Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

BURSALI dağcılar Gürcistan’ın Rusya sınırındaki 5047 metre yüksekliğindeki Kazbek dağına tırmandı.

Bursalı dağcılar 12-20 Ağustos tarihleri arasında Dağcılık Federasyonu İl Temsilciliği’nin  Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Gürcistan’ın 5047 metre yüksekliğindeki Kazbek dağı tırmanışını gerçekleştirdi. Kafile başkanlığını Bursa Dağcılık İl Temsilci Nazif Makas’ın yaptığı kafilede Bursa’da faaliyet gösteren 17 dağcılık kulübünden 33 dağcı yer aldı. Tırmanış sırasında 3 bin 670 metrede eski bir Sovyet Meteoroloji istasyonu yakınında kamp kuran ekipten 25 dağcı zirveye ulaşmayı başarırken 8 dağcı ise ana kampa geri döndü. Dağcılık Federasyonu İl Temsilcisi Nazif Makas, ilk kez bu kadar kalabalık bir ekiple Kazbek Dağı tırmanışının gerçekleştiğini belirterek, “Kazbek zorlu bir dağ. Dünyanın ikinci buzuluna sahip. Ekip olarak buzulu enlemesine 3 kilometre yürüyerek geçtik. Zirve yapmak için Rusya Federasyonu topraklarına da geçiş yapıyorsunuz.  Büyüklüğü 50 metreye ulaşan buzul çatlakları var. Tehlikesine rağmen yüklerce dağcı bu yıl tırmanış gerçekleştirdi. En büyük ilgili de Türkiyeli dağcılar gösterdi. Kazbek’i neredeyse Türk dağı yaptılar. Tırmanıştı ilginç bir şeyle de karşılaştık. 4 bin metre yükseklikte kabin benzeri bir kilise yapmışlar. Zorlu bir tırmanıştı ama başardık” dedi.

 

 

(hurriyet.com.tr)

 

 

Dağcılık malzemelerini incelemek yada satın almak için tıklayınız.

www.dagcidukkani.com

 

 

 

 

Fransız dağcılar Mathieu Maynadier ve Jeremy Rumebe ile Amerikalı dağcı Colin Haley’den oluşan ekip bu sezon Gasherbrum II’nin (8034 m) zirvesine ulaşan ilk dağcılar oldular. Ekip üyelerini ilk 8000’likleri olan Gasherbrum II’den kayakla inecekler.

Read More

4 Haziran Pazar günü yaralı kazazede Ebubekir Yaşar Adana’dan gelen askeri helikopter ile dağdan indirilerek ambulans ile hastaneye sevk edildi. Ebubekir Yaşar ile Cemalettin Barlas isimli iki arkadaş Demirkazık dağı Güzeller mevkiinde 500 metre duvar tırmanışına başladı. Tırmanışın bitimine 50 metre kala Ebubekir Yaşar düşerek yaklaşık 70 metre aşağıya yuvarlanarak yaralandı. Ayağında kırık olduğu bildirilen Ebubekir Yaşar askıda kaldı. Arkadaşı Cemalettin Barlas […]

Read More

  3 Haziran Cumartesi günü Güzeller zirveye doğru duvar tırmanışı yapan 2 dağcının zirveye 100 metre kala düştükleri bildirildi 3 Haziran Cumartesi günü Aladağlarda bulunan Güzeller zirvesine doğru duvar tırmanışı yapan 2 dağcının zirveye 100 metre kala düşerek mahsur kaldıkları bildirildi. 3000 metrenin üstünde bir yükseklikte bulunan dağcılara yardım etmek üzere saat 19.00 civarında başlayan kurtarma operasyonundan iyi […]

Read More

Nepal ve Çin’in ortasında bulunan dünyanın en yüksek dağı Everest, şimdilerde sahtekarlık vakalarıyla gündemde. Bazı dağcılar, sertifika almak için zirveye çıktıklarını gösteren fotomontaj yapıyor. Nepal Hükümeti konuyla ilgili sert önlemler almaya başladı.

