyuyanlar Mağarası

Yediuyuyanlar Mağarası önüne gelip arabadan indiğinizde sizi hediyelik dükkanlar ve gözlemeciler karşılar. Mağarayı ve yapıları gezmek görmek bir yana bu nefis gözlemeleri tatmak ve soğuk ayranlarından içmek bile buraya gelmek için yeterli bir sebeptir. İmparator Decius zamanında putperestlerin zulmünden korkan yedi Hıristiyan genci Panayır Dağı eteklerindeki bir mağaraya sığınırlar ve 200 yıl süren derin bir uykudan uyandıktan sonra Theodosius II. zamanında Hıristiyanlığın resmi din olarak kabul edildiğini öğrenirler. Bu mucizevi olaydan ötürü mukaddes kişiler olarak kabul edilen yedi genç öldükten sonra yine bu mağaraya gömülürler. Şimdilerde etrafı tel örgü ile çevrilen bölge sadece bir mağara olmasının yanı sıra, birçok mezar odası ve lahit bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası kayalar arasında inşa edilmiş büyük bir yapıdır aynı zamanda.

 

St. John Kilisesi (Aziz Yuhanna)

St. John yani Aziz Yuhanna Kilisesinde restorasyon çalışmaları hala devam etmektedir. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı başkanlığında yürütülen çalışmalarda Türkiye’nin kıdemli restoratörlerinden biri olan Hulusi Kaya da görev almaktadır. Selçuk ilçe merkezinden bakıldığında Ayasuluk Kalesinin solunda uzanan alanda görülebilir. İncil yazarı St. John’un mezarının da bulunduğu kilisedir. Haç planlı olup, altı büyük kubbesi vardır. İmp. Justinien ve karısı Theodora tarafından yaptırılmıştır. Orta nefteki bazı sütun başlıkları üzerinde bunların monogramları vardır. Bizans dönemi surlarının girişi olan Takip Kapısı’nın üzerinde çeşitli kabartma frizler bulunmuştur. Bu levhalarda Akhilleus’un hayatından alınmış takip sahneleri olduğu için bu adı almıştır. Kesin olmamakla birlikte M. S. 6. veya 7. y.y.’a tarihlendirilir.

 

Selçuk Kalesi (Ayasuluk Kalesi)

Saint John (Aziz Yuhanna) Kilisesi’nin kuzeyinde, tepenin en yüksek kısmın­da bulunan iç kale, son zamanlarda yapılan araştırmalara göre Efes’in ilk yerleşme yerinin üstünde yer almaktadır. Bugün görülen sur duvar­ları Bizans, Aydınoğulları ve Osmanlı dönemlerine aittir. Taş, tuğla ve harçla örülmüş olan duvarlar 15 kule ile desteklenmiştir. İç kaleye giriş, doğu ve batıdaki kapılardan sağlanmaktadır. Bu kapılar dış kaleye bağlı olmaksızın doğrudan dışarıya açılmaktadır. Sur duvarlarının iç kısmında, burç ve maz­gallara çıkışı sağlayan dar merdivenler bulunmaktadır. Kale içinde taş döşemeli sokaklar, çeşitli büyüklükte sar­nıçlar, bir cami ve en yüksek kısımda bir kilise kalıntısı vardır. Bu kilisenin apsis kısmı, Aydınoğulları döneminde bazı eklerle sarnıç haline getirilmiştir. Ayrıca caminin batı kısmında, kale hamamı olabilecek nitelikte bir yapı kalıntısı saptanmıştır.

 

Selçuk Kalesini önemli yapan ikinci sebep ise Bedrettin İsyanı ve Börklüce Mustafa’dır. Karaburun’da iki defa Osmanlı ordusunu bozguna uğratan Börklüce Mustafa üçüncü saldırıda yenilmiş fakat Bayezid Paşa da çok fazla zayiat vermiştir. Bayezid Paşa, teslim olanları Ayasuluğ’a (Selçuk Kalesi) getirdi. Dede Sultan denilen Börklüce Mustafa’yı tarikattan vazgeçirmek için çeşitli vasıtalar kullanıldı fakat bir netice elde edilemedi. Nihayet önce asi müritler Dede Sultan Börklüce’nin gözü önünde idam edildi. Bunlar ölürken “Yetiş Dede Sultan” diye bağırıyorlardı ve hiçbiri yolundan dönmüyordu. Dede Sultan ise elleri tahtaya mıhlanmış şekilde deve üzerine konulup şehirde teşhir edildikten sonra katledildi.

 

Görülesi yerler: Yukarıda bir kısmını özet de olsa anlatmaya çalıştığımız ziyaret edilmesi gereken önemli yerler sadece bu kadar değil tabi ki. Efes Antik Kenti, Artemis Tapınağı, Meryemana Evi, Şirince Köyü, Yediuyuyanlar Mağarası, St. John Kilisesi, Selçuk Kalesi, İsabey Camii, Beylikler Dönemi Kümbetleri, Antik Hamamlar, Pollio Su Kemeri, Gebekirse, Barutçu ve Alaman Gölleri, Sütini Mağarası, Antik Köprüleri, Selçuk Müzesi, Selçuk Kent Belleği, Çetin Kültür Köyü, Belevi Mozolesi, Keçi Kalesi, Antik Gemiler ve Lokomotif Müzesi gibi bir çırpıda saydığımız yerlerin yanı sıra görülmesi gereken birçok önemli yer daha Selçuk ilçesinde ziyaretçilerini beklemektedir.

 

Lezzet durakları: Selçuk Köftecisi, Seçkin Ciğerci Mecit ve Oğulları, Çöp Şişçi İzzet, Pamuk Büfe, Şölen Pide Döner Salonu ve Şirincem Saklı Vadi ilçenin önemli lezzet duraklarının başında gelir. Usta ellerden çıkan nefis yemekleri buradan anlatmak pek de yeterli olmaz, mutlaka ziyaret edip tatmanız gereken birçok lezzet durağı siz değerli misafirlerini beklemektedir.

 

Spor: Futbol, basketbol, voleybol ve jimnastik gibi birçok spor branşının yanı sıra ilçede bisiklet, doğa yürüyüşleri, dağcılık, kaya tırmanışı, kamçılık, mağaracılık, dalış, paraşüt ve yamaç paraşütü gibi alternatif sporlar Zirve Dağcılık önderliğinde yapılmaktadır.

 

Ulaşım: Ülkemizin tarih, kültür ve turizm başkentlerinden biri olan Selçuk ilçesine Karayolu, demiryolu ve hatta havayolu ile ulaşılabilmek mümkündür. İlçeye havayolu ile ulaşım İzmir Adnan Menderes Havalimanı ve Selçuk-Efes Havaalanı ile denizyolu ulaşımı Kuşadası ve İzmir Limanları ile sağlanmaktadır. Önemli trafik hatlarının kesiştiği noktada bulunduğu için kara ulaşımı rahattır. Yakın il ve ilçelere demiryolu hattı ile de bağlıdır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Translate »