Sol arka tarafta Selçuk yani Ayasuluk Kalesi görünüyor. Peki atı arkasında ilerleyen bu adam hangi yapının önünde duruyor? Yorum bırakmayı unutmayınız..
İncil Hristiyanlarca kutsal olduğu kadar aslında tüm dünya için tarihsel bilgiler de içeren bir kitaptır. İncelediğimizde Efes için önemli olayları net bir şekilde bizlere aktarmaktadır. Aziz Pavlus Efes’e geldiğinde öğretilerini yaymaya uğraşırken problemler ortaya çıkmaya başlamıştı İşte bu olayları “Elçilerin İşleri 19 ‘da bizlere sırasıyla aynen şu şekilde aktarmaktadır; Efes’teki Kargaşalık 23 O sırada İsa’nın yoluna […]
Büyük Türk komutanı ve devlet adamı, aynı zamanda büyük Türk düşünürü ve şairi Şah İsmail’i doğru anlamak bugünkü Türkiye’de çok önemlidir. Ciddi bir rakip olarak ortaya çıkması, Osmanlıların yüzyıllar boyunca süregelen azılı düşmanlıklar ve yok etme girişimlerine rağmen ayakta kalmayı başarabilmesi Şah İsmail’i ve kurduğu devletinin önemini bir kat daha arttırmıştır. Türklerin tarihini sadece Osmanlı […]
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar Zirve Dağcılık Selçuk Şubesi Pygale – Kaystros arasındaki antik coğrafyada doğa yürüyüşü gerçekleştircek. Dünyanın heryerinden gelen turistlerin ilgi odağı olan Efes Antik Kentinin denize bağlantısı olan Kaystros nehri ile Pygale Antik Kenti arasındaki antik coğrafyayı adımlayacak olan doğa severlerin rotası oldukça renkli. Selçuk – Kuşadası yolu üzerinde bulunan Eski içmeler adı ile bilinen mevkide koyun üç tarafında kalıntıları görülebilen Pygale kentinin adına ilk […]
PaylaşTweetlePinPaylaş0 PaylaşımlarKaria Yolu faaliyetimiz sırasında ortalama bir doğa yürüyüşünün üzerine çıkarak sınırlarımızı zorladık. Özgür Aydoğan rehberliğinde inişli çıkışlı dağ yollarında 33 km. uzunluğunda bir rotayı kamp yükü ile yürüyerek işin sportif ruhuna uygun bir faaliyet yapmış olduk. Sağanak yağmur başta olmak üzere karşımıza çıkan her türlü doğa engelini kararlılık ve yardımlaşma ile aşınca rotadan büyük haz almış olduk. […]

Renan Öztürk’ü Türkiye’de tanıyan çok da insan yok. Babası Ankaralı, annesi Amerikalı. Almanya’da doğmuş. Ailesinin büyük bir bölümü halen İstanbul’da, kendisi ABD’de yaşıyor. Türkçesi de çok iyi değil… Tutkusu birden fazla. Hangisinin daha ön planda olduğunu sorunca, “Bana göre tırmanmak, film yapmak ve fotoğraf hepsi aynı keşif düzleminde birbirine bağlanıyor, bu nedenle çok şanslıyım ki tüm bu tutkularımı, birini diğerinin önüne koymadan, çoğunlukla birleştirebiliyorum” diyor.

2015 yapımı ‘Meru’ tırmanışı sırasında Öztürk buz duvarda 12 gün boyunca eksi 28 derecede asılı kaldı.
TIRMANMAK BENİM HAYATIM
‘Meru’ filminden önce yaptığı antrenman sırasında bir kaza geçirdi. Wyoming Eyaleti’ndeki Tetons Dağı’na tırmandığı sırada düştü, kafasına ağır bir darbe aldı. Doktorları kesinlikle Meru’ya tırmanamayacağını söylüyordu.
Kimseyi dinlemedi. “Tırmanmak hayatından daha mı değerli ki?” diye sorduğumda, “Tırmanmak benim hayatım. Bu nedenle, tehlikeli olmasına rağmen her anına değer. Tırmanmak olmasaydı şu anki ben olamazdım” cevabını verdi.

Hikâyesini şöyle anlatıyor: Bu tutkusunu Colorado Üniversitesi’nde biyoloji okurken keşfetmiş. Küçük bir dağcı grubun üyesi olarak yeteneklerini geliştirmiş. Uzak ve güzel diyarların hayalini kurmaya da işte bu dönemde başlamış.