O dünyanın çatısı. Everest Dağı. Dünyanın en yüksek dağının zirvesine çıkmak için yeni bir yol var. Fotoğraf montajı. 8 bin 848 metrelik tırmanışı bitiren dağcılar, resmi sertifikayı almak için, Nepalli veya Çinli yetkililere zirveden bir fotoğraf sunmak ve takım kaptanlarından ve hükümet yetkililerinden aldıkları raporu vermek zorunda. Ama bazı dağcıların fotomontaj ve rüşvetle bu sertifikayı almaya başlaması, hükümeti önlem almaya itti. 2016’da Hint bir çiftin, zirveye çıkmış gibi yaparak, fotomontajla sertifika aldığının ortaya çıkması bardağı taşıran damla oldu. Çiftin sertifikaları hem iptal edildi, hem de çifte 10 yıl boyunca Nepal’e giriş yasağı konuldu. Tek sıkıntı bu değil. Dağa çıkmanın bir lisans ücreti var, dağcılar, Everest’e tırmanmak için 40 bin liraya yakın bir para vermek zorunda. Geçtiğimiz ay başında bu parayı vermeden tırmanan bir kişi, dağdan indirildi, pasaportuna el konuldu ve 80 bin liraya yakın ceza ödemek zorunda kaldı. O da şimdi hakkında verilecek hükmü bekliyor.

(cnnturk.com

Türkiye’nin ikinci yüksek dağı olan Cilo Dağı, baharın gelmesiyle yeşil örtüsüne büründü.

Terör tehdidi nedeniyle 2010’da ‘Askeri Geçici Güvenlik Bölgesi’ ilan edilen Hakkari’deki Cilo Dağı’nın izin verilen bölgelerine giden dağcılar baharın doğayı nasıl canlandırdığına şahit oluyor. Türkiye’de Aladağlar, Bolkarlar ve Kaçkarlar’ın yanı sıra İsviçre Alpleri, Norveç Svalbard ve Grönland gibi yerlerde buzul tırmanışı yapan Ebru Caymaz, Cilo Dağı’na çıkan ilk kadın dağcılardan oldu. Cilo Dağcılık Kulübü Başkanı Hacı Tansu ile Hakkari’de buluşan Caymaz, tırmanışı gerçekleştirdi. Güvenlik sorunu nedeniyle 4 bin 135 metre yüksekliğindeki zirveye çıkmalarına izin verilmeyen ikili, Cilo’nun 3 bin metre yüksekliğindeki ova ve tepelerinde gezdi.

 

‘Eşsiz güzellikte’
Caymaz, Hakkari şehir merkezine ulaşmalarının ardından artan yükseklikle beraber güzelliklerin de arttığını belirterek “Öncelikle Nehil Çayı ve akabinde Zap suyunun kollarında pek çok su sporunun yapılabileceğini gördük. Depin Vadisi’nde treking, kaya tırmanışı ve kamp yapılabilir. Hakkari’de adım başı su kaynağı bulmamız güzellikleri arttırıyor. Hakkari bende çok farklı hisler uyandırdı” dedi.

‘Önyargıları yok’
Caymaz, “Hakkari’de yasaklar devam ediyor ancak yasak kapsamında olmayan sınırlı bölgeler bile doğa sporları için uygun. Halkın doğa sporlarına yönelik önyargısı yok” diye konuştu. 
 

 

(milliyet.com.tr)

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle dağcılar, ‘Geleneksel 19 Mayıs Atatürk´ü Anma ve Gençlik Yürüyüşü’nü başarıyla tamamlandı.

Uludağ Dağcılık Kulübü´nün (ULUDAK) her yıl 19 Mayıs Gençlik Haftası nedeniyle düzenlediği ve bu sene 8.’si gerçekleştirilen ‘Geleneksel 19 Mayıs Atatürk´ü Anma ve Gençlik Yürüyüşü’ başarıyla tamamlandı.

Baraklı Gölet’inden başlayan yürüyüş, yoğun sis ve karayel altında Çavuşdüzü belinde dağcıların günün anlam ve önemine dair yaptığı törenle devam etti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitler için saygı duruşunda bulunan dağcılar, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nı da okurken, duygusal anlara imza atıldı. 5 saatlik bir yürüyüş ile Kuru Dere, Yumaklı Yayla üzerinden Balabancık Yayla’ya varan dağcılar, Balabancık’ta kamp kurdu. 1. Kamp yeri olan Balabancık yaylada konaklayan dağcılar, ertesi gün de Kıran Köye geçti. Taşpınar Deresi, İmamyolu Sırtı, Akdere, Kıran Kuzu Yatağı, Kıran Şelalesi ziyaret edildikten sonra Kıran Köye varan dağcılar etkinliklerini tamamladıktan sonra Bursa’ya döndü.

Zorlu hava koşullarında gerçekleştirilen etkinlik sonunda ULUDAK, faaliyete katılan Koza Dağcılık, Doğader ile Zirve Dağcılık temsilcilerine ve etkinliğe destek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

 

 

(bursasporx.com)

Araştırmacılar, doğayı taramak için bir yöntem geliştirdi ve onu kapalı bir ortamda kopyaladı.

