Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Everest’e Tırmanma Parasını Ödemeyen, Fakat Yakalandıktan Sonra 2 Katı Para Cezasına Çarptırılan Bahtsız Dağcı

Sıcaklığın inanılmaz oranlarda düşük olduğu, neredeyse nefes alınamama noktasına gelinen Everest’e kaçak tırmanmaya çalışan amatör dağcı, zirveye ulaşamadan yakalandı.

Dünyanın en yüksek noktasını temsil eden Everest, bütün dağcıların hayallerini süslüyor. Bir dağcı için en üst nokta olan Everest, Himalaya sıra dağlarında yer alır ve Nepal ile Tibet sınırı arasında kalır. 8.848 metrelik zirvesi ile birçok insanın hedefi olan Everest’e çıkmak isteyenler, çok yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyorlar.

43 yaşındaki Ryan Sean Davy isimli amatör dağcı, Everest’e kaçak çıkmaya çalıştı.

Everest’e tırmanmak isteyen herkesten 8.500 sterlin(39.500 TL) ücret alan Nepal hükümeti, maddi durumu olmayan dağcılara zor anlar yaşatıyor. Tırmanırken, hükümet yetkililerinden kaçan Davy, dağın zirvesine yaklaştığı sırada, bir mağaraya saklandı. Ana kampın yakınlarında kaçan Davy’i hükümet sorumlusu Gyanendra Shresth yakaladı. Yaptığı açıklamada, “Onu ana kampın yakınlarında yalnız gördüm, ona yaklaştım ve kaçtı” dedi. “Onu arkadaşımla birlikte takip ettim ve yakınlardaki bir mağarada saklanırken yakaladım.” diyen yetkili, Davy’i ödemek istemediği 8.500 sterlin’in iki katı olan 17.000 (79.000 TL) sterlin para cezasına çarptırdı. Para cezası dışında pasaportuna el konulan Davy, 5 yıl boyunca Nepal’e giremeyecek.

Yakalanmadan önce Facebook’tan gönderiler paylaşan Nevy, 24.000 fit(7.300 metre) yüksekliğe kadar çıkmayı başardı. Davy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ben ana kampa geldiğimizde, gizli maliyetleri ödeyecek paraya sahip olmadığımı fark ettim. Tek başıma gitmeme izin vermeyeceklerini biliyordum çünkü daha önce hiç dağcılık deneyimim yoktu. Bir kağıttan dolayı yenilgiye uğramayı kabul etmedim. Bunu kabul etmek benim için çok utanç verici olurdu. Bu yüzden elimde olan az parayla birlikte, Everest’e gizlice giriş yapmaya karar verdim. Ne yazık ki bunu yapamadan yetkililer beni yakaladı ve Everest’e çıkamadan 7.300 metrede kaldım” dedi.

Daha önce Everest isimli filmi izlediyseniz, bu işin ne kadar zor ve tehlikeli olduğunu biliyorsunuzdur. Elbette Davy’nin hayalini gerçekleştirememesine üzüldüm ancak, hiçbir şey onun hayatından daha önemli değil. Oradaki yetkililer, aynı zamanda herkesin hayatından sorumlu oldukları için gayet doğru bir karar almışlar.

 

(webtekno.com)

Dünyanın en yüksek noktası Everest Dağı’nın tepesindeki ünlü Hillary Step kayalığının çöktüğü bildirildi. Yaklaşık 8 bin 800 metrede yer alan kayalığın, iki yıl önceki deprem sırasında tamamen çökmüş olabileceği tahmin ediliyor.

Dünyanın en yüksek dağı Everest’in tepesindeki ünlü Hillary Step kayası artık yok. İngiliz dağcı Tim Mosedale, 16 Mayıs’ta zirveye çıktığını ve kayalığı yerinde göremediğini söyledi. Mosedale, Facebook hesabında “Hillary Step artık yok” yazdı.

Everest’e tırmanan dağcılar, 2015’teki Nepal depreminin Hillary Basamağı’nın çökmesinde rol oynamış olabileceğini söylüyor. Ünlü kayalık, 8 bin 850 metrelik Everest’in en çok çıkılan iki rotasından birinin üzerinde yer alıyordu.

