Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle dağcılar, ‘Geleneksel 19 Mayıs Atatürk´ü Anma ve Gençlik Yürüyüşü’nü başarıyla tamamlandı.

Uludağ Dağcılık Kulübü´nün (ULUDAK) her yıl 19 Mayıs Gençlik Haftası nedeniyle düzenlediği ve bu sene 8.’si gerçekleştirilen ‘Geleneksel 19 Mayıs Atatürk´ü Anma ve Gençlik Yürüyüşü’ başarıyla tamamlandı.

Baraklı Gölet’inden başlayan yürüyüş, yoğun sis ve karayel altında Çavuşdüzü belinde dağcıların günün anlam ve önemine dair yaptığı törenle devam etti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitler için saygı duruşunda bulunan dağcılar, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nı da okurken, duygusal anlara imza atıldı. 5 saatlik bir yürüyüş ile Kuru Dere, Yumaklı Yayla üzerinden Balabancık Yayla’ya varan dağcılar, Balabancık’ta kamp kurdu. 1. Kamp yeri olan Balabancık yaylada konaklayan dağcılar, ertesi gün de Kıran Köye geçti. Taşpınar Deresi, İmamyolu Sırtı, Akdere, Kıran Kuzu Yatağı, Kıran Şelalesi ziyaret edildikten sonra Kıran Köye varan dağcılar etkinliklerini tamamladıktan sonra Bursa’ya döndü.

Zorlu hava koşullarında gerçekleştirilen etkinlik sonunda ULUDAK, faaliyete katılan Koza Dağcılık, Doğader ile Zirve Dağcılık temsilcilerine ve etkinliğe destek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

 

 

(bursasporx.com)

Araştırmacılar, doğayı taramak için bir yöntem geliştirdi ve onu kapalı bir ortamda kopyaladı.

Ticari 3D yazıcılarla görünüşte çok dayanıklı olmamakla birlikte sonsuz sayıda ürün yaratılabilir. Dartmouth Visual Computing Lab’in geliştirdiği yeni metod ile çok daha özel 3D modeller üretilebiliyor. Bu metod sayesinde dağcıların tırmanmayı sevdiği gerçek dünyadaki mekanları aynen kopyalayarak  kapalı ve güvenli mekanlarda üretmek mümkün hale geliyor.

Araştırmacılar bu süreç için öncelikle Utah ve New Hampshire’daki iki güzergahtan yüzlerce fotoğraf çektiler ve bunları dağcılar için tekrardan düz bir duvar üstünde üreterek konumlandırdılar. Ekip kaya yapılarını hızlı prototiplendirme, kalıplama ve döküm teknikleri kullanarak hazırladıktan sonra, dağcıların doğal ortamdaki rotaları taklit ederek tırmanabilecekleri kapalı bir spor salonu duvarına yerleştirdiler. Ardından hem doğadaki orijinal rota hem de spor salonunda kopyalanan yapı için dağcıların hareketlerini kayıt altına aldılar ve sonuçta her iki ortamda da dağcıların tırmanış davranışı bir biri ile uyumlu oldu.

Bu süreçte kullanılan teknik belli popüler tırmanma rotalarını çoğaltmak isteyen kapalı spor salonlarında tercih edilerek dağcıların güvenli bir ortamda tırmanması sağlanabilir. Ancak Dartmouth araştırmacıları diğer potansiyel uygulamalara da dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalara göre özel doğal yapıların yeniden üretilmesi, bir adli analiz için suç mahallini yeniden oluşturmayı mümkün kılabilir.

 

 

(pcworld.com.tr)

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Bursalı iki dağcı, Yunanistan’ın en yüksek noktası olan 2 bin 917 metre yüksekliğindeki Olimpos Dağı’nın zirvesine tırmandı.

Yunanistan’ın kuzeyindeki Tesalya ve Orta Makedonya bölgeleri arasında kalan dağın “Mitikas” zirvesine tırmanırken zorlu kayalık, karlı ve buzlu parkurları aşan Bursalı dağcılar, zirve yolculuklarını vücutlarına monte ettikleri küçük kameralarla kaydetti.

Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) Başkanı İsmet Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zirve tırmanışını gerçekleştirmeden önce Selanik’e giderek Atatürk’ün evini ziyaret ettiklerini söyledi.

