Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

  Büyülü bir atmosferi var Latmos’un; etrafınızı sarmakla kalmaz sizi içine çeker, kendi dünyasına götürür. Zorlu patikalarında tarihi adımlarken, her soluğunuzda efsaneleri hayat bulur yeniden… Zirve Dağcılık Kulübü Selçuk Şubesi’nin düzenlediği 4. Geleneksel Latmos (Beşparmak) Dağı Trans Faaliyeti için 10 Kasım akşamı yola koyulduk. 11 sporcu Söke’nin Çavdar Mahallesi’nde yudumlanan çaylarla veda ettik medeniyete. Ünlüler Çeşmesi […]

Read More

4. Geleneksel Latmos Zirve Trans Faaliyeti için tırmanan dağcılar kutsal dağın zirvesinde Atatürk filaması dalgalandırdılar. 10-12 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleşen 4. Geleneksel Latmos Zirve Trans Faaliyeti günübirlik kolay doğa yürüyüşlerinin aksine oldukça zorlu ve nitelikli bir tırmanış olma özelliğini taşıyor. Yürüyüş lideri ve kulüp yöneticilerinin onayı ile belirlenen sporcular dağda toplam 3 gün 2 gece […]

Read More

Bildiğiniz gibi 2016 yılında yapılan tırmanışlardan 2 tanesi dağcılığın en prestijli ödüllerinden birisi olan Piolets D’or (Altın Kazma) ödülünü almaya hak kazanmıştı. Bugün ödüllerine kavuşacak olan bu muhteşem 2 çıkışı bir kez daha hatırlamaya ne dersiniz ? Tibet’te bulunan Nyainqentangla (7046 m) Güney Doğu yüzünde yeni bir rota açan İngiliz Dağcı Nick Bullock ve Paul […]

Read More

Sayın Av. Abdullah KOÇ tarafından Doğa Sporlarında Cezai Sorumluluk adlı makale kaleme alınmıştır. İlgililere ve tüm kulüplerimize duyurulur.  Uluslararası yasalar, Anayasa ve Ceza Yasasının düzenlediği ilkeler çerçevesinde yer alan suç ve cezalara ilişkin esaslar genel ve özel nitelikte olup, her olayın özel şartlarına göre etki gösteren ve kamu hukuku niteliğe haiz olan yaptırımlardır. Anayasada yürürlükte bulunan […]

Read More

BURSA’NIN SAHİP OLDUĞU DOĞAL ZENGİNLİKLERİ  ve BURSA’DA YAPILABİLECEK DOĞA SPORLARINI İNSANLARA ANLATMAK VE TANITMAK  AMACIYLA BURSA BÜYÜKŞEHİR BEELDİYESİ TARAFINDAN 03-04-05 ARALIK 2017 TARİHLERİNDE MERİNOS AKKM’DE 2.BURSA DOĞA SPORLARI VE DOĞA TURİZMİ GÜNLERİ” YAPILACAK…

 

Doğanın tüm renklerini içinde barındıran zenginlikleri ile doğa sporlarına elverişlimekanlar ve imkanlarla dolu Bursa’mızı ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak, doğasporlarını ve doğa turizmini insanlara anlatmak ve sevdirmek amacıyla Bursa BüyükşehirBelediyesi tarafından geçen yıl ilki düzenlenen “Bursa DoğaSporları ve Doğa Turizmi Günleri” etkinliğinin ikincisi 03-05 Kasım 2017 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongreve Kültür Merkezi’nde yapılacak etkinlik kapsamında doğa turizmi ve doğa sporları alanlarında faaliyet gösteren kulüp, dernek ve kurumlar stantlar kuracak, çeşitli faaliyetler, tanıtım, sunum, sergi ve gösterilerin yanında söyleşiler düzenlenecek. Bursa’nın doğa turizminin de tanıtımının yapılacağı etkinliğin ana teması ise sadece Bursa’nın Gürsu ilçesinde yetişen ve nesli tükenmekte olan bitkilerinden “Göksığırkuyruğu” olacak.