Nepal tarafında yer alan güneybatı rotasındaki kayalık, zirveden hemen önce, 8800 metrede bulunuyordu. Yaklaşık 17 metre yüksekliğindeki Hillary Step, güneybatı rotasının en zor bölümü olarak kabul ediliyor.

Siyah ve gri taşlardan oluşan dimdik kayalığı aşamayan birçok dağcı Hillary Step’te ölmüştü.

Kayalığa adını veren ise, 1953’te Everest’e ilk tırmanan isim olan Sir Edmund Hillary. Sir Hillary, sherpa Tenzing Norgay’la birlikte dünyanın zirvesini gören iki insandan biriydi.

Ünlü kayalık, Everest’e tırmanan Türk dağcı Tunç Fındık’ın notlarında geniş şekilde yer alıyordu:

“…Hiç oyalanmadan Hillary Step’e giden sırtın çentiğine on metre kadar geri tırmanarak iniyoruz. Burası keskin, karlı ve kayalı bir sırtı 150 metre kadar izliyor, sırtın Tibet’e bakan tarafları hep rüzgardan yığılmış kar balkonlarıyla bezenmiş.

…İşte zirveden önceki son esaslı engel olan Hillary Step’in dibine vardım. Önümde dört kişi, bu kayalık duvarda çok yavaşça ve beceriksizce tırmanıyorlar. Burası 17 metre kadar yükseklikte ve temiz, dik, kara renkli bir kayadan oluşan, sırtın üzerini tıkayan bir uçurum. Tırmanış zorluğundan çok boşluk hissi insanı tedirgin ediyor. Soldaki uçurumdan aşağısı neredeyse iki buçuk kilometre, sağdaki boşluk ise dört kilometre yükseklikteki doğu, yani Kangshung yüzü… Neyse ki, hiçbirşey üzerinde fazla düşünecek kadar oksijenli bir ortam yok!

Önümdekiler tırmanınca sıra bana geldi; tırmanmaya giriştim. Ardımdaki beş kişi, Paul ve Nima seyrederken ben de nefessiz kalarak, bazen de kayadan sarkan salkım saçak iplere tutunarak tırmandım. Kaya kendi başına pek zor değildi ama neredeyse 9000 metrede, kramponlarla ve sırt çantasıyla oraya buraya sıkışarak tırmanmaktı zor olan. Gri-siyah taştaki tutamak ve basamaklar belirgin değildi; elimdeki büyük eldivenler bu işe yardımcı olmuyorlardı. Sonunda, Hillary Step’i çok sıkıntı olmadan geçebildim. Kimbilir, o 29 mayıs 1953 gününde Sir Edmund Hillary ve Sherpa Tenzing Norgay burayı tırmanırken neler hissettiler? Bu kaya o tarihe şahit…”

Amerikalı dağcı öldü

Öte yandan, Everest’e tırmanmayı deneyen ABD’li dağcı Roland Yearwood, 8 bin 400 metre yükseklikte yaşamını yitirdi. 50 yaşındaki Yearwood, bu yıl Everst’te ölen üçüncü dağcı.

Yearwood’un ölüm haberi, 26 yaşındaki Hindistanlı dağcı Ravi Kumar’ın aynı bölgede kayıp olduğu haberinin ardından geldi.

Dünyanın en iyi dağcıları arasında gösterilen İsviçreli dağcı Ueli Steck, Everest’e tırmanmak için hazırlandığı sırada düşerek 30 Nisan’da hayatını kaybetmişti.

(Milliyet)

Slovak dağcı Peter Hamor 14×8000 projesinin son ayağı olan Dhaulagiri’ye tırmanarak bu projeyi bitiren dünyadaki 38. dağcı ve ilk Slovak alpin unvanını elde etti. Diğer taraftan Rick Allen, Adam Bielecki and Felix Berg’den oluşan Polonya Ekibi Annapurna’da zirve yaptı. Carlos Soria’dan da 1-2 gün içerisinde zirve haberleri gelebilir.

