Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

İsviçre Alplerinde 75 yıl önce kaybolan Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin donmuş cesedi Valais kantonundaki bir kayak merkezi yakınlarında bulundu.

Cesetlere, 2600 metre yükseklikte, bir işçi tarafından, teleferik istasyonu yakınında rastlandı. Kayak tesisinin yetkilisi cesetlerden birinin, bulunduğunda tamamen buz kütlesi ile kaplı olduğunu söyledi.

Bernhard Tschannen, Glacier 3000 kayak tesisi yöneticisi: “Arkadaşlarımızdan biri önce, gördüğü kütleyi bir taş kümesi sandı. Biraz daha yaklaştığında, sırt çantası ve bazı kaplarla, su şişesi gördü. Sonra da birer çift erkek ve kadın çorabına rastladı.”

Çiftin 7 çocuğundan en küçüğü, 79 yaşındaki Marceline Udry-Dumoulin, bütün yaşamlarını anne babasını aramak için geçirdiklerini hiç vazgeçmedikilerini ve bir gün onlara hak ettikleri bir cenaze töreni düzenleyeceklerine hep inandıklarını söyledi.

Polis yetkilileri çiftin kaybolduğu bilgisinin 15 Ağustos 1942’de kayda geçtiğini, bölgede 1925 yılından itibaren 280 kişiyle ilgili kayıp ihbarının olduğunu açıkladı.

Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin bir buzul yarığına yuvarlandıkları ve burada onyıllarca buz tabakalarının arasında sıkıştıkları ve buz kütleleri eriyince bedenlerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

 

(tr.euronews.com)

 

Türkiye’nin ikinci yüksek dağı olan Cilo Dağı, baharın gelmesiyle yeşil örtüsüne büründü.

Terör tehdidi nedeniyle 2010’da ‘Askeri Geçici Güvenlik Bölgesi’ ilan edilen Hakkari’deki Cilo Dağı’nın izin verilen bölgelerine giden dağcılar baharın doğayı nasıl canlandırdığına şahit oluyor. Türkiye’de Aladağlar, Bolkarlar ve Kaçkarlar’ın yanı sıra İsviçre Alpleri, Norveç Svalbard ve Grönland gibi yerlerde buzul tırmanışı yapan Ebru Caymaz, Cilo Dağı’na çıkan ilk kadın dağcılardan oldu. Cilo Dağcılık Kulübü Başkanı Hacı Tansu ile Hakkari’de buluşan Caymaz, tırmanışı gerçekleştirdi. Güvenlik sorunu nedeniyle 4 bin 135 metre yüksekliğindeki zirveye çıkmalarına izin verilmeyen ikili, Cilo’nun 3 bin metre yüksekliğindeki ova ve tepelerinde gezdi.

 

‘Eşsiz güzellikte’
Caymaz, Hakkari şehir merkezine ulaşmalarının ardından artan yükseklikle beraber güzelliklerin de arttığını belirterek “Öncelikle Nehil Çayı ve akabinde Zap suyunun kollarında pek çok su sporunun yapılabileceğini gördük. Depin Vadisi’nde treking, kaya tırmanışı ve kamp yapılabilir. Hakkari’de adım başı su kaynağı bulmamız güzellikleri arttırıyor. Hakkari bende çok farklı hisler uyandırdı” dedi.

‘Önyargıları yok’
Caymaz, “Hakkari’de yasaklar devam ediyor ancak yasak kapsamında olmayan sınırlı bölgeler bile doğa sporları için uygun. Halkın doğa sporlarına yönelik önyargısı yok” diye konuştu. 
 

 

(milliyet.com.tr)