 

“DOĞA SENİ ÇAĞIRIYOR” sloganıyla yola çıkan etkinliğin resmi açılışı 03 Kasım 2017 Cuma günü saat 14:30’da yapılacak. Etkinlikte; dağcılık, bisiklet, okçuluk, kano, yelken, izcilik, kayak/snowboard, hava sporları, atçılık, mağaracılık, motorsporları, oryantiring, dalış, off-road,kamp-karavan ve spor  tırmanış gibi doğa sporları branşlarında faaliyet gösteren kulüp ve derneklerin yanı sıra doğa turizmi alanında çalışan kurumlar da yer alacak.

 

Etkinliğin hedefinde , Bursa’nın sahip olduğu doğal zenginlikler bünyesinde yapılabilecek doğa sporlarını insanlara anlatmak ve  tanıtmak, çevremizi kuşatan doğayı yeniden keşfetmek, doğanın ve doğayla bir olmanın güzelliklerini paylaşmak, tüm doğasever, sporsever, doğada spor yapmayı sevenler ile buluşmak bulunuyor. Güven İSLAMOĞLU, Serdar KILIÇ, Yasemin ZENGİN, Tunç FINDIK, Necdet TURAN, Soner SARUHAN, Rotasız Seyyah Mehmet GENÇ ve Ahmet ÖRKEN gibi ünlü isimler de 2.Bursa Doğa sporları ve Doğa Turizmi Günleri’ne  söyleşileri ile renk katacak.

 

(bursa.com.tr)

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

Antalya’nın Kumluca İlçesi’nde kaya tırmanış şenliği sırasında dengesini kaybedip düşen Dağcılık Federasyonu Karabük Temsilcisi 22 yaşındaki Cansu Nur Özkalp, yaşamını yitirdi.

Kumluca’ya bağlı Yazır Mahallesi’ndeki Olympos mevkiinde dün gerçekleştirilen kaya tırmanış şenliği kapsamında tırmanış yapan Dağcılık Federasyonu Karabük Temsilcisi Cansu Nur Özkalp, dengesini kaybederek düştü. Şenliğe katılanların çağırdığı sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Cansu Nur Özkalp, ambulansla ağır yaralı halde Kumluca Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Özkalp, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Özkalp’in cenazesi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Kaza nedeniyle şenliğe ara verildiği belirtildi.

Türkiye Dağcılık Federasyonu da Cansu Nur Özkalp için taziye mesajı yayımlandı. Federasyonun internet sitesinde yer alan mesajda, “Federasyonumuz Karabük İl Temsilcisi, spor tırmanış 1’inci kademe antrenörü ve sporcumuz Cansu Nur Özkalp Antalya’da gerçekleştirdiği tırmanış esnasında geçirmiş olduğu elim bir kaza sonrasında hayatını yitirmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailesinin ve camiamızın başı sağ olsun. Adın gibi nurlar içinde yat Cansu Nur. Türkiye Dağcılık Federasyonu” denildi.

(milliyet.com.tr)

 

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

Biyolog ve Doğa Rehberi Tuğberk Emirzade, daha fazla insanın doğayla baş başa vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yürüyüş yapılabilecek parkurları ve güzergahlarını el kitabında bir araya getirdi

Biyolog ve Doğa Rehberi Tuğberk Emirzade, ‘Hiking Trails in Karpaz’ adlı el kitabını, ülkemizin güzelliklerini tanıtmak, spor yaparak doğanın keşfedilmesini sağlamak amacıyla yabancılar için İngilizce olarak kaleme aldı.

Geçtiğimiz aylarda ikinci baskısı yapılan kitaba, yabancıların dikkatini daha fazla çekebilmek amacıyla ‘Hiking Trails in North Cyprus’ adı verildi.

El kitabının birinci baskısında Karpaz bölgesindeki sekiz yürüyüş parkuruna yer verildi.

İkinci baskıda ise, Karpaz’a ait sekiz doğa parkuru güzergahında yer alan doğal güzelliklerin ve tarihi öneme sahip alanların fotoğraf sayısı artırıldı.

Ülkemizdeki mucizevi güzellikleri kaleme alması için Tuğberk Emirzade’yi teşvik eden isim, doğanın güzelliklerini birlikte keşfettiği arkadaşı Tunç Fındık oldu.

