Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Araştırmacılar, doğayı taramak için bir yöntem geliştirdi ve onu kapalı bir ortamda kopyaladı.

Ticari 3D yazıcılarla görünüşte çok dayanıklı olmamakla birlikte sonsuz sayıda ürün yaratılabilir. Dartmouth Visual Computing Lab’in geliştirdiği yeni metod ile çok daha özel 3D modeller üretilebiliyor. Bu metod sayesinde dağcıların tırmanmayı sevdiği gerçek dünyadaki mekanları aynen kopyalayarak  kapalı ve güvenli mekanlarda üretmek mümkün hale geliyor.

Araştırmacılar bu süreç için öncelikle Utah ve New Hampshire’daki iki güzergahtan yüzlerce fotoğraf çektiler ve bunları dağcılar için tekrardan düz bir duvar üstünde üreterek konumlandırdılar. Ekip kaya yapılarını hızlı prototiplendirme, kalıplama ve döküm teknikleri kullanarak hazırladıktan sonra, dağcıların doğal ortamdaki rotaları taklit ederek tırmanabilecekleri kapalı bir spor salonu duvarına yerleştirdiler. Ardından hem doğadaki orijinal rota hem de spor salonunda kopyalanan yapı için dağcıların hareketlerini kayıt altına aldılar ve sonuçta her iki ortamda da dağcıların tırmanış davranışı bir biri ile uyumlu oldu.

Bu süreçte kullanılan teknik belli popüler tırmanma rotalarını çoğaltmak isteyen kapalı spor salonlarında tercih edilerek dağcıların güvenli bir ortamda tırmanması sağlanabilir. Ancak Dartmouth araştırmacıları diğer potansiyel uygulamalara da dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalara göre özel doğal yapıların yeniden üretilmesi, bir adli analiz için suç mahallini yeniden oluşturmayı mümkün kılabilir.

 

 

(pcworld.com.tr)

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’na tırmanırken fenalaşan 48 yaşındaki doğa yürüyüşü rehberi Servet Sezgin, hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, emekli astsubaylar Servet Sezgin  ve Şükrü Sedef Kemer ilçesinde bulunan 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’na yürüyerek çıkmak için Sabah saatlerinde Beycik Yaylası’ndan yola çıktı. Tahtalı Dağı’nın zirvesine yaklaşık 3 kilometre kala rahatsızlanan Sezgin, kalp krizi geçirdi ve yere yığıldı. Emekli astsubaya ilk müdahaleyi dağda yürüyüş yapan Rus bir doktor ve yanındaki arkadaşı yaptı.
  Durumun 112 Acil Servis ekiplerine bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Sezgin’e kalp masajı ve suni teneffüs yaptı. Yaklaşık yarım saat süren kalp masajı sonrası Sezgin kurtarılamadı.
  Sezgin’in cesedi, sağlık ekipleri ve Olympos Teleferik çalışanları tarafından zirveye çıkarıldı.
  Teleferikle aşağıya indirilen emekli astsubayın cesedi, Kemer Devlet Hastanesi morguna, oradan da otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

 

(milliyet.com.tr)

Türkiy Dağcılık Federaesyonu’nun 30/05/2016 tarihli Yürüyüş Liderliği Talimatı‘nın Geçici 1. Maddesi gereği, şartları sağlayanlar için Yaz ve/veya Kış Yürüyüş Liderliği Belgesi verilecektir. Yürüyüş Liderliği Belgesi’ni almak isteyenler başvurularını aşağıda belirtilen belgelerle kulüpleri aracılığı ile yapacaklardır.

Talimatın geçici maddesinin geçerlilik süresi 1 yıl olduğundan bu süre 29/05/2017 tarihinde dolacaktır.

İlgililere duyurulur.

  • Başvurular posta yoluyla ya da şahsen yapılacaktır.
  • Başvurularda, postada/kargoda yaşanacak gecikmelerden veya kaybolan evraklardan Federasyonumuz sorumlu değildir.

