Anadolu Coğrafyası Keşif ve Araştırma Topluluğu

  <span data-mce-type=”bookmark” style=”display: inline-block; width: 0px; overflow: hidden; line-height: 0;” class=”mce_SELRES_start”></span> Niğde’nin Çamardı ilçesinde bulunan Demirkazık Dağı’nda yoğun sis nedeniyle mahsur kalan 3 dağcı, 13 saat sonra kurtarıldı. Dağcıların askeri helikopterle kurtarılma anları kameraya yansıdı. Bireysel tırmanış yapan Sercan Eren ve Hazar Altıntaş ve İkra Tülek isimli üç dağcı tırmandıkları 3 bin 750 rakımlı […]

Read More

Bursa Uludağ’da yoğun sis ve tipi nedeniyle yönlerini kaybedip, kaybolan amatör 5 dağcı, ekiplerin yaklaşık 5 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı. Dağcılar yedek elbiselerini yakarak ısındıklarını söyledi. Dün saat 17.00 sıralarında Uludağ’a çıkan 5 amatör dağcı, kent merkezine yaya olarak dönüşte, yoğun sis ve tipi nedeniyle yollarını kaybetti. Dağcılar, hava sıcaklığının eksi 15 derece düştüğü, kar kalınlığının […]

Read More

Ziraat Fakültesi sınıf öğrencisi 25 yaşındaki Eren Gürbüz, 70 metrelik uçurumdan düşerek..

Bursa’nın Kestel İlçesi´nin Uludağ´ın yamacındaki Alaçam Mahallesi´nde, kamp yapan Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi sınıf öğrencisi 25 yaşındaki Eren Gürbüz, 70 metrelik uçurumdan düşerek yaşamını yitirdi.  AFAD ve Akut ekipleri halatlarla istasyon kurulup gencin cesedini uçurumdan çıkarırken,  Cumhuriyet Savcısı traktörle olay yerine gelerek inceleme yaptı.

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitçileri Bölümü son sınıf öğrencisi ve üniversitenin arama-kurtarma topluluğunda da yer alan Eren Gürbüz, Cuma günü Artvin Yusufelililer  tarafından Alaçam’da düzenlenen şenliğe gitti. 

Alaçam´da tek başına kamp kurun şenliğe katılan Eren Gürbüz dün gece saat 21.00´de yemek yedikten sonra mesire alanından Bursa manzarası izlemek üzere Kayabaşı Mevkii´ne doğru yürüyüşe çıktı. 940 metre rakımlı bölgedeki 70 metrelik uçurumdan düşen Eren Gürbüz, başını kayalıklara çarparak yaşamını yitirdi.

Ailesi, Eren Gürbüz´e dün gece cep telefonuyla ulaşamayınca durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Jandarma, AFAD ve AKUT ekipleri gece saatlerinden itibaren bölgede aramalara başladı. Dün gece uçurumun başında Gürbüz´ün çantasını bulan ekipler, bugün saat 10.30 sıralarında da aşağıdaki cesedine ulaştı. Ekipler, halatlarla istasyon kurarak, cesedi yukarıya çekti.

 

Haber verilmesi üzerine Cumhuriyet Savcısı da olay yerine geldi. Yarım saatlik traktör yolculuğu ile bölgeye gazetecilerle birlikte ulaşan savcının incelemesinin ardından Eren Gürbüz´ün cesedi Bursa Adli Tıp Kurumu´na kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

 

(sozcu.com.tr)

4 Haziran Pazar günü yaralı kazazede Ebubekir Yaşar Adana’dan gelen askeri helikopter ile dağdan indirilerek ambulans ile hastaneye sevk edildi. Ebubekir Yaşar ile Cemalettin Barlas isimli iki arkadaş Demirkazık dağı Güzeller mevkiinde 500 metre duvar tırmanışına başladı. Tırmanışın bitimine 50 metre kala Ebubekir Yaşar düşerek yaklaşık 70 metre aşağıya yuvarlanarak yaralandı. Ayağında kırık olduğu bildirilen Ebubekir Yaşar askıda kaldı. Arkadaşı Cemalettin Barlas […]