Read More

Fransız Alpleri’nde yer alan kayak merkezinde çığ faciası sonucu 3 dağcının hayatını kaybettiği bildirildi.

Associated Press’in haberine göre Alpler’deki kayak merkezi Bonneval-sur-Arc’da yaşanan çıp faciasında hayatını kaybeden iki erkek ve bir kadının, deneyimli dağcılar olduğu kaydedildi.

AA’ya göre çığ altında hala 1 kişinin olabileceğini ve arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Kayak sezonu başladığından bu yana Alpler ve Pireneler bölgesinde şimdiye kadar 14 çığ vakası yaşanmış ve toplam 7 kişi ölmüştü.

Geçen sezon ise 45 çığ vakası 21 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.

 

 

(haber10.com)

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Yunanistan’ın kuzeyindeki Tesalya ve Orta Makedonya bölgeleri arasında kalan dağın “Mitikas” zirvesine tırmanırken zorlu kayalık, karlı ve buzlu parkurları aşan Bursalı dağcılar, zirve yolculuklarını vücutlarına monte ettikleri küçük kameralarla kaydetti.

Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) Başkanı İsmet Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zirve tırmanışını gerçekleştirmeden önce Selanik’e giderek Atatürk’ün evini ziyaret ettiklerini söyledi.

“Orada bayrağımızı dalgalandırdık”

Şentürk, tırmanış öncesi araçla 950 metre rakıma kadar ilerledikten sonra yürüyerek ve tırmanarak Olimpos Dağı’nın 2 bin metre seviyelerinde bulunan dağ evine, 4 saatte ulaştıklarını aktardı.

Hava soğuk ve sisli olmasına rağmen zirveye hareket ettiklerini anlatan Şentürk, “Yolda ilerledikçe her yeri yoğun bir sis kapladı. Hiçbir yeri göremedik. Rotayı da şaşırıp önce yanlışlıkla başka bir kulvara girdik. Daha sonra fark edip geri döndük ve doğru kulvardan devam giderek Mitikas zirvesine zorlu ama zevkli, güzel bir tırmanış yaparak orada bayrağımızı dalgalandırdık. Güzel bir etkinlik oldu.” diye konuştu.

“Çok etkileyici bir görüntüsü var”

Olimpos Dağı’nın, teknik tırmanış anlamında da dağcılar açısından çok keyifli bir bölge olduğunu dile getiren Şentürk, şöyle devam etti:

“Biz de Yunan bayrağıyla birlikte iki ülkenin dostluğu adına bayrağımızı dalgalandırmış olduk. Biz Türk dağcıları da bütün komşu ülkelerle bu tür etkinlikleri yapmayı arzu ediyoruz. Yunanlılar ile de bu tür faaliyetlere ortak olarak imza atabiliriz. Bildiğimiz kadarıyla mitolojide 12 spor tanrısının buluşma noktası olduğu anlatılır. Bu hikayeleri dinlediğimizde de dağın böyle bir efsanevi havası var. Olimpos Dağı, Balkanların çok özel ve güzel bir dağıdır. Çok etkileyici bir görüntüsü var.”

Şentürk, Olimpos Dağı’nın topoğrafik yapısının, alışkın oldukları dağlara göre çok farklı olduğuna işaret ederek, “Dağın son bölümü kayalık, kar ve buz tırmanışları gerektiren bir yapısı var. Biz o kadar olduğunu tahmin etmiyorduk ama gittiğimizde zor koşulları görünce hem zorlu tırmanış karşısında hem de bunu başarmanın verdiği mutlulukla oradan güzel bir anıyla döndük.” ifadelerini kullandı.

 

 

(haberler.com)

Luis Cardona, kız arkadaşı Maddy Thorpe’ye, bir dağcıdan bekleneceği şekilde evlenme teklifi etti.  Maddy tırmanış sonrası aşağıya indiğinde, Luis Cardona önceden planlanan bir şekilde arkadaşları ile alanı ışıklarla ve güllerle süsleyerek muhteşem bir evlilik teklifi yaptı.  