“Orada bayrağımızı dalgalandırdık”

Şentürk, tırmanış öncesi araçla 950 metre rakıma kadar ilerledikten sonra yürüyerek ve tırmanarak Olimpos Dağı’nın 2 bin metre seviyelerinde bulunan dağ evine, 4 saatte ulaştıklarını aktardı.

Hava soğuk ve sisli olmasına rağmen zirveye hareket ettiklerini anlatan Şentürk, “Yolda ilerledikçe her yeri yoğun bir sis kapladı. Hiçbir yeri göremedik. Rotayı da şaşırıp önce yanlışlıkla başka bir kulvara girdik. Daha sonra fark edip geri döndük ve doğru kulvardan devam giderek Mitikas zirvesine zorlu ama zevkli, güzel bir tırmanış yaparak orada bayrağımızı dalgalandırdık. Güzel bir etkinlik oldu.” diye konuştu.

“Çok etkileyici bir görüntüsü var”

Olimpos Dağı’nın, teknik tırmanış anlamında da dağcılar açısından çok keyifli bir bölge olduğunu dile getiren Şentürk, şöyle devam etti:

“Biz de Yunan bayrağıyla birlikte iki ülkenin dostluğu adına bayrağımızı dalgalandırmış olduk. Biz Türk dağcıları da bütün komşu ülkelerle bu tür etkinlikleri yapmayı arzu ediyoruz. Yunanlılar ile de bu tür faaliyetlere ortak olarak imza atabiliriz. Bildiğimiz kadarıyla mitolojide 12 spor tanrısının buluşma noktası olduğu anlatılır. Bu hikayeleri dinlediğimizde de dağın böyle bir efsanevi havası var. Olimpos Dağı, Balkanların çok özel ve güzel bir dağıdır. Çok etkileyici bir görüntüsü var.”

Şentürk, Olimpos Dağı’nın topoğrafik yapısının, alışkın oldukları dağlara göre çok farklı olduğuna işaret ederek, “Dağın son bölümü kayalık, kar ve buz tırmanışları gerektiren bir yapısı var. Biz o kadar olduğunu tahmin etmiyorduk ama gittiğimizde zor koşulları görünce hem zorlu tırmanış karşısında hem de bunu başarmanın verdiği mutlulukla oradan güzel bir anıyla döndük.” ifadelerini kullandı.

 

 

(haberler.com)

580e341deb10bb0434753fb7

MUĞLA’nın Seydikemer İlçesi’ndeki Saklıkent Kanyonu’nda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcı, arama çalışmaları devam ederken, kendi imkanlarıyla kanyondan çıktı. Arama çalışmalarından habersiz olan dağcılar, çamur nedeniyle ilerlemekte zorlandıkları kanyondan bir gün gecikmeli olarak çıktıklarını söylediler.
İzmir’de faaliyet gösteren Doruk Dağcılık Kulübü üyesi 11 dağcı, Saklıkent Kanyonu’nda yürüyüş yapmak için geçen Cumartesi günü saat 10.00 sıralarında minibüsle Antalya’nın Kaş İlçesi’ne bağlı Palamut Mahallesi’ne geldi. Pazar saat 15.00 sıralarında kanyonun Seydikemer’e bağlı Kayadibi Mahallesi’ndeki diğer ucundan çıkmak için plan yapan dağcılar, malzemelerini alıp kanyona girdi. Dağcıları Palamut Mahallesi’ne bırakan minibüs şoförü ise planlanan saati bekleyerek dağcıları karşılamak için Kayadibi Mahallesi’ne geldi.

PLANLANAN SAATTE KANYONDAN ÇIKMADILAR
Dağcıların planlanan saatte kanyondan çıkmaması üzerine beklemeye devam eden minibüs şoförü, geceyi kanyonun girişinde geçirdikten sonra, bugün saat 06.00 sıralarında jandarmayı arayarak durumu bildirdi. Jandarma ekipleri bölgeye Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Fethiye ve Marmaris ekibi ile Muğla İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekiplerini sevk etti. İzmir’den Doruk Dağcılık Kulübü yöneticileri ve kanyona giren dağcıların yakınları da Fethiye’ye gelerek arama çalışmalarına katıldı.
 
ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDERKEN KANYONDAN ÇIKTILAR
Arsa Mahallesi’nde bir araya gelen kurtarma ekipleri üç gruba ayrılarak saat 10.00 sıralarında arama çalışmasına başladı. İki ekip kanyonun içine girerken, bir ekip de kanyonu yukarıdan dürbünle gözetledi. Ekiplerin aramaları devam ederken saat 15.00 sıralarında kanyonda mahsur kaldığı sanılan 11 dağcının, Kayadibi Mahallesi’ne çıkış yaptığı haberi geldi. Bunun üzerine ekipler, 5 saat süren arama çalışmalarını sonlandırdı.
Saklıkent Kanyonu girişinde arkadaşları ve aileleri tarafından karşılanan dağcıların sağlık durumlarının iyi olduğu kaydedildi. Dağcıların kanyonda biriken çamur nedeniyle geçiş yapmakta zorlandığı ve bu nedenle bir gün gecikmeli olarak kanyondan çıktıkları belirtildi.
 
“ÇAMUR NEDENİYLE İLERKEMEKTE ZORLANDIK”
Dağcıların ekip lideri Mustafa Arız, kulübün 2016 faaliyet programında yer alan ‘Saklıkent Kanyonu’nu boydan boya geçme’ etkinliği için kanyona girdiklerini söyledi. Çamur nedeniyle kanyonda ilerlemekte zorlandıklarını anlatan Arız, gecikmenin de bu nedenle yaşandığını söyledi. Gecikme nedeniyle arkadaşlarının ve ailelerinin endişelendiğini belirten Arız, Saklıkent Kanyonu’nu Türkiye’de ilk kez 10 kişiyle geçtiklerini öne sürdü. Boyunlarına kadar çıkan çamurla mücadele ettiklerini kaydeden Arız, “AKUT ve AFAD buraya gelip bizleri aramışlar. Programımıza göre burayı iki günde geçecektik. Ancak dağdaki yağış nedeniyle kanyonun içerisi tamamen çamur doluydu. Yer yer çamur boynumuza kadar ulaşıyordu ve zor anlar yaşadık. Gecikmeli de olsa tüm ekip sağ salim kanyondan çıktık” dedi.
Etkinliğe oğluyla birlikte katılan dağcılardan Türkay Örs ise kanyonun bazı bölümlerinin su ve çamurla dolu olmasının işlerini güçleştirdiğini söyledi.

 

(hurriyet.com.tr)

dagcilar-buz-tirmanis-turkiye-de-bulusacak-104266

“Buz Tırmanış Türkiye” organizatörü Dağcılık Antrenörü Çetin Bayram, bu yıl Uluslararası Buz Tırmanış Festivalinin çok renkli olacağını belirtti.

Erzurum’un Uzundere ilçesinde bu sene üçüncüsünü hava durumuna göre Ocak veya Şubat ayında düzenlenmeyi planladıkları belirten Dağcılık Antrenörü Çetin Bayram, “Bu festivalde sporcular, uzman dağcılar gözetiminde Uzundere ve Tortum ilçelerindeki yüksekliği 20 ile 300 metre arasında olan ve sadece kışın ortaya çıkan buz şelalelerine tırmanış yapıyor.” dedi.

Bu yıl Uluslararası Buz Tırmanış Festivalinin çok renkli olacağını belirten Bayram, “Devlet kurumlarının da desteğiyle çok güzel, renkli bir festival olacak. Bu bölgede bulunan ve sadece kış aylarında oluşan donmuş şelalelere yapılan buz şelalesi tırmanışı ülkemizde yeni bir branş oldu. Dünyaca ünlü isimler Erzurum’da tırmanışa katılacaklar. Türkiye ve Erzurum’un saklı kalmış güzelliklerinin tanıtılması noktasında önemli bir festivali gerçekleştiriyoruz. Ülkemizde buz tırmanışının, ulaşım, lojistik ve güvenlik bakımından Erzurum’dan başka hiçbir yerde yapılamadığına dikkat çekerim.” diye konuştu.

 

erzurumgazetesi.com

15315_26

Fransa-İtalya sınırındaki dağa tırmanırken kayalık, karlı ve buzlu parkurları aşan dağcılar, zirve yolculuklarını vücutlarına monte ettikleri küçük kameralarla görüntüledi.

Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) Başkanı İsmet Şentürk ileBursa Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübünden (BUDAK) Ayşe Arabacı, 2 günde gerçekleştirdikleri tırmanışın sonunda zirvede, Türk bayrağı açtı.

ULUDAK Başkanı Şentürk, yaptığı açıklamada,Bursalı dağcılar olarak Alpler’de çeşitli tırmanışlar yaptıklarını, bu yıl da üçüncüsünü gerçekleştirdiklerini belirtti.