Ticari 3D yazıcılarla görünüşte çok dayanıklı olmamakla birlikte sonsuz sayıda ürün yaratılabilir. Dartmouth Visual Computing Lab’in geliştirdiği yeni metod ile çok daha özel 3D modeller üretilebiliyor. Bu metod sayesinde dağcıların tırmanmayı sevdiği gerçek dünyadaki mekanları aynen kopyalayarak  kapalı ve güvenli mekanlarda üretmek mümkün hale geliyor.

Araştırmacılar bu süreç için öncelikle Utah ve New Hampshire’daki iki güzergahtan yüzlerce fotoğraf çektiler ve bunları dağcılar için tekrardan düz bir duvar üstünde üreterek konumlandırdılar. Ekip kaya yapılarını hızlı prototiplendirme, kalıplama ve döküm teknikleri kullanarak hazırladıktan sonra, dağcıların doğal ortamdaki rotaları taklit ederek tırmanabilecekleri kapalı bir spor salonu duvarına yerleştirdiler. Ardından hem doğadaki orijinal rota hem de spor salonunda kopyalanan yapı için dağcıların hareketlerini kayıt altına aldılar ve sonuçta her iki ortamda da dağcıların tırmanış davranışı bir biri ile uyumlu oldu.

Bu süreçte kullanılan teknik belli popüler tırmanma rotalarını çoğaltmak isteyen kapalı spor salonlarında tercih edilerek dağcıların güvenli bir ortamda tırmanması sağlanabilir. Ancak Dartmouth araştırmacıları diğer potansiyel uygulamalara da dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalara göre özel doğal yapıların yeniden üretilmesi, bir adli analiz için suç mahallini yeniden oluşturmayı mümkün kılabilir.

 

 

(pcworld.com.tr)

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Yunanistan’ın kuzeyindeki Tesalya ve Orta Makedonya bölgeleri arasında kalan dağın “Mitikas” zirvesine tırmanırken zorlu kayalık, karlı ve buzlu parkurları aşan Bursalı dağcılar, zirve yolculuklarını vücutlarına monte ettikleri küçük kameralarla kaydetti.

Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) Başkanı İsmet Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zirve tırmanışını gerçekleştirmeden önce Selanik’e giderek Atatürk’ün evini ziyaret ettiklerini söyledi.

“Orada bayrağımızı dalgalandırdık”

Şentürk, tırmanış öncesi araçla 950 metre rakıma kadar ilerledikten sonra yürüyerek ve tırmanarak Olimpos Dağı’nın 2 bin metre seviyelerinde bulunan dağ evine, 4 saatte ulaştıklarını aktardı.

Hava soğuk ve sisli olmasına rağmen zirveye hareket ettiklerini anlatan Şentürk, “Yolda ilerledikçe her yeri yoğun bir sis kapladı. Hiçbir yeri göremedik. Rotayı da şaşırıp önce yanlışlıkla başka bir kulvara girdik. Daha sonra fark edip geri döndük ve doğru kulvardan devam giderek Mitikas zirvesine zorlu ama zevkli, güzel bir tırmanış yaparak orada bayrağımızı dalgalandırdık. Güzel bir etkinlik oldu.” diye konuştu.

“Çok etkileyici bir görüntüsü var”

Olimpos Dağı’nın, teknik tırmanış anlamında da dağcılar açısından çok keyifli bir bölge olduğunu dile getiren Şentürk, şöyle devam etti:

“Biz de Yunan bayrağıyla birlikte iki ülkenin dostluğu adına bayrağımızı dalgalandırmış olduk. Biz Türk dağcıları da bütün komşu ülkelerle bu tür etkinlikleri yapmayı arzu ediyoruz. Yunanlılar ile de bu tür faaliyetlere ortak olarak imza atabiliriz. Bildiğimiz kadarıyla mitolojide 12 spor tanrısının buluşma noktası olduğu anlatılır. Bu hikayeleri dinlediğimizde de dağın böyle bir efsanevi havası var. Olimpos Dağı, Balkanların çok özel ve güzel bir dağıdır. Çok etkileyici bir görüntüsü var.”

Şentürk, Olimpos Dağı’nın topoğrafik yapısının, alışkın oldukları dağlara göre çok farklı olduğuna işaret ederek, “Dağın son bölümü kayalık, kar ve buz tırmanışları gerektiren bir yapısı var. Biz o kadar olduğunu tahmin etmiyorduk ama gittiğimizde zor koşulları görünce hem zorlu tırmanış karşısında hem de bunu başarmanın verdiği mutlulukla oradan güzel bir anıyla döndük.” ifadelerini kullandı.