Duyuru tarihinden önce Geçici 1. Md.’ye istinaden başvurmuş olanların gerekli belgelerini Federasyonumuza iletmeleri, varsa eksik ödemelerini yapmaları gerekmektedir. Geçici 1. Md.’den bağımsız olarak bu belgeyi almayı hak edenler ilgili talimatın 17. Maddesi 4 ve 5 numaralı bentlerinde ayrıca belirtilmiştir. Bu kapsamda olan kişiler için belge ücreti 100 ₺olup Yürüyüş Liderliği Belgelerini ilgili talimatın 17. Maddesi 3 numaralı bendine göre talep edebilirler.

Not: Yukarıda yer alan koşullara uymayanlar federasyon tarafından düzenlenecek olan Yürüyüş Liderliği Kursuna katılmaları ve başarılı olmaları gerekmektedir.

 

Kaynak: www.tdf.gov.tr

Arkadaşım İsmail Demirci rehberliğinde yeni ve harika bir rotada çok güzel bir dağ ve arkeoloji yürüyüşü gerçekleştirdik. Faaliyetimiz mükemmel bir havada ve harika bir rotada gerçekleşti. Doğanın eşsiz güzelliğine zengin arkeolojik kalıntılar eşlik ederken havanında mükemmel olması faaliyetimizi unutulmayacak etkinlikler arasına soktu. Spor yaptık, doğanın huzurlu atmosferinde ruhumuzu dinlendirdik, arkeoloji konusunda gözlemler yapıp fazla bilinmeyen bir bölgeyi ayrıntılı keşfettik. […]

Read More

Yazmazsanız unutulur!
 
Çok uzun yıllar önce, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Spor Müdürlüğü Dağcılık ve Kış Sporları kolu 25.yılı için yapılan Dağcılık Sempozyumu’na (9-10 Nisan 1988/Ankara) katıldığımızda, “Dağlara yürümeden, sadece tırmanarak nasıl ulaşırız?” diye kafa yoran genç çocuklar topluluğuyduk. Yıldızlı Dağcılar ve aynı zamanda Anadolu Dağcılar Birliği İstanbul Şubesi için hayallerini süsleyip oradan oraya koşturan, alpin stil tırmanış sevdalılarıydık. 
 
Sempozyumda her şey çok iyi gidiyordu. Konferansın içeriği o zamanlar için yüksek standartlardaydı. Aklımda kalanlara şimdi dönüp bakıyorum da; aslında ne kadar ileriye gidebilecek bir dağcılık kültürü nasıl engellenmiş yıllardır onu fark ediyorum. Mesela işin felsefesi, etiği ve ahlakı konusunda sevgili Batur KÜRÜZ, Erhan ERSOY ve Muzaffer TRAŞ sunumları bugün bile okunması gereken önemli değerlere işaret eden sunumlardı. Ömer TÜZEL’in ‘Anadolu Dağcılar Birliği’ ve ‘Türkiye dağlarında yapılan önemli alpin tırmanışlar’ sunumları heyecan verici, yine sevgili Erhan ERSOY, Filiz DEMİRAYAK, Doç. Dr. Yücel AŞKINın ‘Dağlarda kirlenme ve kültürel değerler’ üzerine olan sunumları ders niteliğindeydi. 
 
İşte tam da burada bu öykünün başlangıcını konuşuyorsak, o sempozyumda kimler vardı diye değinmeden olmaz. Çoğu çok sevdiğim dostlarım, abilerim, ip arkadaşlarımız ya da aynı dünya görüşünü, aynı dağları paylaştığımız dağcı dostlarımızdı. Dr. Tayfun TERCAN, Kâşif ALADAĞLI, Seyhan ÇAMLIGÜNEY, Nevzat ÖNTAŞ, Atilla ERDEMLİ, Muzaffer Erol GEZ, İsmet ÜLKER, Prof. Dr. A. Mecit DOĞRU, Necmettin KÜLAHÇI, Mehmet SOMUNCU, Alattin KARACA ve Anadolu Dağcılar Birliği adına “Dağ Kazaları ve Kurtarma” sunumunu yapan sevgili Recep ÇATAK.
 