Read More

Habertürk, yerel halk tarafından ‘Dağcılar Mezarlığı’ olarak bilinen Çukurbağ Köyü Mezarlığı’nı araştırdı

Niğde’deki Demirkazık Dağı’ndan düşerek can veren profesyonel dağcı Serdar Ayrılmaz’ın cenazesi, Çamardı İlçesi’nde ‘Dağcılar Mezarlığı’ olarak bilinen Çukurbağ Köyü Mezarlığı’na defnedildi. HABERTÜRK, o mezarlığın hikâyesini araştırdı. O mezarlıkta 1’i İngiliz 3 dağcı daha yatıyor

Habertürk Gazetesi’nden Uzay Kesmen’in haberine göre, Niğde’nin Aladağlar bölgesinde bulunan Demirkazık Dağı’na tırmanan profesyonel dağcı Serdar Ayrılmaz (56), bir kaya parçasının yerinden oynaması sonucu düşerek hayatını kaybetmişti. Evli ve 3 çocuklu dağcının bulunması için AFAD, UMKE ve jandarma ekipleri seferber olmuş, arama çalışmaları sonucu Ayrılmaz’ın cansız bedenine olumsuz hava şartları nedeniyle 2 gün sonra ulaşılabilmişti.

1’İ İNGİLİZ 3 DAĞCININ CENAZESİ ORADA

Ailesi tarafından teslim alınan talihsiz dağcının cenazesi, Niğde’nin Çamardı İlçesi Çukurbağ Mahalllesi’nde bulunan ve yerel halk tarafından ‘Dağcılar Mezarlığı’ olarak bilinen Çukurbağ Köyü Mezarlığı’na defnedildi. HABERTÜRK, pek bilinmeyen o mezarlığın hikâyesini araştırdı. Mezarlıkta, 1956 yılında düşerek yaşamını yitiren ilk Türk dağcı Engin Kongar başta olmak üzere 1999 yılında ölen Soner Ünsal ile 1970’li yıllarda aynı kaderi paylaşan İngiliz bir dağcının daha cenazesi bulunuyor. Demirkazık Dağı’nın zirvesine bakan bir yamaçta bulunan mezarlıkta, Engin Kongar ve Soner Ünsal için yapılan 2 anıt da mevcut.

‘RESMİYETTE BÖYLE BİR MEZARLIK YOK’

Aladağlar Doğa Sporları Dağcılık İhtisas Spor Kulübü Başkanı Şahap Eryılmaz, “Resmiyette ‘Dağcılar Mezarlığı’ diye bir mezarlık yok. Orası Çukurbağ Köyü Mezarlığı’dır. Ancak Aladağlar’da yaşanan ve ölümle sonuçlanan kazaların ardından can veren dağcılar buraya defnediliyor. Böylelikle de bu mezarlık, Türkiye’deki tek ‘Dağcılar Mezarlığı’ oluyor. Halk arasında da öyle biliniyor. Bu mezarlar, köy mezarlığının biraz daha uzağında yer alıyor” diye konuştu.

EMRE KONGAR’IN AĞABEYİ DE ORADA

Prof. Dr. Emre Kongar’ın ağabeyi Engin Kongar ise 8 Eylül 1956’da fakülteden arkadaşı Yalçın Müftüler ile birlikte Aladağlar’a gitmişti. Kongar, Demirkazık Zirvesi’ne batı cephesinden tırmandığı sırada kaza sonucu düşerek yaşamını yitirmişti. Manisa Dağcılık Kulübü, ‘Dağcılar Mezarlığı’na defnedilen ve düşerek yaşamını yitiren ilk Türk dağcı olan Engin Kongar için bir anıt yaptırmıştı.