Read More

agri-dagi-neden-bu-kadar-cekiciİç turizmde kıymeti pek bilinmese de Ağrı Dağı’na her sene dünyanın dört bir yanından dağcı grupları ve turistler akın ediyor. Peki nedir Ağrı Dağı’nı bu kadar çekici kılan? Kim ne için geliyor?

Ağrı Dağı sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde bilinen, tanınan ve bir efsane sembolü haline gelmekten öteye, dört kutsal kitapta adı geçen kutsî bir yerdir.  Doğu Anadolu ekonomisini ve Ağrı ilinde kültürel ve ekonomik hayatı geliştirebilecek, bölgedeki turizm yelpazesini çeşitlendirebilecek bir öneme sahiptir.

Daha önceki yıllarda güvenlik nedeniyle tırmanışa izin verilmeyen, Ağrı Dağı’na tırmanış izin çıkmasından sonra, özellikle Avrupa’dan ve Uzak Doğu’dan tırmanışlar için çok sayıda dağcı akın akın bu dağa geliyor.

Dağcıların tırmanma arzusunu tetikleyen en büyük unsur, Ağrı Dağı’nın kutsal kitaplarda yer alan Nuh Tufanı efsanesinde adının geçen Cudi dağı olduğuna inanılması. İkinci bir etken ise tek bir volkanik kütle olması.

agri-dagi-neden-bu-kadar-cekici

Ağrı dağı, sönmüş bir volkan olmasının yanı sıra binlerce yıl önce oluşan ve bugün 4800. metreden başlayan 250. metre kalınlığındaki bir buz kütlesiyle de örtülmüş olması.

Özellikle Japon dağcılar, kendileriyle yapmış olduğumuz konuşmalarda, Ağrı Dağı’nın Fuji gibi kutsal bir dağ olarak görüldüğü söylüyorlar.  Ağrı Dağı’na tırmanmanın kendilerini bir nevi yeniden bulmak, kötülüklerden arındırmak anlamına geldiğini söyleyen uzak doğululara göre tırmanmak, bir çeşit ibadet.

Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde dağcılık popüler bir spor haline geldiği için Avrupalı dağcı guruplar, yüksek irtifa dağcılığı için Ağrı’nın, Avrupa’ya en uygun ve yakın konumda olduğunu ifade ettiler. Yani Alplere tırmanış öncesi, hem yakın, hem daha ucuz bir antrenman sahası onlar için Ağrı Dağı.

agri-dagi-neden-bu-kadar-cekicijk

Nuh’un Gemisi Ağrı’da mı yatıyor?

Yandaki uydu fotoğrafında Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nın bir bölgesinde ağır kar ve buzulla gömülü olduğu iddia ediliyor. Son çekilen fotoğrafta küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzulun üstünde tam olarak belirlenemeyen kahverengi bir parça ortaya çıkmış.

agri-dagi-neden-bu-kadar-cekici-1

CIA onu “Ararat Anomalisi” olarak adlandırırken, dağcılar ona Türkiye Ermenistan sınırındaki bağışlanmayan zirve adını takmışlar. Bilim adamlarıysa onun çok büyük tarihi kanıtlara ve arkeolojik mirasa sahip olduğunu düşünüyorlar. Ağrı Dağı, arkeologların yoğun ilgisini çekiyor. Dağdaki bilinmeyen obje ilk kez CIA casus uçakları tarafından 1949 yılında saptanmış.

Keşifçiler, uzun zamandır, Ağrı Dağı’nın zirvesinde Büyük Tufan’dan geriye kalan efsanevi geminin kalıntılarını arıyor. 1957 yılında bir Türk Hava Kuvvetleri pilotu Ağrı bölgesinde gemi şeklinde bir oluşumu fotoğraflamış, ancak bu görüntünün doğruluğu konusunda bir girişimde bulunulmamıştı.
Sovyetlerin yabancı kaşiflerin ABD casusu olabileceği şikayeti üzerine, Ağrı Dağı dahil olmak üzere bütün bölge, Soğuk Savaş yılları boyunca yabancılara kapatılmıştı. Bu yasak ancak 1982 yılında kaldırılmış, bu tarihten itibaren bölgeye seferler düzenleyen kaşifler söz konusu gemiye dair herhangi bir kalıntıya rastlamamışlardı.