Bu sunum sevgiyle, tutkuyla koştuğumuz dağların belki de diğer yüzü olan ölüm ile yüzleştirmişti bizleri… 
Birçoğumuz tırmanırken kendimizi sakatlayıp incitmiştik bu sporun doğası gereği fakat her seferinde dağlara daha fazla tutkuyla, heyecanla geri dönüyorduk. Birçok dostumuz birçok  ağır kazalar geçirdiler ve ama sonrasında neredeyse hepsi dağlara gitmeye devam ettiler. Fakat Recep ÇATAK’ın sunumu sert bir tokat gibiydi. Çok etkilendim, kafam karıştı, biraz da dağılmıştım. Akşamında Mülkiyeliler Birliği’nde bir şeyler içip sohbet ederken aklımda sunumdaki isimler vardı.
Daha sonra o sert kış geldi, 1989 yılında Ağrı dağında sevgili Recep ÇATAK yaşamını yitirdi. Sonrasında da kazalar devam etti.
Bir güzel bahar günü üniversiteden çıkmış Kemancı’da dostlarla buluşmak üzere yürürken bu kazalarla ilgili bir çalışmanın devam ettirilmesi gerektiğine karar verdim. Elimde bir Olympus OM 2 fotoğraf makinası ve Recep’in dağ kazaları notları, aldım soluğu İstanbul Üniversitesi kütüphanesindeki dev gazete arşivinde. Aramaya ve buldukça fotoğraflamaya başladım kazaları tek tek, tarih tarih. O çalışma esnasında, ülkemizde halen büyük medya gruplarından birinin olan gazetenin, dağ kazalarını, kıyamet koparırcasına nasıl manşetten girdiğini ve nasıl dramatize ederek servis ettiğini görünce ‘Renkli Basın & Renkli Yalanlar Işığında Dağcılık Gerçekleri’ diye bir çalışma da toparladım. 2 ay sonra her şey hazırdı. Kimselere söylemedim çünkü bazı dağcı dostlarımız için Recep’in mirası, benim dokunmamın uygun olmayacağı bir şeydi, bazı dostlarımızın ise gereksiz gördüğü, işin tatsız, ürkütücü bölümü dedikleri bir çalışmaydı. Yıllarca birikti sonra kaza raporlarını ilave etmeye başladık. (Hacettepe ve ODTÜ kulüplerinin rapor geleneği vardı.) Basından ulaşabildiklerimizi eklemeye, e-posta gruplarına atılan maillerden bazı bilgileri toplamaya devam ettik. Sadece İYİ NİYETLİ bir şekilde arşiv yaptık, yorum katmadık. Bazıları kulaktan kulağa gelen bilgilerdi bazıları bize gelen ve ismini vermek istemeyen kişilerin bilgileriydi. Hepsini topladık ve bunları Yıldız Üniversitesi Dağcılık Kulübünde anlatarak geleneksel bir ders haline getirdik.
Yıllar geçti, yaş aldık. Çok sevdiğimiz dostlarımızı yazmak zorunda kaldım kimi zaman. Çok zordu biriktirmek böylesi bir şeyi…
 
Sonrasında kulüpten genç kuşak arkadaşların isteği üzerine bu işi onlara devrettim.
Sevimsiz bir konunun 25 yıla yakın takipçiliğini yaptıktan sonra artık devredebileceğim fikri beni sevindirmişti ve şimdi bunun herkes ile paylaşılacağı online platform beni mutlu etti. İstatistik, bilimsel veri, tarih ve dokümanter envanter çalışmaları önemlidir. Ben naçizane başlamış bir öyküyü sabırla devam ettirmiştim, şimdi Recep’in mirası artık online yayında…
 
Çok eksik vardır belki, yanlış olanlar vardır? Yazın lütfen bizlere, düzeltelim. 
Var ise elinizde eski fotoğraflar, kaza fotoğrafları ya da kaza alanı öncesi, sonrası fotoğrafları paylaşın bizimle.  Elinizde gerçek ve ders alınabilir sağlıklı bilgiler var ise paylaşın bizlerle bu bilgileri, belgeleri ya da olay anında, öncesi ya da sonrasında bilinmesinin önemli olduğunu düşündüğünüz ne varsa… 
 
