Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

DENİZLİ Doğa Sevenler Derneği (DOSEV) üyeleri, kentin çeşitli bölgelerine düzenlediği doğa gezilerinde gizli kalmış doğa harikası yerleri keşif ediyor. Daha önce Çameli İlçesi’nde kanyon keşfeden DOSEV üyeleri bu kez de yerel halkın Su Uçan ismiyle andığı doğa harikası şelaleyi keşfetti.

DOSEV, hafta sonları üyelerinin katıldığı doğa gezileri düzenleniyor. Dernek üyeleri, gezilerde özellikle araçların giremediği, zorlu doğa koşullarının hakim olduğu, ayak basılmayan bölgeleri seçiyor. Profesyonel dağcılar eşliğinde doğa yürüyüşlerine katılan DOSEV üyeleri, doğa gezilerinde adeta gizli kalmış cennetlerini de keşif edip, kayıt altına alıyor. Daha önce Çameli İlçesi’nde Gavur Deliği kanyonunu bulan DOSEV üyeleri, turizme kazandırılması için fotoğraflarını ve görüntülerini çekip, sosyal medyada yayınlamıştı. Ardından aynı bölgede Su Uçuran şelalesini keşif eden doğa hayranları, en son düzenledikleri gezide ise yine doğa harikası bir şelale buldu. Sadece bölgedeki birkaç yerel halk tarafından bilinen ancak turizm literatüründe bulunmayan şelalenin fotoğraflarını ve görüntülerini çeken DOSEV üyeleri, sosyal medyada paylaştı.

DOSEV Başkanı Ümit Şıracı, amaçlarının kentin doğa harikalarını turizme kazandırmak olduğunu belirterek, “Biz DOSEV olarak hafta sonları doğa gezileri düzenliyoruz, bu gezilerde genelde araçların giremediğini, doğa koşullarının ağır olduğu bölgeleri seçiyoruz. Karşılaştığımız doğa harikası yerler görüyoruz. Bunlar turizm literatüründe bulunmuyor. Sadece bölgede yaşayan yerel halktan bazıları biliyor. Bizde bu doğa harikası yerleri keşif edip, tanıtmaya çalışıyoruz. Amacımız, kentimizin güzelliklerini insanları göstermek” dedi.

 

 

 

 

(hurriyet.com.tr)

 

Denizli dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (DENDAK) bu kez ülkemizin önemli zirvelerinden olan Aladağlar-Demirkazık zirvesindeydi.
 
Etkinliğin belki de en önemli, heyecanlı zamanı dağın zirvesi olan 3 bin 756 rakımlı noktada gerçekleşen evlenme teklifi oldu. Böyle olur dağcılar evlilik teklifi dedirten bu güzellik faaliyete ayrı bir anlam yüklemiş oldu.
 
Denizli’nin adını bir zirveye daha yazan dağcıların bu macerasını kulüp yönetim kurulu üyesi ve Türkiye Dağcılık Federasyonu  Denizli İl Temsilcisi, aynı zamanda çılgın aşık Taylan Özgür anlatıyor:

Denizli Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (DENDAK ) olarak 2017 Ramazan bayramını Türkiye’nin en zor dağlarından biri sayılan Niğde Aladağlardaki “Demirkazık” zirvesinde kutlamaya karar verdik ve yola koyulduk.  Amacımız bayram şekeri tadında bir zirve tırmanışı gerçekleştirmekti bu sebeple bir günde çıkılıp inilebilen bu zirveyi bütün bayram tatiline yaydık.

23 Haziran’da Denizliden hareket edip 24 Haziran  sabahı Çukurbağ köyündeki Taurus Guest House’da keyifli bir köy kahvaltısı ile güne başlamış olduk.  Ardından Karayalak kamp alanına gidip çadırlarımızı kurduk. Biraz dinlenme sonrası ertesi gün yapacak olduğumuz teknik tırmanışla ilgili durum değerlendirmesi ve küçük çaplı bir eğitim yaptık. Kısa eğitim çalışması sonrası kendimize zirve için  dinlenme ödülü verdik.
25 Haziran sabah saat 8 de çadırlarımızı Karayalak’tan toplayıp sadece uyku tulumu ve matlarımızla külah dibi mevkiinde geceyi geçirmek üzere yola koyulduk. Aynı gün Saat 14:30 da geceyi geçireceğimiz 3200 rakımlı külah dibi mevkiine ulaştık.
 