Demirkazık Dağı’nda can veren son dağcı Serdar Ayrılmaz evli ve 3 çocuk babasıydı

MEZARI ÇOK SEVDİĞİ DEMİRKAZIK’A BAKIYOR

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Soner Ünsal (22), 1999 yılında Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek kendisi gibi Hacettepe Üniversitesi Dağcılık Kolu üyesi olan 14 arkadaşıyla birlikte Niğde’nin Çamardı İlçesi Demirkazık Dağı eteğindeki Emli Vadisi’nde kamp kurmuştu. Bir süre dinlenen Soner Ünsal, 2 arkadaşıyla zirveye tırmanmaya başladı. Ünsal’ın tırmanmak için tuttuğu kaya parçası, 3 bin 776 metre yüksekliğindeki Kaldı Zirvesi’ne 250 metre kala koptu, talihsiz dağcı 400 metrelik uçuruma yuvarlanarak hayatını kaybetti. Emekli albay olan baba Hüseyin Ünsal oğlununun dağcılık sevdasını, “Demirkazık’ın onun için özel bir yeri vardı. Burayı çok sevdiğini söylerdi. Daha önce de defalarca Demirkazık’a tırmanmıştı. Yani, Soner bir Demirkazık sevdalısıydı” diye anlatmıştı.

 

(haberturk.com)

2016113012050719_3461dc078a6769b9eb9b3c5c47371ff4AKUT (Arama Kurtarma Derneği) Başkanı Nasuh Mahruki, başkanlık görevinden istifa etti. Mahruki kendisinin bundan sonra onursal başkan olacağını belirterek, ‘Dernekte bundan sonra imza yetkim yok. Onursal başkan olarak görevime devam edeceğim. Benim muhalif söylemlerim yüzünden AKUT’a çok baskı geliyordu. Bu sürecin sonunda böyle olmasını uygun gördüm. Başkanlığa Saygun Gökşin devam edecek’ dedi

AKUT ’tan yapılan açıklamada da şöyle denildi:
“AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Masuh Mahruki, AKUT Yönetim Kurulu’na ilettiği istifa dilekçesi ile hem derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığından hem de Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini bildirmiştir.

28.11.2016’da gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında yeni görev bölümü yapılmış ve bugüne kadar Genel Sekreterlik görevini sürdürmekte olan Saydun Gökşin Yönetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu üyesi Ebru Atalay Alp Genel Sekreterlik, AKUT Kocaeli Ekip Lideri ve eğitmenimiz Recep Şalcı ise Yönetim Kurulu üyeliği görevine getirilmiştir.

AKUT Arama Kurtarma Derneği, 29.11.2016 tarihinde asil üyelerimizin katılımı ile Olağanüstü Genel Kurul toplantısı gerçekleştirmiştir.  Açılış, Yoklama, Saygı Duruşu ve İstikl?l Marşı’nı takiben İl Dernekler Müdürlüğü tarafından iletilen bilgi neticesinde, derneğimizin bazı tüzük maddelerinde kanuni prosedüre uyumunun sağlanması amacı ile tüzük maddesi değişiklikleri görüşülmüş ve değişiklikler oy birliği ile kabul edilmiştir.

 Derneğin tüzüğüne istinaden Yönetim Kurulu tarafından Ali Nasuh Mahruki’nin AKUT Onursal Başkanı olması önerisi Olağanüstü Genel Kurul toplantısında katılan üyelerin oyları ile kabul edilmiş ve Genel Kurul toplantısı sona ermiştir.

Gerek prensipli ve azimli yapısı gerekse vizyonu ile AKUT’un alanında dünya çapında tanınan ve takdir edilen bir STK olmasında büyük paya sahip olan Onursal Başkanımız Ali Nasuh Mahruki’ye, bugüne dek derneğimize verdiği, karşılığı ödenemeyecek tüm emekleri için sonsuz teşekkür ediyor; Yönetim Kurulu Başkanımız Saydun Gökşin’e, Genel Sekreterimiz Ebru Atalay Alp’e ve Yönetim Kurulu üyemiz Recep Şalcı’ya yeni görevlerinde başarı dileklerimizi iletiyoruz.”