Artık HEPİMİZİN burası. Sizlerden gelecek olanlar ile zenginleşecek bu birikim. Dağlara gidenler buraya baktıkça hem dağcılık tarihimizle ilgili birçok gerçek öyküye tanıklık edecekler hem de birçok deneyimi doğrular ya da yanlışlar cephesinden inceleme, öğrenme, değerlendirme fırsatını yakalayacaklar. Şüphesiz bu, kaza geçirme şanslarını düşürecek. 
 
Öğrenmek için bilgiyi aktarmak gerekiyor, aktarılan bilgiyi de bir noktada toplamak ve değerlendirmek gerekiyor. 
Her neyse bir içten duygu ile başladı Recep’ten sonra, kişisel başladı sonra kulübüm sahiplendi ve ders oldu. Şimdi ise sevgili kulübüm sayesinde herkesin oldu.
Umarız bu paylaşımlar herkese faydalı olur.
 
DAĞLARLA KALIN 
SAĞLICAKLA KALIN….
 
En içten saygı ve sevgilerimle, dağlarda yaşamını yitirmiş tüm dağcı dostlarım adına ve anısına…
 
ALPER SESLİ
 
14 / ARALIK / 2016
 

*** Etik olarak kazazedenin kaza anı fotoğraflarını paylaşmamayı tercih ediyoruz. Kazazedenin tırmanırken güzel bir fotoğrafına sahipseniz lütfen bizimle paylaşınız. 

*** Kendinize ait kazalar hakkında görüşleriniz ya da duyduklarınız var ise fakat bunların gerçekliği desteklenemiyorsa lütfen bizlerle paylaşmayınız.

08-09 Ekim 2016 tarihleri arasında gerçekleşen kamplı yürüyüşümüz Kibyra Antik Kenti ziyareti ile başladı. Daha sonra Sagalassos Antik Kenti yakınlarında kamp kurup sabah erkenden yine Sagalassos Antik Kenti içinden başlayarak bizi Psidia bölgesine götürecek antik rotayı izleyerek Akdağ üzerinden Isparta sınırlarındaki Gölcük’e dağ yollarından yürüdük. Geri dönüş yolunda da Salda Gölünü ziyaret ile faaliyetimizi sonlandırdık. 15 kişilik güzel bir […]

Read More

Seyahat fotoğrafçısı/yazar ikili Emily ve Andrew, ilk yürüyüşünü unutulmaz kılmak için, yürüyüşünün her aşamasında işine yarayacak ipuçları, tavsiyeler ve önemli bilgiler veriyor.

Ekvador’daki Quilotoa Loop’ta yürüyüş © Along Dusty Roads Read more at

Ekvador’daki Quilotoa Loop’ta yürüyüş © Along Dusty Roads Read more at

Kalabalık şehirlerden ufak sahil kasabalarına, yürüyerek keşfedebileceğin koca bir dünya var. Yeni deneyimlere asfalt yolları kullanarak da erişebilecek olsan da, bazı harikulade yerlere taksi, tren veya turlarla ulaşılamıyor. O muhteşem gün doğumu ve pek çok kutsal bölge ile antik harabelerin çoğu ya bir dağ geçidinin ya da kıvrımlı bir patikanın ucunda yer alıyor ve ancak tutkulu ve kararlı gezginler tarafından keşfediliyor.

Seyahat tarzına yürüyüşü de eklemek, çok gezilmeyen yerleri keşfetmek konusunda önüne yepyeni fırsatlar çıkarıyor. Ancak, ister Peru’daki And Dağları’na uzun bir seyahat ister Utah’taki ulusal parklara tek günlük bir gezi yapıyor ol, yürüyüş konusunda bilmen gereken bazı temel noktalar bulunuyor.