Turizm Projesi Eğitimleri

Doğubayazıt Belediyesi “Güneş Doğubeyazıt’tan Yükselecek” projesinin 45 günlük eğitim süreci sona erdi.  İki gün süren bu gezi ile kursiyer öğrencilerin ilçenin tarihi ve turistik yerlerini görmeleri sağlandı.

Geçtiğimiz hafta sonu, Proje Koordinatörü Şermin TEMTEK AYDEMİR, Proje Sekreteri Özlem SALAZ DEMİR ile rehberler Metin EMLEK ve Ahmet ÖZGÜL eşliğinde gerçekleştirilen geziye yaklaşık 60 kursiyer katıldı.

Gezinin birinci gününde ilçe turizmine büyük katkısı olan Balık gölü ve çevresi gezilirken, gezinin ikinci gününde ise, Buz Mağarası, Meteor Çukuru, Gürbulak Sınır Kapısı, Nuhun Gemisi, İshakpaşa Sarayı, Keşişin Bahçesi, Urartu Kalesi, Şafii Camii ve Ahmedi Hani Türbesi  gezildi.

Yapmış oldukları bu gezinin en büyük amacının kursiyerlere ilçe turizmini tanıtmak olduğunu belirten proje Mesleki Eğitim Uzmanı Suna OREL “Bu gezimiz ile öğrencilerimize 45 gün boyunca vermiş olduğumuz derslerin ardından Doğubayazıt ilçesinde bulunan tarihi ve turistik yerlerin tüm kursiyerlerimizce görülerek sahiplenilmesini hedefledik.”dedi.

45 gün süren eğitimler, Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Yrd.Doç. Dr. Mustafa ÇELİK yine Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Cezmi MÜKÜS ile Mesleki Eğitim Uzmanı Suna OREL tarafından verildi. Servislerinde Belediyece karşılandığı gezi, 17 Haziran Pazar akşam saatlerinde son bulurken, öğrencilerin birbirlerinden ayrılmaları bir hayli duygulu anların yaşanmasına neden oldu.

“Güneş Doğubayazıt’tan Yükselecek Projesi” Serhat İlleri Kalkınma Programı (SEKAP) kapsamında olup, Devlet Planlama Teşkilatı Koordinasyonunda yürümektedir. Avrupa Birliği tarafından desteklenen Proje bütçesinin yüzde 90’ı Avrupa Birliği, geriye kalan yüzde 10’u ise Belediye bütçesinden karşılanmakta. Projenin sonunda Turizme hizmet sunacak kalıcı bir turizm rehberlik bürosu oluşturulup ilçenin hizmetine sunulacak.

 

Kaynak: Doğubayazıt yerel arşivi

Adem Koç

 

(indigodergisi.com)

Dünyanın efsane duvarları arasında Türkiye’den yer alan tek parkura taş ocağı izni verildi…

Isparta’nın Aksu ilçesinde bulunan dünyaca ünlü kaya tırmanışı parkurunun da yer aldığı bölgeye mermer ocağı ruhsatı verildi.

Eldere köyü sınırlarındaki Kuzukulağı Yaylası’nda yer alan ve dağcılar arasında ‘Tanrının parmağı’ olarak anılan kaya tırmanış parkurları, 100 ila 800 metre arasında değişen devasa bloklardan oluşuyor. Dünyaca ünlü Türk ve yabancı dağcıların kaya tırmanışı için tercih ettiği parkuru da kapsayan geniş bir alanda mermer ocağı açılması için ruhsat verildiği öğrenildi. Bu girişime engel olunmazsa Türkiye’nin en önemli doğa miraslarından biri daha göz göre göre yıkıma kurban edilecek.