Şentürk, konaklamak için bölgede kamp alanları olduğunu ve burada tüm imkanların bulunduğunu ifade ederek, ”Buradan da rota üzerinde belli olan dağ evlerine yükseliyoruz. Dağ evlerinde dinlenip daha sonra gece tırmanışa başlıyoruz. Jorasses’lar tırmanışı kaya, kar ve buz açısından ‘miks’ tabir ettiğimiz karışık bir rotadır. Hem kaya hem kar hem buz tırmanışı var. Derin buz çatlaklıklarını da emniyet tedbirlerimizi alarak bu tırmanışımızı gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.

 “Tırmanışımız çok zorlu, yorucuydu”  

Tırmanışa gece yarısı başladıklarını aktaran Şentürk, şu ifadeleri kullandı:

”Gece yarısı başladığımız tırmanışımıza bir gecede zirvenin altında geceledikten sonra bu faaliyeti ikinci gün tamamlamış olduk. Hava şartları da tırmanışımız için uygundu. Biz bu faaliyetimizde 4 bin 208 metre yüksekliğindeki Pointe Walker ve 4 bin 184 metre yüksekliğindeki Pointe Whymper zirvelerine tırmanmış olduk. Bu tırmanışımız çok zorlu, yorucuydu ve uzun sürdü. Genel olarak bu tür teknik tırmanış gerektiren zor yerlerde bazı emniyet noktaları sabit olarak bulunuyor. İnişlerde ve çıkışlarda emniyet noktaları var. Biz de bu noktalardan ipimizi aşağı atıp iple aşağıya kadar dönüşümüzü yapıyoruz. Sonra elimizle ipi çekip başka bir emniyet noktasına girerek bu şekilde süreç işliyor ve emniyetli bir şekilde dağdan inişimizi yapıyoruz.”

 “Bu zirvelere Türk tırmanışının olmadığı bilgisine sahibiz”

İsmet Şentürk, dünyanın her yerinden insanların doğal ortamı çok güzel olan bu bölgeyi ziyarete geldiklerini vurgulayarak, şunları dile getirdi:

“Dağları çok iyi bir turizm potansiyeli olarak kullanıyorlar. Biz de kendi bayrağımızı daha önce çıkılmamış zirvelerde dalgalandırma gayreti içerisindeyiz. Bugüne kadar bu zirvelere Türk tırmanışının olmadığı bilgisine sahibiz. Oradaki dağ evleri yöneticileri de bizi gördüklerinde orada ilk defa Türk gördüklerini söylediler. Bizim amacımız gençlere Alpler’de de çok güzel tırmanış ortamlarının olduğunu göstermek. Dağcılığın daha farklı alanlara yayılmasını sağlamak. Amacımız gençlerimize farklı coğrafyalarda da çok güzel tırmanışlar olabileceğini göstermek.”

 

(bursadabugun.com)

57d3044d18c7731fbc01f34c

İSVİÇRELİ sanatçı Christian Meier, Appenzell Alpleri’nde 2 bin 140 metre yüksekliğindeki Özgürlük Tepesi’ne akril camdan yaptığı bir hilal dikti.

3 metre büyüklüğünde ve güneş enerjisiyle ışıklandırılan hilal, İsviçre’de geniş yankı uyandırdı. Kendisi de Appenzelli olan, Almanya Düsseldorf Sanat Akademisi mezunu sanatçı Meier, bu eylemiyle dinler üzerine bir tartışma başlatmak istediğini söyledi. Meier, “Ben ateistim. Alpler’in tepelerinde dikili sayısız haç beni rahatsız ediyordu. Hilalle denge kurmak istedim. Din kişiye özel. Bu nedenle Hıristiyan sembollerinin tepede işi yok” dedi.Polis, ışıklı hilalin dağcıları yanıltacağını, dağcı olmayan birçok insanı tepeye  yönlendireceğini ve bunun tehlikeli olduğunu savundu.

(hurriyet.com.tr)

Bu albümde yer alan fotoğraflar 9-12 Eylül 2016 tarihleri arasında Kosova Koca Balkan Dağlarında Türk dağcıların katılımı ile gerçekleşen Haxhi Bedridin Isaja Dağcılık Kulübünün ev sahibi olduğu Koca Balkan Dağcılık Şenliği sırasında Özgür Aydoğan tarafından çekilmiştir.