Along Dusty Roads bloğunun da yazarları olan maceracı iş arkadaşlarımız Andrew ve Emily seni ilk yürüyüşüne hazırlamak için deneyimlerini paylaşıyor.

Rotanı planla

how-to-prepare-for-a-hike-hiking-for-beginners

Yürüyüş sayesinde Kolombiya’daki Laguna Verde gibi saklı hazinelere ulaşabileceksin © Along Dusty Roads Read more at

Amatör bir yürüyüşçü olarak vahşi doğaya meydan okuduğun ilk maceranda büyük ihtimalle Everest Ana Kampı’na gitmeyeceksin ama bu bir rota planlamayı ihmal etmen için yeterli bir neden değil. Bir yere nasıl ve ne zaman ulaşacağını bilmen, karşılaşacağın arazi şartlarını tanıman ve önemli yol işaretlerinin neler olduğu konusunda bir fikrinin olması kaybolmamanı, gideceğin yere zamanında ulaşmanı ve Arama ve Kurtarma Ekipleri’ne ihtiyaç duymamanı sağlar.

Pek çok yürüyüş yolunda sana rehberlik edecek işaretler olsa da, gideceğin yere ne kadar zamanda ulaşacağını bilmek, yanlış yolda ilerleyip ilerlemediğini de daha erken fark etmeni sağlayacaktır. Yani, her yürüyüşten önce yeterli bir hazırlık ve araştırma yapmak en temel kurallar arasındadır.

Sınırlarını bilmelisin

Eğer fiziksel açıdan biraz eksikliğin varsa kırsal bölgede yürüyüşler ve zorlu olmayan tepe tırmanışları tekrar forma girmek için harika bir yoldur. Ancak, fitness kulübü kartın tozlanmaya yüz tuttuysa ve ofis merdivenlerini tırmanmak seni nefes nefese bırakıyorsa, İnka Yolu’nu tek günde tırmanmaya çalışmamalısın. Fiziksel olarak hangi durumda olduğunu bilmeli ve sadece deneyimli yürüyüşçülere veya fiziksel olarak formda olanlara önerilen yürüyüşlere kalkışmamalısın.

Kendini yürüyüşe evde hazırlayarak tatilde zamanının daha iyi geçmesini de sağlayabilirsin: fazla eğimi olmayan yumuşak yürüyüşlerle başlayıp, uzun yürüyüşleri düzenli molalarla kolaylaştırarak forma girebilirsin. İyi bir yürüyüşün seni biraz nefessiz bırakması çok normal ama iki büklüm ve nefes nefese bir halde kalırsan karşındaki manzaranın tadını da çıkaramazsın.

Ayaklarını mutlu et

hiking-packing-list-hiking-for-beginners

Yürüyüş sırasında ayaklarının mutlu kalmasını sağlamak için doğru ayakkabıyı bul © Along Dusty Roads Read more at

En modern açık hava ekipmanlarıyla baştan aşağı giyinmene hiç gerek yok ama amatör yürüyüşçülerin işini kolaylaştıran ve daha çok keyif almalarını sağlayan birkaç kıyafet de yok değil. Öncelikle ve en önemli konu olarak, iyi bir ayakkabıya ihtiyacın var. Yürüyüş ayakkabısı mı botu mu alacağın tamamen senin kişisel tercihin (aynı zamanda yürüyüş camiasını da ikiye bölen bir konu!) ama hangisini alırsan al, önemli bazı konular (örn. ayağına iyi oturdu mu) var ve bunları 6 saatlik bir yürüyüşün başında değil de mağazada denerken fark etmeyi tercih edersin!

Ayağına iyi olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, onları internet yerine düzgün bir outdoor/yürüyüş mağazasından almak olacaktır. Buralardaki çalışanlar nasıl yürüdüğünü ve ayakkabının/botun ayağına olup olmadığını değerlendirmek üzere eğitiliyorlar ve ilk yürüyüşünde doğru adımı atman için her şeyi yapacaklardır. Değerlendirilmesi gereken diğer konular da ayakkabının yere nasıl bastığı ve ne kadar su geçirmez olduğudur ve ikisi de kötü hava koşullarında ve kaygan yüzeylerde çok önemli faktörler.