 

(aydinlik.com.tr)

13120027_955049921275902_5571469455035204353_o

AKUT’un kuruluşunun 20’nci yılında, Muğla’nın Bodrum ilçesinde kutlama etkinliği düzenlendi. AKUT Başkanı Mahruki: “2 bin 100’ün üzerinde kurtarma görevimiz var. Bunların 152’si Bodrum ekibi tarafından gerçekleştirildi” dedi.

Arama Kurtarma Derneğinin (AKUT) 20’nci kuruluş yıl dönümü kapsamında Bodrum ilçesinde kutlama etkinliği düzenlendi.

İlçedeki bir restoranda düzenlenen ve AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’nin de katıldığı etkinlikte, AKUT gönüllüleri bir araya geldi. Gecede konuşan Mahruki, 20 yıldır gönüllüler ve yardımseverlerin desteğiyle çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

Yaptıkları çalışmanın kolay olmadığını ifade eden Mahruki, “AKUT’u duymayan, bilmeyen kalmadı. Sadece Türkiye’de değil dünya çapında da tanınan bir kurum oldu.” dedi.

Mahruki, yurt içi ve dışındaki arama kurtarma görevlerinde hem Türk milletini hemde Birleşmiş Milletler’i temsilen hareket ettiklerini söyledi.

Yurt dışında meydana gelen birçok depremde de arama kurtarma çalışmalarında görev aldıklarını belirten Mahruki, “Atina depremi, Tayvan depremi, İran depremi, Pakistan depremi, Haiti depremi ve en son Nepal depremi. Yurt dışındaki çalışmaların aslında insanı diplomasi anlamında çok önemli yeri var.” diye konuştu.

“Yurt çapında 36 ekibimiz var”

Mahruki, 17 Ağustos depreminin AKUT’un dünyanın her bölgesinde duyulmasını sağladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bugüne geldiğimizde 2 bin 100’ün üzerinde kurtarma görevimiz var. Bunların 152’si Bodrum ekibi tarafından gerçekleştirildi. Yurt çapında 36 ekibimiz var. Bodrum bu anlamda çok başarılı. Bu bölgenin fiziksel ve coğrafi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış durumda. Bütün ekiplerimiz o şekilde çalışıyor. 36 ayrı ekibimiz kendi bölgesine göre lojistiğini sağlıyor.”

AKUT’a hizmet veren gönüllü sayısından da bahseden Mahruki, “AKUT bünyesinde 3 tane maaşlı arkadaşımız var. Onlar da genel merkezdeki sekreteryadaki arkadaşlarımız. Onun dışında 2 bin 100’ün üzerinde gönüllümüz var. Bunların 700’den fazlası kadın gönüllülerden oluşuyor. Bütün çalışmalarımızı gönüllülerle yapıyoruz. Nitelikli insan gücüne para vermiyoruz. İnsanlar AKUT’un ruhuna inandıkları için karşılık beklemiyor ve hizmet veriyorlar.” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından canlı müzik eşliğinde devam eden gecede, AKUT’a destek amacıyla bazı ressamların yaptığı tablolar açık arttırmayla satıldı.

AKUT Nedir?, AKUT Ne Demek?

AKUT: AKUT (Arama Kurtarma Derneği), mağaralarda, dağlarda veya diğer yerlerde, doğal afetlerde kaybolanların aranması ve bu koşullarda kaza geçirenlerin kurtarılması için etkinlik gösteren bir dernektir.

1996 yılında kurulmuş olan dernek, kamu yararına çalışan bir dernek olup, gönüllülük ilkesi ile çalışmaktadır.
Türkiye’de, özellikle dağcılık sporunda kaza geçiren veya kaybolanların arama ve kurtarılmaları konusunda uzmanlaşmış bir kurumun bulunmamasından kaynaklanan boşluğun doldurulması derneğin ana kuruluş amacıdır.

1995 yılında Ali Nasuh Mahruki’nin önemli çabaları ile bir araya gelen gönüllü dağcıların oluşturduğu bu oluşum, ilk kez aynı yıl Aralık ayında Uludağ Keşiştepe’de yapılan bir arama kurtarma operasyonunda AKUT adını kullanmış ve yoğun sis, dondurucu soğuk ve kar yağışına rağmen mahsur kalan kişiler kurtarılmıştır.