Read More

TÜRKİYE Dağcılık Federasyonu Hakkari Temsilcisi Naci Ertunç başkanlığındaki 5 dağcı, Van’ın Başkale İlçesi’ne bağlı Esenyamaç Köyü’nde bulunan ve Urartular döneminde kaldığı belirtilen kaya mezarların da bulunduğu bölgede tırmanış yaptı.

c781b0370476d7839f05c4ccf3a4f452
Hakkari ve çevresinde bulunan dağları gezerek tırmanışlar yapan Türkiye Dağcılık Federasyon Hakkari temsilciliğine bağlı dağcılar, bu kez Başkale İlçesi’ne yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan ve Hakkari ile Van sınırları arasında yeralan Esenyamaç Köyü yakınlarında tırmanış yaptı. Ankaralı bir dağcının da eşlik ettiği tırmanış, yaklaşık 100 metre yüksekliği bulunan ve Urartular döneminden kaldığı belirtilen mezarlarınında bulunduğu kayaya yapıldı. Dağcılar iple tırmandı ve indi. Bölgenin dağlarını ve güzelliklerini tanıtmak istediklerini belirtene Türkiye Dağcılık Federasyonu Hakkari il Temsilcisi Naci Ertunç, tırmanış yaptıkları bölgede Urartular döneminden kaldığı belirtilen mezarların da bulunduğunu söyledi. Kaya, şöyle konuştu:
“Dağcı arkadaşlarla beraber kaya tırmanışı yapalım’ derken Esenyamaç Köyü’nde Urartular Dönemi’ne ait olduğu belirtilen kaya mezarlığı tespit ettik. Buraya kaya tırmanışı gerçekleştirmek, hem de bu kaya mezarlığına dikkat çekmek üzere geldik. İki bölümden oluşan kaya mezarlığının biri büyük bir salonla beraber iki oda, onun hemen altındaki da iki odalı bir yer var. Biz 5 dağcı olarak kendi can güvenliğimizi aldıktan sonra ip yardımıyla kaya mezarlığının bulunduğu mağaraya indik.”
Ankara’dan gelen dağcı Tarık Bünyamin Kaya ise, 2 yıldır bölgede tırmanışlar yaptığını söyledi. Kaya, “Tırmanış yaptığımız kayanın yüksekliği yaklaşık 100 metre. Ancak tırmanış yaptığımız bölgede tarihi kalıntılar da var. Kaya mezarlıklarına iniş yapıp incelemeler de yaptık” dedi. Tırmanış ardından dağcılar, kayanın dibinde söyledikleri Kürtçe şarkılarla halay çekti.

(SÖZCÜ)

fft261_mf14617133

 

 

vodafonearena_dagcilar

EVEREST’ten K2’ye Kilimanjaro’dan Ağrı dağına kadar dünyanın bir çok zirvesine tırmanan dağcılar, son zamanlarda gökdelen temizliği, rüzgâr santralları ve köprü ışıklandırması gibi değişik işlerde de çalışıyor.

 

BİR AY SÜRECEK

Dağcılar son olarak Beşiktaş’ın yeni stadı Vodafone Arena’nın çatısına çıktı! Açılış için yoğun çalışmaların sürdüğü stadın çatısının membran kaplamasını özel sertifikaları olan 14 dağcı gerçekleştiriyor. Çatıdaki çalışmaların yaklaşık bir ay içinde tamamlanması bekleniyor.

 

GÜNLÜK 200 LiRAYA TIRMANIYORLAR!

1- Dağcılar, bu tür işler için özel bir setrifika almak zorunda.

2- Sertifika İngiltere merkezli bir şirket tarafından veriliyor.

3- Türkiye’de 4-5 günlük eğitimden sonra sınav yapılıyor.

4- Bu işi yapanların geneli kaya tırmanışçılarından oluşuyor.

5- Yabancı bir denetmen eşliğindeki sınav oldukça zor ve 1 gün sürüyor.

6- Yapılan bu işe sektör içinde ‘İple erişim’ deniliyor.

7- Bu işi yapan dağcıların günlük yevmiyesi 150-200 TL arasında değişiyor.

8- Maaşlı olarak çalışanların aylık kazancıysa 2500 TL civarında seyrediyor.

9- Son zamanlarda çalışan sayısı artığından ücretler düştü.

10- Stat çatıları dışında, LPG tanklarının ultrasonografik kontroleri, rüzgâr santralları, köprü ışıklandırmaları ve gökdelen temizliğinde dağcılık teknikleri kullanılıyor.

 

(Hürriyet)