Tuğberk Emirzade, ‘Hiking Trails in Karpaz’ ve ‘Hiking Trails in North Cyprus’ el kitaplarıyla, insanların doğayla bağ kurmalarını sağlamak istedi ve biyolog olarak bu işi misyon edindi.

Kitabı, birçok kitapevinde bulmak mümkün.

 

Everest’e iki farklı noktadan tırmanan ilk Türk
Biyolog ve Doğa Rehberi Tuğberk Emirzade’ye ‘Hiking Trails in Karpaz’ kitabını yazmasında öncülük eden isim Tunç Fındık’dı.

Tunç Fındık, Türkiye’nin profesyonel dağcısı, dağ rehberi, yazar ve motivasyon konuşmacısı. 2017 yılı sonu itibariyle 12 adet 8 bin metrelik zirveye tırmanış ve Everest’e iki kere farklı rotalardan çıkan ilk Türk olmuştur.

2014 yılında Kıbrıs’a yaptığı ziyaretlerde Fındık’a, Tuğberk Emirzade eşlik etti. Emirzade, “Tunç Fındık, bana bilgi ve tecrübemi paylaşmamın, yapacağım yayınların insanlar için bir kapı açacağını söyledi. Ben de ülkemizdeki yürüyüş parkurlarıyla ilgili kitap yazmaya karar verdim” dedi.
 

 

El kitaplarında 8 parkurun haritası var
Emirzade’nin kaleme aldığı el kitaplarında,  Karpaz bölgesinde doğa yürüyüşü yapılabilecek parkurlarla ilgili detaylı bilgi var.

Emirzade kitabının içeriğini şöyle anlatıyor:

“Kitaplarda, Karpaz’ın hem kuzey hem güney sahillerini kapsayan toplam 8 parkurun haritası bulunmaktadır. Ayrıca, parkur üzerindeki tarihi ve doğal değerlerle ilgili de bilgilere yer verdim.
 

‘Hiking Trails in Karpaz’ ilk etapta yabancılar için İngilizce olarak kaleme alındı. Yerli halkın da ilgi göstermesiyle ikinci baskıyı, ‘Hiking Trails in North Cyprus’ adıyla yayımladım. Daha az yazıya ama daha çok görsele yer verdim. Haritalardaki yönlendirmeleri basit İngilizce’yle anlattım.

Kitap, insanları doğa içerisine bir adım atmaya teşvik eden küçük bir destek. Kitapta yer verdiğim haritalar sadece bir öneri. Doğaya çıktıktan sonra herkes kendi parkurunu yaratabilir. Dileyen sadece yürüyüp, piknik de yapabilir.

Her iki el kitapçığıyla, Karpaz’ı keşfetmeye çekinen, nereye gideceğiyle ilgili kararsızlık yaşayanları biraz cesaretlendirebileceğimi düşünüyorum”.

 

Doğanın melodisi
Tuğberk Emirzade, kitapta yer verdiği parkurların çoğuna arabayla ulaşımın güç olduğunu söyledi.

“Yürüyerek gitmeden göremeyeceğiniz yerler var ve eminim birçok insan buraları hayatında ilk defa görecek. Arabayla geçerken görünmeyen ayrıntılar, duyulmayan sesler ve kokular vardır. Yürürken çok daha sessiz olduğunuz için etraftaki kelebekler, kuş sesleri, rüzgar hışırtısından oluşan doğanın melodisini duyabilirsiniz” diyor Emirzade…

 Kitapta yer alan parkurların arkeolojik değeri olan, kalıntı alanlarından geçmesine özen gösteren Emirzade, Karpaz’ın tarihi açıdan çok zengin, keşfedilecek çok sayıda ilginç alanının bulunduğunu belirtti.

 

“Doğa, spor için de kullanılmalı”
 Biyolog ve Doğa Rehberi Tuğberk Emirzade, rehberliğini yaptığı doğa yürüyüşlerine en çok katılımın Norveç’ten olduğunu ve bu nedenle Norveç’le ilgili birçok bilgi öğrendiğini söyledi.

Emirzade, “Norveç’te yılın büyük bölümü soğuk ve karlı olmasına rağmen, insanlar doğada çok vakit geçiriyor. Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biri olan bu ülkede, doğal alanlarda büyük oteller veya binalar yapmak yerine yürüyüş parkurları ve tek odalı, elektriği olmayan küçük dağ evleri bulunuyor.