Dernek, 1997 yılından itibaren kuruluş amacının yanında diğer doğal afetlerde de arama ve kurtarma çalışmalarına katılmaya başlamıştır. Türkiye’nin tam anlamıyla AKUT ile tanışması, 1999 Marmara depremi sonrasında olmuştur.

AKUT Birleşmiş Milletler’in arama kurtarma organizasyonu olan INSARAG’a üye operasyonel bir ekiptir. Yunanistan, Tayvan, Mozambik, İran, Pakistan’daki afetlerde görev almıştır.

(www.kanalahaber.com)

Arama Kurtarma Derneği (AKUT) başarılarla dolu 20 yılı geride bıraktı.

14 Mart 1996 yılında ‘Geleceğimizi birlikte kurtaralım sloganıyla kurulan Arama Kurtarma Derneği (AKUT), bugün 20. yılını kutluyor. Dernek, kurulduğu günden bu yana pek çok başarılı operasyon gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen 2101 operasyonda 2234 kişinin, 963 hayvanın hayatını kurtaran AKUT, gönüllü üyeleriyle kaybolma ve kaza olaylarında, deprem, sel gibi doğal afetlerde ve büyük kazalarda, arama kurtarma çalışmaları düzenleyerek can kaybını en aza indirmeyi hedefledi.

akut, arama kurtarma derneği, nasuh mahruki, nasuh mahruki kimdir, akut 20 yaşında, akutun öyküsü, akut kaç yılında kuruldu, akutun kaçıncı yılı, akutun operasyonları, akutun başarıları, akutun sloganı, sözcü, nasuh mahruki akut

AKUT’un yönetim kurulu başkanı Nasuh Mahruki, Sözcü’de yayınlanan “Türkiye’nin AKUT’u 20 yaşında ve bu sadece bir başlangıç” başlıklı yazısında, “Başkalarının hayatı için kendi sağlığını, kendi hayatını hiçbir karşılık beklemeden tehlikeye atan bir grup gencin bu özverili çabaları, kısa sürede, birkaç kişinin hayatını kurtarmaktan çok daha öte bir sonuca ulaştı. İnsanlara; böyle bir hareketin ne kadar önemli ve değerli olduğunu ve aslında hepimizin, bu toprakları hatta bu dünyayı paylaştığımız diğer insanlara, daha da geniş görebilirsek bütün canlılara karşı bir sorumluluk taşıdığını, taşıması gerektiğini gösterdi” dedi.

akut, arama kurtarma derneği, nasuh mahruki, nasuh mahruki kimdir, akut 20 yaşında, akutun öyküsü, akut kaç yılında kuruldu, akutun kaçıncı yılı, akutun operasyonları, akutun başarıları, akutun sloganı, sözcü, nasuh mahruki akut

Mahruki yazısını, “Bugüne dek yaptığımız ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğimiz her şey, önlenebilir sebeplerle insanlarımızın artık ölmediği ve çağdaş medeniyetler içerisinde layık olduğu yere ulaşmış, afetlere dayanıklı bir Türkiye içindir. Tüm bunları başarmamızın en önemli sebebi olan, 20 yıldır bize destek veren, yanımızda duran, sahip çıkan tüm kişi ve kurumlara sonsuz teşekkürlerimizle. İyi ki varsınız ve iyi ki yanımızdasınız…” sözleriyle bitirdi.

akut, arama kurtarma derneği, nasuh mahruki, nasuh mahruki kimdir, akut 20 yaşında, akutun öyküsü, akut kaç yılında kuruldu, akutun kaçıncı yılı, akutun operasyonları, akutun başarıları, akutun sloganı, sözcü, nasuh mahruki akut

Kurduğu dernek ve her geçen gün büyüyen ekibiyle Türkiye’de ve dünyada başarılı işlere imza atan Mahruki, kendi kaleminden AKUT’un öyküsünü okuyucularıyla paylaştı.