Kat kat giyin

Kat kat giyinmenin önemini öğrenmelisin. Yürüyüş boyunca havanın sürekli aynı kaldığı nadir görülür ve yola çıkarken bastıran o ayaz, yerini bulutsuz bir gökyüzü ve güneşli bir güne bırakabilir. Üst üste birkaç kat ince kıyafetler giyersen, hava ve vücut sıcaklığına göre gerektiğinde çıkarabilir veya tekrar giyebilirsin.

Eğer hava durumu konusunda kuşkuların varsa, her ihtimale karşı daha fazla kıyafet giyebilir ve yanına su geçirmeyen ince bir mont da alabilirsin. Çünkü fazla gelen kıyafetleri çıkarmak ne kadar kolay olsa da, ormanın içinde yürüyüş yaparken kıyafet bulman zor olacaktır.

Doğru sırt çantasını bul

Dağ tırmanıcılarını ve deneyimli yürüyüşçüleri aklına getirirsen, zihninde büyük sırt çantaları, yürüyüş batonları ve kamp ekipmanları resimleri canlanabilir. Ancak, yürüyüşe yeni başlıyorsan yanında taşıdığın yük çok daha hafif olmalı.

Başlangıç olarak uygun bir çanta bulmalısın. Eski okul çantan şehirde dolaşmak veya birkaç saatlik bir yürüyüş için yeterli olabilir ancak saatlerce veya yeri geldiğinde günlerce sırtında taşıyacağın yükün herhangi bir rahatsızlık yaratmaması gerekir. Bel/göğüs kayışları bunu sağlayacağı gibi, yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş sağlam kayışlara sahip bir çanta ve yeterli desteğe sahip, sırtına tam oturan bir çanta da bunu başaracaktır.

Yeterince sıvı ve enerji al

what-to-bring-on-a-hike-hiking-for-beginners

Sık molalar ve sağlıklı yiyecekler sana sonuna kadar dayanma gücü verecek © Along Dusty Roads Read more at

Normal bir günde insan bedeninin sağlıklı bir şekilde çalışması için en az iki litre suya ihtiyaç duyduğunu hepimiz biliyoruz. Oysa, bir dağa tırmanarak geçirilen bir gün pek de normal bir gün sayılmaz ve böyle durumlarda bedenin daha fazla su ve enerji için adeta haykırır!

Düzenli olarak yürüyüş yapanlar metal veya yeniden kullanılabilir plastikten şişeler edinmeyi mutlaka düşünmeli. Böylesi çevre için daha iyidir, çoğunlukla çantana kolaylıkla takılmalarını sağlayan küçük bir parçaları olur ve sadece bir kez satın alman yeterlidir. Yürüyüş rotasının üzerinde su dolduracak bir yer bulamayabileceğini düşünerek, yanında yeterli miktarda su bulundurman da çok önemli.

Yiyecek konusunda ise yanına dilediğini alabilirsin (tabii ki yiyecek çantanın alabileceği kadar). Yürürken hızla enerji kazanabilmek için küçük atıştırmalıklara ve tüm gün seni idare etmesi için de enerjiye yavaş dönüşen bir öğle yemeğine ihtiyacın olacak. Fındık, enerji barları, çikolata, meyve gibi yiyecekler yürürken yemek için idealdir ve cebine veya çantanın küçük bir gözüne kolayca sığar. Karbonhidratlar açısından zengin bir kâse makarna veya bolca protein barındıran sandviçler de harika bir öğle yemeğidir.

Çöplerini çevreye atmayıp, gerektiğinde yanında taşımayı da unutma – yürüyüş arkadaşların (ve Tabiat Ana) bu davranışını takdir edecek!