dsfg3

Isparta’nın Aksu ilçesine bağlı Eldere köyünde bulunan Kuzukulağı Yaylası, biyolojik çeşitlilik açısından Torosların en önemli gen merkezlerinden biri olarak biliniyor. Yüzlerce yıldır bölgenin Yörükleri için önemli bir keçi yetiştiriciliği alanı da olan bölge, dev kireçtaşı kayalıkların oluşturduğu doğal kulelerle son yıllarda dünyaca ünlü dağcıların da gözdesi haline geldi. Tanrının Parmağı olarak anılan Kuzukulağı Yaylası’ndaki kaya tırmanışı parkurları dünyanın en iyi Alpin rotaları arasında gösteriliyor. Ancak Türkiye gözü gibi koruması gereken bu alanda mermer ocağı açılması için ruhsat verdi.

asd22

Kuzukulağı Yaylasında Mermer ocağı işletmek için MİGEM’den (Maden işleri Genel Müdürlüğü) ruhsat alan özel bir maden şirketinin, bununla ilgili ÇED süreci başlatmak için Isparta’ya gelerek temaslarda bulunduğu öğrenildi. Türkiye’nin en önemli dağcılık merkezlerinden biri olan Dedegöl Dağı, Melikler ve Kuzukulağı yaylalarıyla her yıl binlerce dağcıyı ağırlıyor. Bir bölümü Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırlarında olan Dedegöl Dağı’nın çok büyük bir kısmında ise herhangi bir koruma statüsü bulunmuyor. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda, özellikle ‘gülgiller’ familyasının dünyadaki iki önemli gen merkezinden biri olduğu ortaya çıkan Dedegöl Dağı ve çevresi, biyolojik çeşitlilik açısından da korunması gereken önemli alanlardan biri.

dedegol

BÖLGENİN MEYVECİLİKTEKİ BAŞARISI GEN KAYNAĞINA BAĞLI

Türkiye’nin önemli botanik uzmanlarından biri olan SDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, Isparta ve çevresinde gül, elma ve benzeri meyvecilik üretimindeki kalite ve verimin yüksek olmasının, Dedegöl Dağı ve çevresinin gülgillerin gen merkezlerinden biri olmasından kaynaklandığını açıklamıştı. Türkiye’de yetiştirilen meyvelerin yaklaşık yüzde 70’inin gülgiller kökenli olduğuna da işaret eden Özçelik, Dedegöl Dağı’nın çevresiyle birlikte yıkım projelerinden uzak tutulması gerektiğinin de altını çizmişti.

kuzukulagi-kayaliklari

KÖYLÜLERE BİLGİ VERİLMEMİŞ

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Eldere köylüleri, köylerinde açılmak istenen mermer ocağı hakkında hiçbir bilgileri olmadığını dile getirirken, hiçbir kurumun kendilerine bu yönde bir görüş de sormadığını aktardı. Yayla konumundaki Eldere köyünde yaz aylarında 500’e yakın nüfus yaşarken, kış aylarında köylülerin mevsimlik tarım işçiliği için yakın bölgelere gitmesi yüzünden nüfus 130-140 kişiye kadar düşüyor. Geçimlik tarım ve hayvancılıkla uğraşan Eldere köylüleri, bölgede mermer ocağı açılmasını istemiyor.

sdfsfg

DÜNYANIN EN İYİ 19 ALPİN ROTASINDANBİRİ

Tek parça ve sağlam kulelerden oluşan Kuzukulağı kayalıkları, dünyadaki en önemli 19 Alpin rotasından biri olarak biliniyor. Dünyaca ünlü Fransız dağcılar Stéphanie Bodet ve Arnaud Petit tarafından yayınlanan ‘Parois de Legende’ (Efsane Duvarlar) adlı kitapta Türkiye’den yer alan tek parkur olan Kuzukulağı kayalıkları, başvuru niteliğindeki yayının ardından dünyanın ünlü dağcılarının uğrak yeri oldu.