Okul daha bitmeden Nepal’e gitmiş. Dilini ve kültürünü öğrenmek için. Bu ülkeyle hâlâ çok derin bir gönül bağı olduğunu söylüyor. Çünkü Everest bu ülkede.
HİÇBİR ZAMAN HEPSİNİ GÖREMEYECEĞİM
İnsanlarda en az dağcılık becerileri kadar hayranlık yaratan sanat çalışmalarının ilhamını da yine Everest’in bulunduğu Himalayalar’dan aldığını söylüyor: “Tırmanmaya başlamadan önce Nepal’e gidip dağlarından ve kültüründen çok etkilenmiştim. İlk önce bir dil okuluna gittim. Diğer tüm hikâye bunun arkasından akarak ilerledi diyebilirim.”
Hazırladığı videoların tamamını tırmanış sırasında çekip, kurgulayıp, oradan yayımlıyor. Her gittiği yerde ayrı bir heyecan duyduğunu anlatıyor: “Dünyanın kadar çeşitlilik barındırdığını görüp şaşırıyorum. Daha çok gördükçe daha çok anlıyorum ki hiçbir zaman hepsini göremeyeceğim…”
TÜRKİYE’DE YAŞAYANLARA ÇOK İMRENİYORUM
Kendisine göre yılın altı ayını, eşi Taylor’a göreyse sekiz ayını dağlarda geçiriyor. Bunun dışındaki zamanlarında bilgisayar başında. Yeni projelere destek arayarak çok uzun saatler harcıyor. Sosyal medyada da çok zaman harcıyor ama fotoğraf ve film paylaşımları için çok iyi bir platform olduğunu düşünüyor.
Türk takipçilerine de bir mesajı var: “Aslında ben de onlara çok imreniyorum. Türkiye gibi bir yerde yaşadıkları için çok şanslılar. Birçok kaya ve dağda yeni tırmanma potansiyeli mevcut…”
Türk dağcılar arasında da çok başarılı isimler olduğunu ama onun gibi dünya markası olamadıklarından bahsediyorum. Acaba onun şansı ABD’de olması mıydı? “Bilemiyorum” diyor, “Her şey çok tesadüflerle ilerledi. Motivasyonunuz ve yaratıcılığınızda önemli tabii…”
ÖZGÜR YALNIZ’LA YİNE DAĞDA TANIŞTI
Eşi Taylor Rees’le arkadaşlarının aracılığıyla tanışmışlar. O da tıpkı kendisi gibi bir maceraperest. Yale Üniversitesi’nde çevre çalışmaları ve sinema üzerine master yapıyor. Sosyal medyadaki takma ismi ‘Free Solo’ (Özgür Yalnız). Bu lakabı annesi takmış. Tırmanışları hep tek başına yaptığı için. Çünkü annesi ve babası da tırmanışçıymış.

Eşinin bu fotoğrafını, İzlanda’da ‘The Coldest Crossing’ filmi sırasında, Kasım 2016’da eksi 30 derecede çekti. Fotoğrafı sosyal medyada paylaşırken, “Bu tatil, isteyebileceğimin en güzeliydi” diye yazdı.
Renan Öztürk’le ilk kez Wyoming’deki 4.197 metrelik bir zirveye tırmanmışlar. Tam 24 saat! Bu bir günlük macera onları birbirine bağlamış. Sonunda da evlenmişler.
Evleri mi? O da yaşam tarzlarını yansıtır şekilde: Adı, ‘Summit Haus’ (Zirve Evi). Utah Park City’de. Güneş enerjisini en verimli şekilde kullanmayı hedefleyen yapı, mimar Chris Price tarafından modern ve sürdürülebilir olması amacıyla tasarlanmış.
KÜÇÜK KARARLAR HER ZAMAN ÖNEMLİ VE DEĞERLİ
Aylarca hazırlık, günlerce yürüyüş, tırmanış ve birkaç dakikalık zirve… Zirveye çıktığınızda ne hissediyorsunuz?
– Onca çalışmadan sonra zirveye ulaşmak müthiş bir duygu ancak bir o kadar da korkutucu çünkü en tehlikeli kısım gelmiştir artık: Dağdan inmek ve güvenli bir şekilde eve dönmek… Ama genel olarak, bu bir bütün, sadece zirvedeki o kısa andan değil, oraya giden ve dönen yoldan da keyif almak gerek. Eğer tüm süreçten keyif almıyorsanız, muhtemelen size göre değildir.