 Doğa, ekolojik turizm için kullanılmalıdır. Umarım, kitabım doğal alanların insanlar tarafından doğa sporları için kullanılmasını da sağlar”.

 

Ülkemizin doğal güzellikleri

Ülkemizin doğal güzelliklerini pek bilmediğimizi ve bunun üzücü olduğunu ifade eden Emirzade, kendisinin bile bazı yerleri yeni yeni keşfettiğini şöyle anlatıyor:

“Ülkemizdeki güzellikleri ne kadar az tanıdığımız şaşırtıcıdır. Örneğin ben geçmişte üç yıl kadar Ağırdağ bölgesinde yaşadım. Fakat oraya çok yakın olan Şirinevler üzerindeki dağda, yaz sonunda bile halen suyun aktığı pınarı yeni farkına vardım. Buna ilaveten, bildiğimizi sandığımız yerlerde bakıp da göremediğimiz çok şey var.

 Doğada başka canlılar da yaşıyor. Bunların da farkında olarak yaşamamız gerekiyor.

 Yemek için topladığımız bir salyangozun aslında 35 yıllık bir hayatı olduğunu, bireylerin birbiriyle sperm paketi takas edebildiğini bilmeyiz.

 Kum zambağına bakıp, beyaz bir çiçek olarak görmek başka, o çiçeğin iki günlük ömründeki tek tozlaşma ve tohum üretebilme şansının sadece rüzgarın 2 m/s veya daha hafif estiği gecelerde uçan bir kelebek türüne bağlı olduğunu bilmeyiz.

Doğayı tanıtmak, insan ile doğa arasında bir bağ kurmayı biyolog olarak kendime misyon edindim. Bu kitabın insanların doğada vakit geçirmesine, gözlem yapmasına ve doğa ile bağ kurmasına yardımcı olacağına inanıyorum”.

 

(kibrisgazetesi.com)

 

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

Dağcılık serüvenini Alpler’in Grandes Jorasses Dağı’nın 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper ve 4 bin 208 metrelik Pointe Walker zirveleriyle taçlandı

Yurt içi ve yurt dışında bugüne kadar 100’ü aşkın zirve tırmanışı gerçekleştiren 42 yaşındaki Ayşe Arabacı, Uludağ tırmanışlarıyla başladığı dağcılık serüvenini Alpler’in Grandes Jorasses Dağı’nın 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper ve 4 bin 208 metrelik Pointe Walker zirveleriyle taçlandırdı.

Bursa Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübünün yönetim kurulu üyesi de olan Ayşe Arabacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 yaşındayken ailesiyle Bulgaristan’dan Bursa’ya göç ettiklerini söyledi.

Ayşe Arabacı, dağcılığa tesadüfen başladığını ifade ederek, “Doğaya olan sevgim bunda çok etkili oldu. Önceleri dağcılığın ne olduğunu dahi bilmiyordum. Tesadüf sonucu bir kulübün eğitimine katıldım. Orada aldığım eğitimlerde çok güzel insanlar tanıdım ve onların yaptığı şeyin çok güzel bir şey olduğunu gördüm.” dedi.

Eğitimlerini tamamladıktan sonra günübirlik yürüyüşlere katıldığını anlatan kadın dağcı, ilk denemesinde bir arkadaşı rahatsızlandığı için Uludağ’a çıkamadıklarını, bu durumun motivasyonunu artırdığını dile getirdi.

Türkiye Dağcılık Federasyonunun eğitimlerine ve tırmanış etkinliklerine de katıldığını aktaran Ayşe Arabacı, şöyle devam etti:

“Ağrı Dağı’na 6 defa tırmandım. Son tırmaşımda Ağrı Dağı’nın zirvesini görmeyi başardım. Geçen yaz iki defa gittim; biri Iğdır diğeri Doğubeyazıt tarafından. Her iki taraftan da görmüş oldum. Onun dışında Türkiye’deki bütün dağlara gittim sayılır. Belli bir noktadan sonra 3 bin metrenin altındaki dağlara gitmek istemiyorsunuz. Bir de hedefleriniz yüksek olunca ona göre antrenman yapmak, çalışmak gerekiyor. Şu ana kadar 100’ü aşkın tırmanış gerçekleştirdim. Bir dağa bir defa gitmekle yetinmiyorum. Doğayı sevdiğim için fırsat bulduğum her an gidiyorum. Hasan Dağı’na ve Süphan Dağı’na 5 kez çıktım. Orada olmak benim için çok keyifli.”