kitap-icerik

ABD İÇİN YOSEMİTE NEYSE TÜRKİYE İÇİN DEDEGÖL DAĞI ODUR

Alanın bu özelliğinden dolayı Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırlarına dâhil edilerek koruma altına alınması için yaklaşık 2 yıldır çalışma yürütülüyor. Ancak bu girişim henüz sonuçlanmış değil. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz dağcılık camiasının önde gelen isimleri, Kuzukulağı parkurlarının Türkiye için altın değerinde olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyorlar: “Türkiye’de başka bir yerde böyle bir parkur yok. ABD’de bulunan ünlü Yosemite Ulusal Parkı ne anlama geliyorsa burası da Türkiye için odur. Ekonomik olarak da bakıldığında burada bin tane de mermer ocağı açılsa getireceği kazanç bu alanın kaybedilmesiyle oluşacak zararı karşılamaya yetmez!”

 

(odatv.com)

Bolivya’nın yerli kadınlarının ”gözü yükseklerde”. Aymara Kadınları, And Dağları’nın zirvesine kadar tırmanıp yerli kültürün ataerkil karakterine meydan okuyorlar.

0,,19216422_303,00

Engellenemez yükseliş

Bu yerli kadınlar kısa süre öncesine kadar ana kampta kalıp yemek pişiriyorlardı. Ancak artık bu rolden sıyrılmak istiyorlar. Aymara Halkı’nın yerli kadınları turistlere Bolivya’nın ünlü And Dağları’nın zirvesine kadar rehberlik ediyorlar. En sevilen zirve ise ‚‘‘genç tepe‘‘ olarak bilinen “Huayna Potosí”. Bu tepe, Bolivya’nın başkenti La Paz’dan yalnızca 25 kilometre uzaklıkta.

0,,19216294_303,00

“Cholaların” azmi

Aymara Halkı kadınlarından Vedia (solda), Dora Magueno (ortada) ve Lidia Huayllas (sağda) artık aşçı ve hamal olarak ikinci planda kalmak istememişler. Böylece geleneksel kıyafetli yerlilere verilen ismiyle bu üç “Chola”, tırmanış rehberlerinden oluşan bir gruba katılmışlar ve erkek meslektaşlarına rakip olmuşlar.

0,,19216308_303,00

Eteksiz olmaz

Tırmanış sırasında yerliler mola yerlerinde şapkalarını kasklarla değiştiriyorlar. Ayrıca ‚ ‘‘Pollera‘‘ adlı geleneksel pileli etekleri de bu tırmanışların olmazsa olmazlarından. Bir ‘‘Pollera‘‘ 6 ila 8 metrelik bir kumaştan oluşuyor ve bazılarının tam on adet iç etekliği oluyor. Geleneksel Aymara kıyafetine ‘‘Manta‘‘ isimli bir panço ve ‘‘Bombin‘‘ isimli bir fötr şapka da dahil.

0,,19216302_303,00

‘‘Pollera‘‘ tabu olmaktan çıkarsa

‘‘Cholalar” bu pileli eteği uzun bir süre tabuydu. Geleneksel kıyafetli Bolivyalılar, bu etekle bir mekana girmek istedikleri zaman genellikle kapıdan geri çevriliyorlardı. Ancak yerli kökenleri olmayan ve İspanyol koloni döneminden kalma bu kıyafet parçası artık Bolivya’nın yerli halkının özgüvenini temsil ediyor.

0,,5386629_7,00

Geleneksel kıyafet cep yakıyor

‘‘Pollera‘‘nın Bolivya’daki yoksul yerlileri temsil ettiği zamanlar geride kaldı. Artık bu geleneksel kıyafet karnavallarda, dini törenlerde ve halk festivallerinde giyiliyor. Ayrıca bu kıyafetin bir pazarı da oluşmuş durumda. Bütün parçalarıyla bir kıyafet yaklaşık 274 Euro’ya mal oluyor. Vikunya yünü bir şalın fiyatıysa 900 Euro’ya kadar çıkabiliyor.