Eğitimi aldığınız biyoloji alanında çalışmıyorsunuz, beyaz yakalı olmak istemediniz. Sizinki tam ‘başka türlü bir hayat’…
– “Özellikle bu hayatı seçtim” diyemem. Daha çok verdiğim küçük kararlar beni buraya getirdi. Geleneksel bir yaşam tarzınız olsa bile, dışarı çıkıp macera yaşamak için atacağınız küçük adımlar her zaman önemli ve değerlidir. Sizi, hayatta hiç beklemediğiniz yerlere götürebilir.
Şu anda nelerle uğraşıyorsunuz, sıradaki projeniniz, gitmek istediğiniz ülke neresi?
– Alaska’da tırmanmak ve keşfetmek üzerine kurguladığımız çok özel bir belgesel üzerinde çalışıyoruz: ‘Sanctity of Space’ (Boşluğun Kutsallığı). Yarın yola çıkıyorum, filmin diğer bir bölümünü çekmek üzere… Dağları ve keşfi kapsayan uzun metrajlı bir belgesel olacak. Gitmek istediğim çok fazla yer var. Türkiye de de daha fazla zaman geçirmek, eşsiz ve ıssız bölgelerini keşfetmek istiyorum.
Bugüne kadar kaç ülkeye gittiniz, tırmanış ve gezmek için?
– Seyahatlerim, gördüğüm kültürler ve dağlar için çok minnettarım. Ama açıkçası, gittiğim yerleri not edemiyorum. Daha çok film ve fotoğraf aracılığıyla o bölgenin hikâyesini anlatmaya odaklanıyorum.

Filmlerinden bazılarının aldığı ödüller
* Sundance, 2015, ‘Meru’ filmiyle En İyi Belgesel dalında ‘Seyirci Özel Ödülü’ ve ‘Büyük Jüri Ödülü’
* Mountain Film in Telluride, 2015, ‘Down to Nothing’ filmiyle En İyi Sinematografi Ödülü
* Mountain Film in Telluride, ‘Ennedi Kulesi’ filmiyle Charlie Fowler Ödülü
* Mountain Film in Telluride, ‘Samsara’ filmiyle Charlie Fowler Ödülü
* National Geographic Adventurers of the Year, 2012, National Geographic Yılın Maceracısı Adayı
Kaynak: (hurriyet.com.tr)
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar KARIA YOLU 1. ve 2. ETAPLARI Tarih: 4- 5 Şubat 2017 Cumartesi-Pazar Saat: 07:00 Katılım koşulları: Katılmak için aşağıdaki duyuruyu eksiksiz okumanız mecburidir. Üye veya misafir herkes bu etkinliğe katılabilir. Faaliyet Hakkında: Merhaba zirveci dostlarımız, Selçuk Şube olarak Karia Yolunu yüyümeye başlıyoruz. Özgür Aydoğan rehberliğinde; Hafta sonunu kapsayacak olan faaliyetimiz içinde Karia Yolu’nun […]
PaylaşTweetlePinPaylaş0 Paylaşımlar Arkadaşım İsmail Demirci rehberliğinde yeni ve harika bir rotada çok güzel bir dağ ve arkeoloji yürüyüşü gerçekleştirdik. Faaliyetimiz mükemmel bir havada ve harika bir rotada gerçekleşti. Doğanın eşsiz güzelliğine zengin arkeolojik kalıntılar eşlik ederken havanında mükemmel olması faaliyetimizi unutulmayacak etkinlikler arasına soktu. Spor yaptık, doğanın huzurlu atmosferinde ruhumuzu dinlendirdik, arkeoloji konusunda gözlemler yapıp fazla bilinmeyen bir bölgeyi […]
Milli Dağcı Tunç Fındık, İstanbul Yeni Havalimanı’nın (İGA) desteğiyle “14X8000 Tırmanış Projesi” kapsamında dünyanın en yüksek dağlarından dördünde zirveye tırmanacak. Fındık, dünyanın en yüksek noktalarında Türk ve İGA bayraklarını dalgalandıracak.
İGA açıklamasına göre, Türkiye’yi sivil havacılığın zirvesine taşımaya hazırlanan İGA, milli dağcı ve profesyonel tırmanıcı Tunç Fındık’a 8 bin metre üzeri tırmanışlarında ana sponsor oldu.