– “Her dağa, her noktaya sınırsız gidebilirim”

Ayşe Arabacı, antrenmanlarını Uludağ’a tırmanarak yaptığını belirtti.

Dağcılığın kendisine çok şey kattığını vurgulayan Ayşe, “Bir dağa her gün çıksanız dahi hava aynı da olsa sizin ruh haliniz aynı olmuyor ve siz orada her seferinde farklı bir şey yaşıyorsunuz. Hiçbir zaman ‘buraya daha önce gittim, tekrar gitmeme gerek yok’ diyemiyorum, çünkü ruh halim değişiyor, hep farklı şeyler hissediyorum. O yüzden benim için kısıtlama yok. Her dağa her noktaya sınırsız gidebilirim.” ifadelerini kullandı.

Ciddi bir tımanışa hazırlanırken Uludağ’da koştuğunu anlatan Ayşe, bunun yanı sıra beslenmesine dikkat ettiğini aktardı.

Ayşe Arabacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fiziki anlamda baktığımızda erkeklere göre daha güçsüz görünebiliyoruz ama bugüne kadar gittiğimiz hiçbir dağda malzememi kimse taşımadı. Malzeme paylaşımımızı ona göre yapıyoruz. Herkes payına düşeni taşıyor. Zor oluyor, ağır yükler taşıyoruz. Hele ki benim gibi minyon bir insan zaman zaman zorlanabiliyor. Bu işin temelinde her işte olduğu gibi çok sevmek ve çok fazla özveri gerekiyor.”

– “Türk bayrağını orada dalgalandırmak çok güzel bir duygu”

Yurt dışındaki ilk tırmanışını Gürcistan’ın Kazbek Dağı’nda yaptığını dile getiren Ayşe, o dönem kansızlık sorunu yaşadığı için göremediği zirveye daha sonra kış mevsiminde çıktığını söyledi.

Fransa-İtalya sınırında Alpler’deki Grandes Jorasses Dağı’nın en zorlu zirvelerinden 4 bin 208 metre yüksekliğindeki Pointe Walker ve 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper’e de tırmandığına dikkati çeken kadın dağçı, İran’daki bazı zirvelere de çıktığını belirtti.

Ayşe Arabacı, Grandes Jorasses Dağı tırmanışıyla ilgili şunları kaydetti:

“Biz bu zirvenin ilk Türk tırmanışını yaptık. Müthiş bir coğrafyası var, çok etkilendim. O zirve dönüşünde etrafı seyrederken karşımızda Grandes Jorrases Dağı duruyordu ve ‘buraya çıkmalıyız’ diyerek, orada bunun planını yapmıştık. Bir yıl sonra hazırlanıp oraya gittik ve Pointe Walker, Pointe Whymper zirvelerine tırmanmış olduk. İlk defa bir Türk ekibi olarak oradaydık zirve yapmıştık. Bu daha da heyecan verici bir şeydi. Aşağıya indiğimizde dağ evindeki görevli bize, ‘bugüne kadar burada hiç Türk görmedim’ dedi. Türk bayrağını orada dalgalandırmak çok güzel bir duygu. Alpler çok başka, ben galiba Alpler’e aşığım. O coğrafya beni inanılmaz büyüledi. İmkanım olsa her yıl orada tırmanmak isterim.”

 

 

(enpolitik.com)

 

 

 

 

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

 

 

24 yaşındaki Alman dağcı Jost Kobusch, Çin-Nepal sınırında bulunan Nangpai Gosum II (7296 m)’nın ilk çıkışını solo olarak gerçekleştirdi. Daha düne kadar dünyanın tırmanılmamış en yüksek dağlarından birisi olarak kabul edilen Nangpai Gosum II’nin Alman dağcı tarafından tırmanılması 53 gün sürdü. Zorluklarla ve tehlikelerle geçen 53 gün sonunda Jost Kobusch bir ilk çıkışın altına imzasını […]

Read More