57720_656x369

İşte Mahruki’nin o yazısı:

1994 yılı Kasım ayında Bolkar Dağları’nda Yıldız Teknik Üniversitesi’nden iki dağcının kaybolduğu haberi bir bomba gibi dağcılık camiasının gündemine düşmüştü. Dönemin bütün deneyimli dağcıları Türkiye’nin dört bir tarafından gelerek kaybolan iki dağcı için seferber olmuştuk. İki ana grup halinde yüze yakın dağcının katıldığı, Jandarma’nın ve bölge insanının da yer aldığı, hatta askeri helikopterlerin de desteklediği toplam 14 gün süren detaylı bir arama çalışması yapıldı. Ancak ne yazık ki bütün iyi niyetli gayretlere ve onca emeğe rağmen birtakım aksilikler ve sorunlar yaşandı ve başarısızlıkla sonuçlanan bu faaliyet sonrasında aralarında benim de bulunduğum iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar küçük bir grup dağcı arama kurtarma faaliyetlerinin en doğru ve verimli biçimde nasıl gerçekleştirilebileceğini düşünmeye ve araştırmaya başladı.

14 günlük yorucu ama sonuçsuz çabanın sonunda küçük bir dağcı grubu biraraya gelmiş ve şu iki temel öngörüde bulunmuştuk; birincisi, Türkiye’de artık daha fazla sayıda genç doğaya çıkmaya başladı, bunun sonucunda önümüzdeki süreçlerde daha fazla sayıda kaza yaşanacak. İkincisi de, bir dağcı bir dağda kaza geçirirse, ona sadece diğer dağcılar yardım edebilir. Bu iki öngörüye bağlı gelecekte artma olasılığı bulunan sorunlarımız olacağı düşüncesi, doğal olarak çözümünü de beraberinde getirdi; örgütlenmek…

İki genç kardeşimizin kaybı, bizim üzerimizde bu etkiyi yaptı ve gözümüzü açtı, ufkun ötesini görmemizi sağladı. Türk dağcılarının bir bölümünün 1994 yılında yaşadığı aydınlanmayı, Türk toplumunun içselleştirebilmesi için, yüzyılın en büyük doğal afetlerinden biri olan Gölcük Depremi’nin yaşanması ve neredeyse 18.000 vatandaşımızın ölmesi gerekecekti. Ama bu bile uzun sürmedi ve planlı, bilinçli kirli bilgi çalışmalarıyla bu kuvvetli çıkış bile yok edildi.

Başlangıçta AKUT’un en büyük gücü, hemen hepsi üniversite mezunu veya öğrencisi olan sporcu disiplinine sahip, dinamik, eğitimli, kültürlü, takım çalışmasına yatkın, doğa koşullarında kendi başının çaresine bakmayı bilen, liderlik vasıfları olan ve geleneksel Türk fedakârlığının en has şeklini ruhunda taşıyan aydın gençlerdi. O günlerin heyecanı, içimizdeki coşku, eksikliğini gördüğümüz bir konuda ülkemiz için birlikte bir şeyler yapabilme düşüncesi bizleri bir çatı altında bir araya getirdi. İlk zamanlar vakıf mı dernek mi kuralım diye çok tartıştık ama vakıf kurmak için gerekli maddi imkânlar yoktu elimizde. O nedenle dernekte karar kıldık ve kolları sıvadık. Ülkemizde giderek ihtiyacı daha fazla hissedilen arama kurtarma konusunda faaliyet gösterecek uzman bir ekibin gönüllülük prensibinden yola çıkarak bir dernek çatısı altında bir araya gelme çalışmaları sürerken, 1995 yılı Aralık ayında Uludağ Keşiştepe’de yapılan bir arama kurtarma operasyonunda ilk defa AKUT adını kullanarak yer aldık. 1996 yılını yaşarken üye sayısını 20’ye yükselttik ve 14 Mart’ta da AKUT Arama Kurtarma Derneği’ni resmen kurduk.

 

Öykünün devamı için tıklayınız

 

 

(cagdasses.com)