0,,19216418_303,00

Eşitlik mücadelesi için aşılan tepeler

Bolivyalı Aymara Kadınları yalnızca yerli bir halk oldukları için değil, aynı zamanda kadın oldukları için de ayrımcılığa uğruyor. Yine de bir Aymara olan Evo Morales Bolivya Devlet Başkanı olduğundan beri bu yerli halkın özgüveni hatırı sayılır derece artmış. Buna karşın dağcılar kendi kültürlerindeki ataerkil motiflere karşı da mücadele veriyor.

0,,19216280_303,00

Tam teçhizatlı bir özgüven

Yeni bir meslek, yeni bir kimlik: Tırmanıcılardan 48 yaşındaki Lidia Huayllas (solda) ve 50 yaşındaki Dora Magueno kendilerini ve ekipmanlarını gururla tanıtıyorlar: buz kazması, tırmanma demiri, halat, kayış ve kasklarıyla bu yerli kadınlar turistlere iki yıldır derin yarıklar ve sarp kayalıkları aşarken rehberlik ediyorlar.

0,,19216309_303,00

Güneşin evine tırmanış

Yerli kadınlar ayrıca uzun saçlarıyla tanınıyorlar. Aymara Kadınları henüz şafak sökerken parlak saçlarını tarayıp örüyorlar. Daha sonra da yola koyuluyorlar; mesela 6439 metre yüksekliğindeki İllimani’ye doğru. Burası Bolivya’nın ikinci en yüksek dağı ve ‘‘güneşin doğduğu yer‘‘ olarak Aymaralar için kutsal sayılıyor.

0,,19216317_303,00

Zorlu hizmetin bedeli

Bir hamal Illimani’nin eteklerinde duruyor ve tırmanışa hazırlanıyor. Bu iş, Aymara Kadınları’nın ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına yardımcı oluyor. Turistlerin eşyalarını taşıyanlar günde yaklaşık 35 Dolar kazanıyorlar. Bu hatırı sayılır bir miktar, zira bir yerli kadının eline geçen aylık ortalama gelir 175 Dolar.

0,,19216304_303,00

Birliğin gücü

‘‘Cholalar‘‘ birbirlerine halatlarla bağlı Huayna Potosí’nin dik yamacında antreman yapıyor. O bir Aymara olan Bolivya’nın ünlü spikeri Justa Canaviri, bu mücadeleci ruhu en iyi bilenlerden. Canaviri, Aymara kadınlarının Bolivya toplumundaki konumuna dair ‘ ‘Bu kadınlar bir tür ticaret yapıyorlar ve ekonomik bağımsızlıklarını üst sınıfa mensup beyaz kadınlardan daha önce elde ettiler‘‘ diyor.

 

(http://www.dw.com)

 

ozel-haber-bursali-dagcilar-bulgaristan-da-tu-8239229_x_o

Bursalı dağcılar, Bulgaristan’ın çıkılması çok zor olan dağlarının zirvesinde Türk bayrağını dalgalandırdı.

Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) üyesi 3 dağcı, Bulgaristan’ın Pirin dağlarının zirvesine çıktı. Bulgaristan’ın Velingrad ili sınırlarında bulunan 2 bin 746 metre yükseklindeki Pirin dağlarının büyük Todorka zirvesine Bursalı dağcılar çığ düşme tehlikesine rağmen tırmanmayı başardı. İlk önce 2 bin 712 metre yüksekliğindeki küçük Todorka zirvesine tırmanan Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) üyesi 3 dağcı, toplam 6 saatlik tırmanışın sonunda 2 bin 746 metre yükseklikteki büyük Todorka zirvesine tırmanarak Türk bayrağını dalgalandırdı.

Uludağ Dağcılık Kulübü Başkanı İsmet Şentürk, “Muhteşem güzellikleri seyrederek, tipi ve çığ düşme tehlikesi altında zorlu bir tırmanış gerçekleştirerek 6 saat süren yürüyüşün sonunda 2 bin 746 metre rakımlı büyük Todorka zirvesine çıktık. Bulgaristan’ı gökyüzünden kuş bakışı izleme imkanı bulduk ve zirvede Türk bayrağını dalgalandırdık” dedi.

 

 

(haberler.com)