 

 

(haberler.com)

580e341deb10bb0434753fb7

MUĞLA’nın Seydikemer İlçesi’ndeki Saklıkent Kanyonu’nda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcı, arama çalışmaları devam ederken, kendi imkanlarıyla kanyondan çıktı. Arama çalışmalarından habersiz olan dağcılar, çamur nedeniyle ilerlemekte zorlandıkları kanyondan bir gün gecikmeli olarak çıktıklarını söylediler.
İzmir’de faaliyet gösteren Doruk Dağcılık Kulübü üyesi 11 dağcı, Saklıkent Kanyonu’nda yürüyüş yapmak için geçen Cumartesi günü saat 10.00 sıralarında minibüsle Antalya’nın Kaş İlçesi’ne bağlı Palamut Mahallesi’ne geldi. Pazar saat 15.00 sıralarında kanyonun Seydikemer’e bağlı Kayadibi Mahallesi’ndeki diğer ucundan çıkmak için plan yapan dağcılar, malzemelerini alıp kanyona girdi. Dağcıları Palamut Mahallesi’ne bırakan minibüs şoförü ise planlanan saati bekleyerek dağcıları karşılamak için Kayadibi Mahallesi’ne geldi.

PLANLANAN SAATTE KANYONDAN ÇIKMADILAR
Dağcıların planlanan saatte kanyondan çıkmaması üzerine beklemeye devam eden minibüs şoförü, geceyi kanyonun girişinde geçirdikten sonra, bugün saat 06.00 sıralarında jandarmayı arayarak durumu bildirdi. Jandarma ekipleri bölgeye Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Fethiye ve Marmaris ekibi ile Muğla İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekiplerini sevk etti. İzmir’den Doruk Dağcılık Kulübü yöneticileri ve kanyona giren dağcıların yakınları da Fethiye’ye gelerek arama çalışmalarına katıldı.
 
ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDERKEN KANYONDAN ÇIKTILAR
Arsa Mahallesi’nde bir araya gelen kurtarma ekipleri üç gruba ayrılarak saat 10.00 sıralarında arama çalışmasına başladı. İki ekip kanyonun içine girerken, bir ekip de kanyonu yukarıdan dürbünle gözetledi. Ekiplerin aramaları devam ederken saat 15.00 sıralarında kanyonda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcının, Kayadibi Mahallesi’ne çıkış yaptığı haberi geldi. Bunun üzerine ekipler, 5 saat süren arama çalışmalarını sonlandırdı.
Saklıkent Kanyonu girişinde arkadaşları ve aileleri tarafından karşılanan dağcıların sağlık durumlarının iyi olduğu kaydedildi. Dağcıların kanyonda biriken çamur nedeniyle geçiş yapmakta zorlandığı ve bu nedenle bir gün gecikmeli olarak kanyondan çıktıkları belirtildi.
 
“ÇAMUR NEDENİYLE İLERKEMEKTE ZORLANDIK”
Dağcıların ekip lideri Mustafa Arız, kulübün 2016 faaliyet programında yer alan ‘Saklıkent Kanyonu’nu boydan boya geçme’ etkinliği için kanyona girdiklerini söyledi. Çamur nedeniyle kanyonda ilerlemekte zorlandıklarını anlatan Arız, gecikmenin de bu nedenle yaşandığını söyledi. Gecikme nedeniyle arkadaşlarının ve ailelerinin endişelendiğini belirten Arız, Saklıkent Kanyonu’nu Türkiye’de ilk kez 10 kişiyle geçtiklerini öne sürdü. Boyunlarına kadar çıkan çamurla mücadele ettiklerini kaydeden Arız, “AKUT ve AFAD buraya gelip bizleri aramışlar. Programımıza göre burayı iki günde geçecektik. Ancak dağdaki yağış nedeniyle kanyonun içerisi tamamen çamur doluydu. Yer yer çamur boynumuza kadar ulaşıyordu ve zor anlar yaşadık. Gecikmeli de olsa tüm ekip sağ salim kanyondan çıktık” dedi.
Etkinliğe oğluyla birlikte katılan dağcılardan Türkay Örs ise kanyonun bazı bölümlerinin su ve çamurla dolu olmasının işlerini güçleştirdiğini söyledi.

 

(hurriyet.com.tr)