Dünyada 8000 metre yükseklik üzerindeki dağlara tırmanan az sayıda dağcıdan biri olan Fındık, bugüne kadar dünyanın 8000 metreyi aşan en yüksek 14 dağından 10’una tırmanışını başarıyla tamamladı. Ünlü dağcı, Pakistan ve Nepal’deki dört dağda zirveye ulaşmayı hedeflerken yanında İGA bayrağını götürmeye hazırlanıyor.
Dünyanın en yüksek dağı Everest’e iki kere çıkan ilk Türk olan ve tırmandığı 10 adet 8000’lik dağ ile en çok 8000’liğe çıkan tek Türk olan Fındık, her dağcının hayali olan “14×8000 Tırmanış Projesi”ni tamamladığında, “Sekizbinlik” olarak bilinen dağların zirvelerine başarıyla ulaşan Türkiye’de ilk, dünyada ise 34’üncü kişi olacak.
“14X8000 hedefine ulaşan ilk Türk sporcu olmak istiyorum”
İGA Havalimanları İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Keskin, aynı sezonda art arda 8 bin metre üzeri 2 tırmanış yapacak ilk Türk dağcı olmaya hazırlanan Fındık’ın başarılarıyla gururlandıklarını belirtti.
Keskin, “Havalimanımız tamamlandığında dünyanın sıfırdan yapılmış en büyük havalimanı olacak ve Türkiye’nin adını sivil havacılıkta zirveye taşıyacak. İlham verici hikayesi ile bizi gururlandıran Tunç Fındık ile bu açıdan aynı hayali paylaşıyoruz. Kendisini bu ortak hayalin peşinde dünyanın en yüksek zirvelerine tırmanan ilk Türk sporcu olma yolculuğunda desteklemekten mutluluk duyuyoruz. İGA bayrağı dünyanın en yüksek dağlarının zirvelerinde dalgalanırken, biz de İstanbul’umuzu yeni havalimanımızla buluşturmak için sabırsızlanıyor ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dağcı Tunç Fındık ise projeye ilişkin görüşlerini şöyle paylaştı:”25 yıldır sürdürdüğüm dağ yolculuğumda bini aşkın tırmanış yaptım. Türkiye’de ve yurt dışında pek çok parkuru ilk kez tırmanan dağcılardan biri olma hedeflerimi gerçekleştirdim. Hep en yükseği hedefledim ve ilkleri hayata geçirerek bir Türk dağcının neler yapabileceğini göstermeye çalıştım. İstanbul Yeni Havalimanı ile bir araya geldiğimde bu heyecanımı onların da paylaştığını görmekten büyük gurur duydum. Ülkemizi başarıyla temsil edecek ve Türkiye’nin adını zirvelerde yaşatacak olan bu büyük projenin beni desteklemesiyle daha da güç bularak 14X8000 hedefine ulaşan ilk Türk sporcu olmak istiyorum.”
Nepal’de bayrakları zirveye taşıdı
Açıklamada yer verilen bilgilere göre, Tunç Fındık, 13 Ekim–16 Kasım 2016’da Nepal’de 7 bin 130 metrelik Himlung Himal Dağı’nda antrenman tırmanışı yaptı ve bu dağın zirvesine ulaşan ilk Türk sporcusu olarak İGA bayrağını zirveye çıkarttı.
Tecrübeli dağcı, 14X8000 hedefi dahilinde Mayıs 2017’de Pakistan’daki 8047 metrelik Broad Peak dağına, ardından da Temmuz 2017’de ise 8068 metrelik Gasherbrum1 Dağı’na tırmanacak.
Fındık’ın, 2018 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Nepal’de bulunan 8091 metrelik Annapurna’ya, ardından Temmuz ayında Pakistan’da bulunan 8125 metre yüksekliğindeki Nanga Parbat Dağı’na tırmanarak 14×8000 projesi dahilindeki zirve tırmanışlarını tamamlaması planlanıyor.
Profesyonel dağcı, dağ rehberi, yazar ve motivasyon konuşmacısı olan Tunç Fındık 1972 yılı Ankara doğumlu. Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Fındık, başta “Dağcılık- Zirvelerin Özgürlüğü” olmak üzere, toplamı 2500 sayfayı bulan, dağcılıkla ilgili beş kitabın İngilizce’den Türkçe’ye çevirisini yaptı.
Kaynak: milliyet.com.tr
Delicately crafted using Franz Josef theme and WordPress.
This website stores cookies on your computer. These cookies are used to provide a more personalized experience and to track your whereabouts around our website in compliance with the European General Data Protection Regulation. If you decide to to opt-out of any future tracking, a cookie will be setup in your browser to remember this choice for one year.
Accept or Deny