Teknik olarak tırmanacağımız külah tüm ihtişamıyla karşımızda duruyordu, diğer yandan ise Aladağların tüm zirveleri olanca güzelliğiyle karşımızdaydı. Gündüzüyle gecesiyle mükemmel bir kamp ortamı yaşıyorduk.

26 Haziran sabah zirveye hareket saati 07:00 idi. Emniyet kemerlerimizi giyip gerekli tüm teknik malzemelerimizle zirve yoluna koyulduk. Başarılı bir tırmanışın ardından 10:30 da 3756 metrede Demirkazık zirvesine ulaştık. Ekibin ilk Demirkazık tırmanışı olduğu için zirvede coşku ve heyecan büyüktü.
 Ekipte heyecanını ve Mutluluğu ayrıca zirve yapacak biri daha vardı o da Hatice o na yapacak olduğum evlilik teklifini bu zirveye planlamıştım ve tüm tırmanış faaliyetinin sorunsuz gerçekleşmesiyle de bu amacıma ulaşmış oldum zirvede herkes mutlu ama biz daha da mutluyduk. Bu çok sevdiğim zirve böylelikle benim için bir ömür boyu unutulmaz hale gelmiş oluyordu.

Ekip olarak birbirimizi kutlama ve zirve defterinin yazılıp imzalanması ile fotoğraf çekimlerinin sonrasında inişe geçtik. Yine külah dediğimiz dik kayalıklardan oluşan teknik etabı da teknik inişle geçtikten sonra  saat 18 de geceyi geçirdiğimiz külah dibinden ana kamp alanımız olan Karayalak vadisine doğru yola çıktık.  Akşam saat 21 de yürüyüşe ilk başladığımız Karayalak kamp alanına ve sonrasında  araçlara ulaştık. Buradaki kısa dinlenmenin sonrasında  geceyi geçirmek  için yine Çukurbağ köyüne Ahmet Üçer’in  Taurus Guest House’a (Pansiyonuna) yerleştik. 27 Haziran  sabah saat 10 da Denizliye dönüş için tekrar yollara koyulduk. Güzel bir etkinlik böylelikle sonlanmış oldu.
Bu faaliyete katılan sporcu arkadaşlarım Hatice Çimen, Hasan Kurt, Tuğrul Karadeniz, Nihat Çapoğlu, Gökhan Fenli, Mustafa Tokat, Ergun Yıldırım, Barış Dokumacı, Mahir Coşan, Tuğba Çakmak’a pansiyonda ve Karayalak kampında bize ev sahipliği yapan Ahmet Üçer’e ve Kulüp sponsorumuz Muharrem Değirmenci’ye teşekkür ediyoruz.

 

 

(denizliguncel.com)

Denizli’nin en büyük antik kenti Laodikya’da, 494 yılındaki büyük depremde yıkılan portik yapının sütunları 1520 yıl sonra toprak altından çıkarıldı.

İncil’de adı geçen 7 kutsal kiliseden birinin bulunduğu Denizli’nin en büyük antik kenti Laodikya’da, 494 yılındaki büyük depremde yıkılan portik (üstü örtülü, önü sütunlu açık galeri) yapının sütunları 1520 yıl sonra toprak altında bulundu.

ÇALIŞMALAR YILIN 12 AYI SÜRDÜRÜLÜYOR

Kent merkezine 5 kilometre mesafede bulunan Laodikya’da, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde Pamukkale Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları yılın 12 ayı sürdürülüyor.

7 METRE DERİNLİKTEN 6 SÜTUN ÇIKARILDI

Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, Kutsal Agora diye bilinen ve antik kentin güneyinde yer alan portikte, 7 metre derinlikten 6 sütun çıkardıklarını söyledi.

“SÜTUNLAR 1520 YIL SONRA GÜN YÜZÜ GÖRDÜ”

Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Şimşek, “Laodikya’yı yıkan büyük depremin izleri hala duruyor. 7 metrelik toprak dolgunun bulunduğu yerde yaptığımız kazılarda depremin izlerine rastlıyoruz. Büyük depremde yıkılan sütunlar 1520 yıl sonra gün yüzü gördü. Kazılar devam ediyor. Daha çok sütun ve başka kalıntıları da bulmaya devam edeceğiz” dedi.

 

“nereye.com”