Daha fazlası: mutlaka edinmen gereken en iyi seyahat yardımcıları

Güvende ol

best-hiking-clothes-hiking-for-beginners

Çevreni iyi gözlemle ve hava durumuna dikkat et © Along Dusty Roads Read more at

Geziler sırasında meydana gelen talihsiz olayların haberini neredeyse her ay duyuyoruz. Bu yüzden, yön bulma yeteneklerin bir denizciye denk seviyede veya hayatta kalma becerilerin Nasuh Mahruki’yi aratmayacak düzeyde olmadığı sürece, yola çıkmadan önce mutlaka birkaç basit önlem almalısın.

Başlangıç olarak, özellikle de amatör bir yürüyüşçüysen tek başına yürüyüşe çıkmamalısın. İkinci olarak da, yürüyüş rotalarında hırsızlıklara az rastlansa da hiç görülmemiş bir şey değildir; bu yüzden yanında olabildiğince az sayıda değerli eşya taşımaya özen göster. Eğer kuşkuya düşersen, geziye başlamadan önce gideceğin yerin yerlileriyle konuşabilir veya turizm kuruluyla iletişim kurmaya çalışabilirsin.

Ayrıca, hava durumunu takip etmeyi de unutma. Kusursuz bir mavilikteki gökyüzünün altında, karla kaplı bir yolda yolculuk yapmak yeni bir yeri keşfetmek için harika bir yol olabilir ama gökyüzü bir anda bulutlarla kaplanır da fırtınaya yakalanırsan bu pek de iyi olmaz. Bu gibi durumlarda geri dönmekten korkma; çünkü hava o anda olduğundan daha da bozabilir ve böyle bir durumda olmak isteyeceğin en son yer vahşi doğanın ortasıdır. Son olarak da, sırt çantanda bir ilk yardım kiti için mutlaka yer ayır. Çok kapsamlı bir şey olmasına gerek yok ama bir kesiği temizleyip sarmaya, burkulmuş bir bileğe veya sıyrığa ilk yardım yapmaya yetecek düzeyde olmalı.

Eğlenmene bak

Bir yürüyüş meraklısı olan Jack Kerouac’ın sözleriyle: “çünkü sonunda ofiste çalışarak veya çim biçerek geçirdiğin zamanı hatırlamayacaksın. Bu yüzden, tırman şu kahrolası dağa.” Yürüyüşünü doğru hazırlıklar ve bilgiler sayesinde özenle planladığın sürece, merakını korumak için bolca fırsatın olacak.

Andrew ve Emily seyahat blogları Along Dusty Roads’ta harikulade ve bağımsız seyahatlerini ve maceralarını anlatıyor. Dilersen seyahat fikirleri sayfamızı ziyaret ederek harika bisiklet rotalarına ve sörf yapabileceğin en iyi yerlere göz atabilirsin

 

Kaynak:
Read more at http://www.momondo.com.tr/seyahat_fikirleri/yeni-baslayanlar-icin-yuruyus/#3wUtjJ8m3JkvLRxI.99

 

 

İsviçre’de dağda kaybolmayı engellemek için borularla yapılan ilginç tasarım oldukça etkili. Borulardan oluşan oldukça basit bir yapısı var ama dağda yönünü kaybedenler için gördüğü işlev oldukça önemli. Yönünü anlamak isteyen kişi hangi borudan bakarsa oradan gördüğü dağın adını öğrenmiş oluyor. Bu sayede yolunu daha rahat bulabiliyor.

Read More

Bu albümde yer alan fotoğraflar 9-12 Eylül 2016 tarihleri arasında Kosova Koca Balkan Dağlarında Türk dağcıların katılımı ile gerçekleşen Haxhi Bedridin Isaja Dağcılık Kulübünün ev sahibi olduğu Koca Balkan Dağcılık Şenliği sırasında Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir.

Read More

Bu albümde yer alan fotoğraflar 9-12 Eylül 2016 tarihleri arasında Kosova Koca Balkan Dağlarında Türk dağcıların katılımı ile gerçekleşen Haxhi Bedridin Isaja Dağcılık Kulübünün ev sahibi olduğu Koca Balkan Dağcılık Şenliği sırasında Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir.   Not:Bitkilerin yerel isimlerini ve Latince isimlerini yorum olarak paylaşıp katkı yapabilirsiniz..

Read More